Peygamberimiz (asv) yanından geçirilen cenazeler hakkında, "Hayırla andığınız kimseye Cennet vacip oldu. Şerle andığınız kimseye de Cehennem vacip oldu. (Çünkü) sizler yeryüzünde Allah'ın şahitlerisiniz." der. Bu doğru mudur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu hadis sahihtir.(bk. Buharî, cenaiz, 86; Müslim, cenaiz, 60; soruda türcümesi verilen hadis metni Müslim’e aittir).

Hadis alimleri bu hadisi farklı şekillerde açıklamışlardır:

a. Fazilet ehlinin iyilikle andığı kimseden maksat, hayatı boyunca İslam’a göre hayatını sürmüş kimse demektir ki, söz konusu Müslümanların övgüsü onun fiilleriyle örtüşmüştür. Eğer adam böyle değilse, hadisin hedefinde o yoktur.

b. Bu husus her Müslüman için geçerlidir. -ki Nevevî’ye göre, en doğru olan görüş budur- Çünkü eğer Allah, oradaki mevcut insanlara veya önemli bir kesimine cenazenin iyi olduğunu ilham etmiş ve onlar da gönülden bu ilhamı seslendirmişlerse, artık bu durum, o cenazenin cennet ehli olduğuna bir alamet kabul edilmelidir. Çünkü, bir insanın amelleri bu övgülere uygun değilse bile, onun mutlaka cehennemlik olduğunu söyleyemeyiz. Bilakis o Allah’ın meşietindedir, dilerse affeder, dilerse ceza verir. İşte böyle bir adamı müminlerin övgüyle anmaları, Allah’ın onu affettiğine bir işaret olarak telakki edilir.(bk. Nevevî, ilgili hadisin şerhi).

Kötülükle anılan cenaze de aynı şekilde müminlerin kötülükle anmaları, onun Allah katında iyi bir insan olmadığına bir işaret sayılabilir. Nevevî’ye göre, bu cenaze bir münafığa aitti.(a.g.e).

İbn Hacer, Nevevî’nin bu görüşünü destekleyen bir rivayetin olduğuna ve o rivayete göre, Hz. Peygamber (a.s.m)’in, iyilikle anılan kişinin namazını kıldırdığına, kötü olarak anılan cenazenin ise namazını kıldırmadığına dikkat çekmiştir.(bk. İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi).

c. Hadiste vurgulanan bir husus da müminlerin şahitliğinin önemidir. Bu sebeple mümin toplumla, mümin insanlarla diyalogu olmayan, cami-cemaatlerine gitmeyenlere müminlerin onun lehinde şahitlik etmeleri mümkün değildir. Buna göre, hadiste, mümince ve İslamca yaşamanın önemine dikkat çekilmiştir.

d. Sonuç olarak diye biliriz ki, bu hadise Allah’ın izniyle ve onun bildirmesiyle bir çok gaybî olaylara aşina olan Hz. Peygamber (a.s.m) tarafından değerlendirilmiştir. Şahitlik yapanlar ise, her yönden âdil ve salih insanlar olan sahabedir. Ondan sonraki zamanlarda, Efendimiz (asv)'in kontrolü söz konusu olmadığına ve biz de sahabe olmadığımıza göre, ihtiyatlı olmak, lehte ve özellikle aleyhte yapılan şahitliklerle kesin bir yargıdan kaçınmak her yönden daha faydalıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR