Sadece farz ibadetleri yerine getirmek yeter mi?

Soru Detayı

1. Müslümanlık sadece farz ibadetleri yerine getirmekten ibaret olmadığı halde Peygamber Efendimiz(s.a.v.) bu adamın kurtulabileceğini neden söylemiştir?
2. Bu hadiste olan ‘’kurtulmak’’ ifadesi cehenneme hiç girmemek midir?
Talha b. Ubeydillah (r.a.)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Necidlilerden, saçları dağınık bir adam Resûlullah (s.a.v.)'e geldi. Sesinin fısıltısı duyuluyor, fakat iyice yaklaşmadıkça ne dediği anla­şılmıyordu. (Yaklaşınca) bir de ne görelim. Resûlullah (s.a.v.)'a İslâm (farzların)dan soruyor,
Resûlullah (s.a.v.): “Gece ve gündüzde beş (vakit) namaz."(sana farzdır) buyurdu. Adam: "Bana onlardan başkası yok mu?" diye sordu. Efendimiz: "Hayır, ama nafile kılarsan müstesna." cevabını verdi.
Hz. Peygamber (asv) Ramazan ay' ının orucunu söyledi. Adam yine: "Bana ondan başkası yok mu?" diye sordu. Resûlullah: "Nafile tutmandan başka yok." buyurdu. Efendimiz (asv) bundan sonra zekâtı zikretti. Adam: "Bana ondan başkası yok mu?" diye sordu. Hz, Peygamber (asv.): "Hayır, fakat sadaka vermen müstesna." buyurdu.
Bunun üzerine bu adam: "Vallahi, ne bunu artırırım ne de eksiltirim!.." diyerek dönüp gitti. Resûlullah (s.a.) (arkasından); "Eğer doğru söylüyorsa, kurtuldu." buyurdu.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Esasen bu hadis rivayeti, ibadetlerde en alt sınırı gösterir.

Buna göre, farzları yapmak, büyük günahları işlememek kurtuluşun en alt sınırıdr.

İlgili rivayet şöyledir:

Talha İbni Ubeydullah radıyallahu anh şöyle dedi:

Uzaktan sesini duyup ne dediğini anlayamadığımız saçı başı dağınık Necidli bir adam Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in huzuruna geldi. Resulullah'a yaklaştı. Bir de baktık ki, İslam'ın ne olduğunu soruyor. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:

- "Bir gün bir gecede beş vakit namaz kılmaktır" buyurdu. Adam:

- “Kılmam gereken başka namaz var mı?” dedi.

- "Hayır yok! Nafile olarak kılarsan o başka" buyurdu.

Resûlullah sallahu aleyhi ve sellem sözüne devam ederek:

- "Bir de ramazan ayı orucunu tutmaktır" buyurdu. Adam yine:

- “Tutmam gereken başka oruç var mı?” dedi. Resûl-i Ekrem Efendimiz:

- "Hayır yok. Nafile olarak tutarsan o başka!" buyurdu.

Ravî Talha radıyallahu anh diyor ki, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem adama zekat vermeyi söyledi. Adam:

- “Vermem gereken başka sadaka var mı?” dedi.

- "Hayır yok. Nafile olarak verirsen o başka" buyurdu.

Bu defa Adam:

- “Bu söylediklerinden ne fazla ne eksik yaparım” diyerek Resûlullah'ın huzurundan ayrıldı.

Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

- "Eğer sözüne sahip çıkarsa, kurtuldu gitti" buyurdu. (Buhârî, İmân 34, Savm 1, Şehadat26, Hiyel 3; Müslim, İman 8, 9)

İslam adına yapılması gerekli ibadetleri öğrendikçe Necidli'nin "Yapmam gereken başka ibadet var mı?" diye sorması, Peygamber Efendimizin de farz olarak değil ama aynı cinsten nafile olmak üzere, gönülden gelerek Allah rızası için istenildiği kadar ibadet edilebileceğini bildirmesi, işin asgarî sınırını belirlediği gibi, azami sınırının olmadığını da ortaya koyar.

Her “farz” cinsinden "nafile" olarak ibadet yapabilme ruhsatı, müminlerin tatmini açısından büyük bir nasiptir. Ancak onda da gücü zorlayıcı ve bıktırıcı olmamaya dikkat etmek gerekir.

Necidli'nin  "Farzlardan ne eksik ne fazla yaparım" diyerek ayrılması ve arkasından da Hz. Peygamber (asm) Efendimizin "Sözünde durursa kurtuldu" buyurması, farzları yerine getirmenin kurtuluş için yeteceğini göstermektedir. Bu durum biz Müslümanlar için fevkalâde büyük bir rahmet, ümit ve sevinç vesilesidir.

Hadisimizde İslam'ın bütün esasları değil, sadece namaz, oruç ve zekat söz konusu edilmiştir. Necidli’nin  "Bundan ne fazla ne eksik yaparım" demek suretiyle diğer farzları ve İslami kuralları yapmayacağını ifade etmiş olduğu sanılmamalıdır. Çünkü Hz. Peygamber'in kendisine İslâm'ın şeairini ve farzlarını anlattığına dair başka rivayetlerde bilgiler bulunmaktadır. Burada durum özetle anlatılmıştır. Bu sebeple Necidli'nin sözü, "farzları yapar, nafilelere karışmam" veya "benim gücüm sadece farzları yerine getirmeye yeter" anlamında genel bir ifadedir.

Bununla beraber, Peygamber Efendimizin adamın cevaplarına karşı "eğer doğru ise kurtuldu" buyurması, bu zatın "Vallahi bunu eksiltmem" demesi ile ilgili olmalıdır. Yoksa “artırmam" demesi ile ilgili olamaz. Çünkü sadece farz ve vacipleri ifa etmekle kurtuluşa eren bir kimsenin bunlara ilave olarak sünnet ve nafileleri de işlemesi durumunda evleviyetle kurtuluşa ereceği gayet açıktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
425 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun