Problemli aileye nasıl davranılmalı?
Küçüklüğümden beri yemedikleri hak kalmadı detay vermek istemiyorum şiddet dahil hak yiyen hırslı dünya düşkünü zulmeden aileye nasıl davranılmalı mesafe koyulsa bile gelip zarar veren insanlar ne yapmalıyız devamlı hak yeniyor zarar görüyorsak?
Değerli kardeşimiz,
Anlattıklarınıza bakılırsa yaşadığınız şey ‘aile içi anlaşmazlık’tan da öte; sınır ihlali, haksızlık baskı ve muhtemelen travmatik bir aile düzeni gibi duruyor. Böyle ailelerde insan yıllarca şunu düşünür “Onlar benim öz ailem, ne yaparlarsa yapsınlar katlanmam gerekir.”
Bu düşünce kişiyi yıpratabilir. Çünkü kişi haksızlığı, yanlışlığı, hatayı hatta kötülüğü bile zaman içinde normalleştirmeye başlar.
1. Bir insanın anne-baba olması, zulmetme hakkı vermez
İslamiyet, anne-baba hakkına büyük önem vermektedir. Onların hukukunu korumak her Müslümanın temel görevidir. Ancak bunu yanlış anlamamak gerekir. Çünkü anne-baba da olsa hiç kimsenin kimseye zülüm etme veya haksızlık etme hakkı yoktur. Bu konuda her zaman usulüne uygun olarak zulme karşı çıkabilirsiniz.
Bazen de çocuklar anne-babalarına yönelik olarak “belki değişirler, belki beni anlarlar” umudu ile yıllarca beklerler. Oysaki değişim kolay değil, hele karakterleri zulmetmeye yatkın ise, değişmeleri çok zordur.
Bu durumu netleştirmek için bazı ölçüler vardır. Mesela eğer defalarca onlarla bu konuyu konuştuysanız, defalarca aynı şeyi yaptılarsa, özür yerine suçlamaya devam ettilerse, sınır koyunca daha da saldırgan oldularsa sorun iletişim eksikliği değil, karakterleşmiş sınır ihlalidir.
Burada ciddi bir şekilde sınır koymak gerekir.
2. Duygusal mesafeyi artırın
Aile bireyleri bile olsa, size sürekli zarar veren kişilerle aranıza mesafe koymak “vefasızlık” veya “saygısızlık” değil, ruhsal sınırı korumadır. Mesafe sadece fiziksel değildir, duygusal mesafe kişiyi daha fazla korur. Onlara hem fiziksel hem de duygusal mesafe koyun.
Bu çerçevede kendinizi açıklama çabasına girmeyin, onay beklemeyin, “bu sefer mutlaka beni anlayacaklar” beklentisi içine girmeyin ve onlarla her şeyinizi paylaşmayın.
Bunun yerine kısa, nötr, açıklamasız cevaplar verin. Mesela “Tartışmak istemiyorum.”
“Bu konuda konuşmayacağım.” “Kararım bu,” deyin.
Savunmaya geçmeyin. Savunma, manipülasyona kapı açar.
Unutmayın sınır koymak, “Yapma!” “Gelme!” “Gitme!” vb. demek değildir. İhlal edilirse ne olacağını bilmektir. Mesela size karşı bir hakaret olduğunda konuşmayı bitirin. Maddi sömürü varsa para vermeyin, sürekli suçlama varsa savunma yapmayın, görüşme sıklığını azaltın.
Tutarlı olun, sınırın gücü, tutarlılıktır.
4. Suçluluk duygusuna dikkat edin
Toksik ailelerde çocuklar genelde şuna programlanır: “Kendimi korursam kötü evlat olurum.” Hayır. Kendinizi korumak bencillik değildir. Zulmü sürdürmelerine izin vermek de “iyilik” değildir.
5. Eğer fiziksel / ciddi psikolojik zarar varsa destek alın
Şiddet, tehdit, maddi istismar, takip, zorla müdahale varsa bunu tek başınıza taşımayın. Güvendiğiniz insanlar, profesyonel destek, gerektiğinde hukuki yollar devreye girmeli. Çünkü bazı aile sistemleri sadece mesafeyle değil, kararlı dış destekle durur.
6. Gücünüzü sürekli çatışmaya değil, kendi hayatınızı kurmaya harcayın
Problemli ailelerde insan bütün enerjisini kendini anlatmaya, haklılığını ispat etmeye veya onları değiştirmeye harcayabiliyor. Oysa bazı insanlar sizi anlamak istemez. Bu yüzden bütün hayatınızı onların etrafında döndürmeyin. Eğitiminize, işinize, ekonomik özgürlüğünüze, ruh sağlığınıza, manevi hayatına ve geleceğinize yatırım yapın. Çünkü uzun vadede sizi en çok koruyacak şey, kendi ayaklarınız üzerinde durabilmenizdir.
7. Her tepkiyi vermek zorunda değilsiniz
Sürekli kışkırtan, suçlayan veya manipüle eden insanlarla her tartışmaya girmek insanı tüketir. Bazen en güçlü tavır, tartışmayı uzatmamak ve duygusal tepki vermemektir. Çünkü bazı insanlar sizin açıklamanızı değil, duygusal olarak dağılmanızı ister. Sakin kalmak ve kontrolü kaybetmemek sizi daha güçlü tutar.
8. İçinizde biriken öfkenin sizi zehirlemesine izin vermeyin
Uzun süre haksızlığa uğrayan insanın içinde yoğun öfke oluşabilir. Bu anlaşılır bir durumdur. Ancak bütün hayatı öfke üzerine kurmak zamanla kişiyi yorar ve tüketir. Bu yüzden yaşadığınız şeyleri inkâr etmeden ama onların sizi tamamen karartmasına da izin vermeden yaşamayı öğrenmek gerekir. İbadet, dua, spor, yazmak, faydalı uğraşlar ve güvenilir insanlarla iletişim kurmak bu yükü hafifletebilir.
9. Aile olmak her zaman güvenli olmak anlamına gelmez
Bazı insanlar “Aile ne olursa olsun katlanılır.” düşüncesiyle hareket eder. Oysa İslam zulmü meşrulaştırmaz. Akrabalık bağı önemlidir ama bu bağ, kişinin sürekli zarar görmesine razı olması anlamına gelmez. Mümkün olduğunca saygıyı koruyarak ama kendinizi de koruyarak hareket etmek gerekir.
10. Anne-baba ve aileye karşı tamamen kinle hareket etmeyin
Size yanlış yapmış olsalar bile, öfkenin sizi merhametsiz ve taşlaşmış birine dönüştürmesine izin vermeyin. Haklarınızı korurken hakka ve adalete bağlı kalın. Beddua, intikam ve sürekli nefret duygusu insanın iç huzurunu da bozabilir. Mesafeli olmak başka, kötülük peşinde olmak başkadır.
11. Allah’a sığınmayı ve dua etmeyi ihmal etmeyin
İnsan bazen çözemediği aile imtihanları yaşayabilir. Elinizden gelen tedbirleri aldıktan sonra sabırla Allah’a yönelmek, dua etmek ve O’ndan çıkış yolu istemek önemlidir. Çünkü bazı yaraları tamamen insanlar değil, zaman, mesafe ve diğer meşru vesilelerle Allah’ın yardımı iyileştirir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Ahir zamanda ailemizi ayakta tutabilmek için neler yapabiliriz?
- Anne-babanın bir evladı diğerine övmesi doğru mu?
- Bireyselleşmek dinimizde yasak mı?
- Narsist anneye nasıl davranılır?
- Anneme babama bağırıyorum, ne yapmalıyım?
- Anne ve Babam benim hayatıma ne kadar müdahale edebilirler?
- Anne babanın hakkını helal etmemesi doğru mu?
- Eşim sigara içiyor ve bundan dolayı aramızda tartışma çıkıyor. Nasıl davranmam gerekir?
- Kocamın ailesini istemiyorum, nasıl davranayım?
- Ailem karımı zorlamamı ve boşamamı istiyor, ne yapayım?