Kurban alırken sadaka diye niyet etmek gerekir mi?

Soru Detayı

Şafi Mezhebine göre kurban bayramı için kurban alırken niyetini sadaka diye söylemelisin kurban diye söyleyemezsin yoksa kurbanı yiyemezsin böyle bir şey var mı? Varsa delili nedir neden söylenmiş?
Buna göre, adak olmaması için, kurban derken içinden Kurban Bayramı kurbanına niyet etmesi yeterli olur mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kurban kesmek dinen zengin sayılan Müslümana, Hanefilere göre vacip; Şafilere göre ise sünnettir.

Hanefi mezhebine göre, kurban bayramında kurbanlık için alınan hayvan, adak olmaz. Onun etinden hem kendisi ve ailesi yiyebilir hem de istediklerine ikram edebilir.

Şafii mezhebinde bu konuda iki görüş vardır:

Birinci görüşe göre, bir kimse -kendi malı veya satın alırken- belli bir hayvanı kast ederek “bu benim kurbanımdır/bunu kurbanlık için alıyorum” dese bu kurban menzure/adak/vacip olur. Bu kurbanın bütün etini fakirlere vermesi gerekir. Eğer “inşallah bunu kurban için alıyorum ” derse adak  olmaz.

Keza satın aldığı hayvanı kurban bayramında kurban edeceğini niyet etmekle beraber, bunu sözlü olarak dillendirmezse yine bu hayvan menzur/adak olmaz. Ve sahibi etinden  yiyebilir. (bk. V. Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslami, 3/599)

Böyle düşünen Şafii alimlerine göre “c’al” (kılmak) “nezir” hükmündedir. Yani “ben bu hayvanı kurban için aday kıldım (cealtuha udhiyeten)” ifadesi bir nezir/adak sayılır. Çünkü kurban için belirlenen bir hayvan sahibinin mülkünden çıkar ve Allah’a ait olur. Demek sözlü olarak “kurban için belirlenen” hayvan sahibinin zimmetinde vacip olmuştur.

- Özetle, kişi, kurban alırken, içinden kurban bayramında kurban edeceğine niyet etmesi yeterlidir. Şayet bunu sözlü olarak dillendirirse, “inşaallah” sözcüğünü de kullanmalıdır ki, muayyen/menzure/adak olmasın.

İkinci görüşe göre, bir kimse “Bu hayvanı satın alırsam onu kurban edeceğim” demekle o hayvan menzure/vacip bir adak olmaz. Bilakis sünnet ciheti devam ettiği için etinden yiyebilir ve dediğine de yedirebilir. (bk. Zekeriya el-Ensari, Esna’l-metalib, 1/534-35)

- İmam Nevevi de bu görüşü savunur ve bunun da doğru olduğunu bildirir. (bk. el-Mecmu, 8/383)

Ancak bunun gerekçesinin, “kişi, satın almadan önce hayvanın onun mülkü olmadığı için vacip/adak olmaz” (Nevevi, a.g.y) şeklinde olması, kişinin satın aldıktan ve mülküne geçtikten sonra veya kendisine ait bir hayvan için bunu söylemesi halinde o hayvanın menzure/adak olacağını anlamamız gerekir. (bk. el-Fıkhu’l-Menheci Ala Mezhebi’i-İmami’ş-Şafii, 1/232)

- Genel olarak kabul gören fetvaya göre, Şafii mezhebinde Kurban müekket sünnettir. İki durumda vacip olur:

Birincisi: Muayyene olan (yani: eskiden beri mülkünde olan veya satın alma yoluyla mülküne geçen bir hayvan için: “ben bunu kurban edeceğim” demekle tayin edilen..

İkincisi: Menzure olan(yani: “Allah için bu hayvanı keseceğim” gibi sözlerle doğrudan nezrdilen adak..

Bu iki durumda sahibi kurbanın etini yiyemez. (bk. el-Fıkhu’l-Menheci, a.g.y)

-Bununla beraber, Şafii alimlerinin bazısına göre, “belirlenen/muayyen olan” bir kurban menzur/adak türünden kabul edilse bile, sahibi onun etinden yiyebilir. (bk. Nevevi, a.g.e, 8/416-17).

Kuran’da kurbanın vacip, menzur veya sünnet denmeden mutlak olarak zikredilmesi ve sahibinin etinden yemesinin tavsiye edilmesi, bu görüşü desteklemektedir:

Ayetlerde bu gerçeği görmekteyiz:

"Kurbanlarınızdan siz de yiyin ve çaresiz kalmış yoksula da yedirin." (Hacc, 28)

“Kurbanlar kesilince onlardan yiyin ve isteyene de, istemeyene de verin." (Hacc, 36)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
821 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun