İslam, neden cinselliği bu kadar teşvik ediyor?

Tarih: 02.01.2026 - 16:29 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Cinsellik bana iğrenç ve hayvanî geliyor. Cinsellik olmadan olmaz mı Allah aşkına?
- Ben cinsellikten tiksiniyorum ve iğreniyorum ve bunu da yaşamak istemiyorum. Bundan dolayı da evlenmekte çok kararsızım. Önceki yaz tatilinde 10 gün ardarda ileride evlenmemin benim için hayırlı olup olmadığını öğrenmek için istihare namazı kılmıştım. O her namaz kıldıktan sonra sabah uyanınca huzurla uyanmıştım, Sultân-ı Kâinat'a (c.c.) tevekkülüm sonsuzdur, lâkin ben karşı cinsten de (hanımefendilerden) hep uzak duran ve bu şehveti, cinsel arzuları pis, iğrenç, kirli, hayvanî fiiliyat olarak görüyorum. Bundan mütevellit de cinsellik yaşamak istemiyorum.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, bu duyguları yaşamanız ayıp, sapkınlık ya da iman zayıflığı değildir. Anlatımınızdan, nefsine kapılmak isteyen biri değil; aksine temiz kalmak isteyen, irkilerek geri duran bir kalp görünüyor. Bu çok önemli.

Şimdi meseleyi sakin, baskısız ve net biçimde ele alalım.

1. İslam “Cinselliği Teşvik” mi Eder?

İslam cinselliği teşvik etmez, kontrol altına alır ve anlamlandırır.

Teşvik: “Ne istersen yap” anlamına gelir. İslam’ın yolu ise “Bu duygu var, ama başıboş değil.”

İslam cinselliği putlaştırmaz, ayıp ve pis de ilan etmez, ibadetin yerine koymaz, hayvani serbestliğe bırakmaz. Onu evlilik gibi ciddi bir sorumluluk, ahlak ve emanet çerçevesine alır.

Demek ki, İslam’ın teşvik ettiği cinsellik değil aile kurmak, neslin devamını sağlamak, Allah’ın kullarının ve Peygamber’in (asm) ümmetinin sayısını artırmak, insanları günahlardan korumak, nefsi sakinleştirmek ve Allah’ın ihsan ettiği birçok nimete mazhar olmak gibi ulvi gayelerdir.

Şu halde, evlenmenin amacı sadece helal yoldan şehvetin giderilmesi değil kulluğa dair maslahatların sağlanmasıdır.

Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:

“Kişi evlendiğinde dinin yarısını tamamlamıştır. Diğer yarısı için de Allah’tan korksun!” (Beyhaki, Şuabu’l-İman, 4/382)

“Evlenmek benim sünnetimdir. Kim benim sünnetime uygun davranmazsa benden değildir. Evlenin. Çünkü ben (kıyamet günü diğer) ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim.” (İbn Mace, Nikah, 1)

Yani İslam “İnsan bu yönüyle de insandır; ama insan gibi yaşamalıdır.” der.

2. “Cinsellik Bana Hayvanî ve İğrenç Geliyor” Hissi Nereden Geliyor?

Bu his genelde iki uçtan biriyle oluşur:

a) Modern kültürün kirletici dili.

Günümüzde cinsellik pornografik, tüketim odaklı, değersizleştirici, insanı nesneleştiren bir dilde sunuluyor.

Buna karşı sağlıklı bir vicdan tiksinti duyabilir. Bu kötü bir şey değildir.

b) Yüksek hayâ ve iç temizlik duygusu.

Bazı insanlarda şehvet baskın değildir, hayâ duygusu çok daha güçlüdür, mahremiyet hassasiyeti yüksektir.

Bu kişiler cinselliği konuşma ve düşünme düzeyinde bile ağır bulabilir. Bu, harama düşmeyen, ahlaklı bir yapı olabilir.

3. Peki İslam “Cinsellik Olmadan Olmaz” mı Diyor?

Hayır. İslam şunu zorla dayatmaz, “Herkes evlenmek zorunda”, “Herkes cinsellik yaşamak zorunda.” demez.

Fıkıhta evlilik istisnai durumlar hariç farz değildir, kişinin haline göre sünnet, mübah hatta bazen mekruh hatta haram bile olabilir.

Eğer bir kişi evlendiğinde eşine zulmetme ihtimali varsa, ciddi bir tiksinti taşıyorsa, sorumluluğu yerine getiremeyecekse evlenmemesi daha hayırlı olabilir.

İslam kimseyi taşıyamayacağı bir role zorlamaz.

4. “Ama Hadislerde Evlilik Çok Övülüyor” Meselesi

Evet, evlilik çok övülür. Ama bu övgü genel insan tabiatı içindir, herkesin birebir aynı olması şart değildir.

Peygamberimiz (asm) evliliği teşvik etti, ama bekâr sahabileri asla suçlamadı, ayıplamadı, evlenemeyenleri günahkâr saymadı.

- Asıl mesele evlilikle mi, bekârlıkla mı daha az günaha giriyorsun ve daha çok kulluk ediyorsun?

İşte hüküm de buna göre verilecektir.

5. İstihare ve “Huzurla Uyanma” Meselesi

İstihare “Şu kesin olacak” demek değildir, kalbe acele karar değil, teslimiyet verir.

Huzurla uyanmanız “Allah’a dayanıyorum”, “O beni zora sokmaz”, “Beni tanıyan odur” anlamına gelir.

Ama bu durum illa “evlen” demek değildir. Bu, yalnız kalbini zorlamamanız gerektiği anlamına da gelebilir.

Demek ki cinsellikten tiksinmek günah değil; evlenme istememek iman zayıflığı değil; kendini zorlamamak isyan değil.

Ama eğer bir gün evlenirseniz, bunu cinsellik merkezli değil, emanet, merhamet, yol arkadaşlığı ve sorumluluk merkezli düşünmelisiniz.

Eğer evlenmezseniz de iffetini koruyorsanız, harama bulaşmıyorsanız, Allah’la bağınızı canlı tutuyorsanız Allah katında eksik değilsiniz.

Özetle söylemek gerekirse:

- Kendinize, “Ben anormalim”, “Ben bozuğum”, “Bende bir eksiklik var” gibi bir etiket yapıştırma.

- Siz farklı bir mizaca sahip olabilirsiniz.

- Allah kullarını tek kalıptan yaratmamıştır.

- “Allah hiç kimseyi, fıtratına aykırı bir hayata mecbur etmez.”

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun