Sabır ile kaçış arasındaki çizgi nerede başlar?
Sabır bazen bir imtihanı taşımak, bazen de o yükü bırakmayı bilmek midir? Eğer bir zorluk beni Allah’a tam yaklaştırmıyorsa içsel olarak çökertiyorsa, bu durumda ben o yükü yanlış mı taşıyorum?
Değerli kardeşimiz,
Sabır ile kaçış arasındaki çizgi çoğu zaman içte olan bitenden anlaşılır.
1. Sabır ve Kaçış’ın Farkları Nelerdir?
Öncelikle sabır ve kaçış arasındaki farkları anlamamız gerekir.
Sabır, zorluklar, acı veya sıkıntılar karşısında metaneti yitirmeden, acele etmeden, sakin ve kararlı bir şekilde direnme ve sorumluluklarını yerine getirme erdemidir. Hoşa gitmeyen durumlar karşısında şikayet etmeden bekleme, tahammül etme ve olgunlukla karşılama hali olarak tanımlanan sabır, aynı zamanda inançlı yolda kararlılıkla devam etme gücü (sebat) anlamına gelir.
Kaçış ise değiştirebileceğin şeyi değiştirmemek, sorumluluğu ertelemek veya gerçeği görmemek için beklemektir.
Gerçek bu olmasına rağmen toplumda sabır çoğu zaman yanlış anlaşılır. Sabır pasifçe katlanmak değildir.
Bu yüzden sabır bazen kalmak, bazen de gitmektir. Mesela bir zulme sessiz kalmak sabır değildir. Bir musibet ve sıkıntı karşısında hiçbir şey yapmamak sabır değildir, hastalığa çare aramamak sabır değildir.
Ama insan bazen yükü bırakmaktan korkar. Çünkü “Acaba sabırsızlık mı yapıyorum?” diye düşünür. Ama unutulmaması gereken bir şey var: Peygamberler bile bazı durumlarda mekan değiştirmiştir. Örneğin Hz. Peygamber (asm) Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicreti sadece susmak ve beklemek değil, hikmetli bir yön değiştirmeydi.
Yani bazen sabır kalmak değil, doğru yere yürümektir.
2. Sabır İnsanı Nasıl Hissettirir?
Bunun için güzel bir iç ölçü vardır. Gerçek sabır uzun vadede insanda şunları doğurur: İçte derinlik, olgunluk, kemale erme, Allah’a yakınlık, iç dayanıklılığı ve kalpte genişleme, imanını güçlendirmedir.
Ama yanlış taşınan yük zamanla şunları doğurur: içte çökme, değer kaybı, ümitsizlik, Allah ile bağın zayıflaması. Yani bir yük seni sürekli karanlığa itiyorsa, çoğu zaman mesele sabır değildir; o yükün yanlış taşınmasıdır.
Tasavvufta önemli bir ayrım vardır: Sabır, Allah için taşınan yüktür.
Nefsin korkuları yüzünden taşınan yük ise sabır değil, esarettir.
Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
“Ben bunu Allah için mi taşıyorum, yoksa korktuğum için mi taşıyorum?”
Bir başka soru daha:
“Bu yük beni büyütüyor mu, yoksa küçültüyor mu?”
Büyüten yük imtihandır. Küçülten yük ise çoğu zaman yanlış bağlanmadır
3. Her Zorluk İnsanı Allah’a Yaklaştırmaz
Her zorluk insanı Allah’a yaklaştırmaz. Bazı zorluklar: terbiye eder, olgunlaştırır, derinleştirir. Ama bazı zorluklar insanın ruhunu ezer, fıtratını bozar, değerini küçültür
Böyle bir durumda yapılması gereken şey sadece sabretmek değildir. Bazen yapılması gereken şey, sınır koymak, mesafe almak, harekete geçmek, sorumluluk almak, değişim başlatmak veya en azından yardım istemektir.
4. “Seçim özgürlüğü” testi yapalım
Kendine şunu sor: “İstesem bu durumdan çıkabilir miyim, yoksa çıkamayacağıma mı inanıyorum?”
Çıkabileceğin halde kalıyorsan, bu çoğu zaman bilinçli bir tercihtir (sabır olabilir)
Çıkamayacağını düşünüyorsan, bu çoğu zaman psikolojik kilitlenmedir (kaçışa yaklaşır)
5. Aynı döngü tekrarlanıyor mu?
Eğer aynı acı, aynı sonuç, aynı döngü sürekli tekrar ediyorsa, bu genelde sabır değil, tıkanmadır. Çünkü sabırda süreç ilerler, döngüde ise yerinde sayılırsın.
6. “Bedel–değer” dengesine bakalım
Şunu soralım:
“Ödediğim bedel, koruduğum değere gerçekten değiyor mu?”
Değer büyük, bedel anlamlıysa, sabır olabilir
Bedel seni tüketiyor ama ortada anlamlı bir kazanım yoksa, yön değiştirme zamanı gelmiş olabilir.
7. Zihin mi susturuyor, vicdan mı yön veriyor?
İç sesin iki tür olabilir:
“Dayan, mecbursun, başka çaren yok” ise, genelde korkudur.
“Bunu daha doğru şekilde çözebilirsin” ise, genelde daha sağlıklı iç yönelimdir.
Sabır çoğu zaman zorlayıcı ama berraktır, kaçış ise baskılayıcı ve daraltıcı hissettirir.
8. Kapılar tamamen mi kapalı?
Hayatta genelde tek yol yoktur. Eğer zihnin sana, “Ya buna katlanırsın ya da her şey biter” diyorsa, bu çoğu zaman gerçeği değil, zihnin daraltmasını gösterir.
9. Dış göz testi yapalım
Bazen insan içerideyken ayırt edemez. Ama “Aynı durumda bir arkadaşım olsa, ona ‘devam et’ mi derdim yoksa ‘çık’ mı?” sorusuna vereceğin cevap senin için de geçerlidir.
Verdiğin cevap çoğu zaman daha objektiftir.
Özetle, sabırda anlam ve yön vardır, kaçışta tekrar ve sıkışma vardır. Ayırıcı nokta çoğu zaman, ilerleme mi var, yoksa dönüp durma mı?
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Allah psikolojik hastalıkları neden yarattı?
- Allah yolunda yürüyenler neden kazanamıyor?
- İntihar etmek istiyorum, bıktım hayattan?
- Eğer Allah bana bir mesaj vermek istiyorsa bu nedir?
- Mecburen bekleyen, sabretmiş olur mu?
- Nefret ediyorum, nasıl kurtulurum?
- Down sendromlu bebeği aldırmak caiz mi?
- Neden hep benim başıma geliyor?
- Başımıza gelen hastalık ve musibetlere sabretmek için neler tavsiye edersiniz?
- Sıkıntılar için dua ve sabır konusunda bilgi verir misiniz?