Namusu için evlenene Allah yardım eder mi?

Tarih: 10.02.2026 - 12:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

Hz. peygamberin hadisi var iffetini ve namusunu korumak için evlenmek isteyen birine Allah'ın yardım etmesi haktır. Ben yardım göremedim. Ben 24 yaşında bir erkeğim 18 yaşımdan beri evlenmek için dua ediyorum. Bazı üniversitedeyken evlenen gençler gibi olmanın hayalini kuruyordum. Ne evlenebildim bu süreçte ne de mezun olabildim moral bozukluğundan. O kadar hacet namazı kıldım o kadar dua ettim duanın kabul vakitlerinde hala bir gelişme yok hala bir haber yok. Ebû Hüreyre (ra) rivayet ediyor. Resulullah (sav) buyurdular ki: Üç kişi vardır ki, onlara yardım etmek, Allah üzerine bir haktır. Allah yolunda cihad eden, bedelini verip kendisini hürriyete kavuşturmak isteyen köle, namus ve iffetini muhafaza etmek düşüncesiyle evlenmek isteyen kimse. Allah bana neden yardım etmiyor. Allah’ın üzerine bir haktır diyor peygamber efendimiz.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, içindeki kırgınlık, bekleyiş ve “Allah beni görmüyor mu?” sızısı çok gerçek. Bu bir iman zayıflığı değil; bu, yorulmuş bir kalbin feryadı. Allah buna kızmaz.

İlgili hadis-i şerif şöyledir:

“Üç kişi vardır ki, onlara yardım etmek, Allah üzerine bir haktır. Allah yolunda cihad eden kimse, bedelini verip kendisini hürriyete kavuşturmak isteyen köle, namus ve iffetini muhafaza etmek düşüncesiyle evlenmek isteyen kimse.” (bk. Tirmizî, 1655)

Tirmizi, bu hadisin hasen olduğunu bildirmiştir. (Tirmizi, a.y.)

İbn Hanbel, İbn Mace, Nesainin de rivayet ettiği bu hadis rivayetine Hâkim de yer vermiş ve bunun Müslim’in şartına uygun olduğunu belirtmiştir. (bk. Tuhfetu’l-ahvezi, 5/242)

Hadiste bu üç kişinin özellikle zikredilmesinin sebebi, bu işlerin çok zor ve sabır isteyen işler olmasıdır.

Bunların içinde iffetini korumak, yani insanın fıtratında bulunan cinsel arzulara hakim olması, nefsin isteklerine sınır koyması son derece meşakkatlidir.

İnsan bu güçlü dürtülere kontrolsüzce kapılırsa, aklını ve iradesini devre dışı bırakmış olur; bu da onu sorumluluk bilincinden uzak, sadece içgüdüleriyle hareket eden bir hâle sürükler.

Buna karşılık, nefsine hakim olup iffetini koruyabilen kimse ise yüksek bir ahlâk seviyesine yükselir, manen olgunlaşır ve Allah katında değer kazanır.

İşte bu yüzden, iffetini korumaya çalışan kimse Allah’ın özel yardımına muhtaçtır; çünkü bu mücadele Allah’ın yardımı olmadan sürdürülebilecek bir mücadele değildir. (bk. Tuhfetu’l-ahvezi, a.y.)

Kanaatimizce, hadiste “herkesin yardım göreceğini değil de her yardım görenin iffetli olacağına” işaret edilmiştir.

“Allah’ın üzerine bir haktır” ifadesi Allah’a bir zorunluluk isnadı değildir (haşa), Arapçada bu ifade “Allah Teâlâ bunu vaad etmiştir, sünneti böyledir” “Allah bu kimseleri yardımsız bırakmaz” manasına gelir.

Ama kritik nokta şurası: Yardım, mutlaka hemen evlilik demek değildir. Allah’ın yardımı bazen görünmez olur

Kuran’da ve sünnette Allah’ın yardımı aynen veya farklı şekillerde gelir:

İstediğini aynen verir
Daha hayırlısını verir
Dünyada değil, ahirette verir
Seni günahtan, haramdan, çöküşten korur

Sen 18 yaşından beri haramdan kaçmaya çalışmışsın, iffetini dert edinmişsin, dua etmişsin, hacet namazı kılmışsın. Tebrik ederiz.

Bu süreçte zinaya düşmediysen, kalbin kararmadıysa, Allah’la bağını koparmadıysan, bunlar bizzat yardımdır. Biz yardımı çoğu zaman “sonuçta” arıyoruz, Allah bazen “süreçte” verir.

“Ama ben çok kaybettim”

Evet dünya açısından bazı şeyleri çabuk elde edememiş olabilirsiniz. Mezun olamamak, moral bozukluğu, yaşıtlarının evlenip gitmesi gibi durumlar, gerçek kayıp gibi hissedilebilir.

Ama her şey bizim gördüğümüz veya zannettiğimiz gibi olmayabilir. Allah bazen bir şeyi geciktirir, çünkü şu an verilirse seni ezebilir, zarar verebilir. Bunu biz bilemeyiz. Bu nedenle, helal ve meşru yollardan gerekenleri yaptıktan Allah’a tevekkül eder, sonuca da razı oluruz.

Evlilik maddi yük, psikolojik sorumluluk ve aile yükleri gibi birçok sorumluluk getirir Sen şu an bu haldeyken evlilik gelseydi, belki daha derin bir çöküş, evliliğin yıpranması ve kendine olan saygının daha çok zedelenmesi olacaktı.

Bu nedenle, bu bir “ceza” değil, koruma olabilir.

“Allah neden yardım etmiyor?” sorusu

Allah yardım etmiyor değil, Allah senin istediğin biçimde yardım etmiyor demektir. Örneğin hastalığı için ilaç isteyen bir çocuğa, istediği ilaç zarar vereceği için vermeyen doktoru düşünelim. Ne kadar hikmetli iş yapmıştır.

Demek ki, Allah mutlak hakim olarak kullarının durumunu bilerek bazen istediklerini vermeyerek merhamet etmiş ve hikmetli iş yapmış olur.

Bazen de hikmetinin gereği olarak sevdiklerine musibetler verir:

Yusuf (a.s.) iffetini korudu, hapishaneye girdi. Musa (a.s.) haklıydı, yıllarca sürgün yaşadı. Hz. Peygamber (asm) Efendimizin duaları Uhud’da hemen karşılık bulmadı.

Şu halde yardım hemen ferahlık demek değildir.

Ama burada senin de dikkat etmen gereken bir şey var: Bütün hayatı “evlenemezsem bittim” eksenine koymak insanı felç eder.

Evlilik, bir amaçtır, ama hayatın tamamı değildir. Bir nimettir, ama kimlik değildir.

Sen evlilik için dua ederken: Eğitim, meslek, psikolojik toparlanma gibi durumları ihmal ettiysen, bu Allah’ın yardımı çekmesi değil; senin yükü tek sepete koymandır.

Önerilerimiz:

Duayı bırakma, ama dili değiştir: “Allah’ım beni evlendir” değil sadece, “Allah’ım beni güçlü, dengeli, ayakta duran bir kul yap”

İffeti sadece beklemekle sınırlama: Göz, zihin, internet, yalnızlıkla mücadele gibi konuların her biri teker teker Allah katında yazılır.

Profesyonel destek almaktan çekinme: Moral bozukluğu yıllarca sürüyorsa bu artık sadece “sabır” meselesi değildir.

Özetle:

- Allah’ın sana evlilik vermemesi, seni değersiz gördüğü anlamına gelmez.

- Allah’ın seni bekletmesi, seni unuttuğu anlamına gelmez.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun