Müslüman bir devlet hangi durumlarda savaş açabilir?

Tarih: 17.06.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kafir bir savaşçı Müslüman bir kavimle hiç savaşmamış ve savaşmayacağını ifade ediyorsa, buna rağmen tehdit diye öldürülebilir mi?
- Aynı sorum yine herhangi bir kâfir için de geçerli sırf kafir diye öldürülebilir mi?
- Bir Müslüman Devlet, sınırında olan barış içinde olduğu kafir bir devlete hangi koşullar altında savaş açsa dinen günah olmaz, istediği gibi savaş açabilir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İslâm’ın diğer devletleri bir vakıa, inkârı kabil olmayan bir varlık olarak tanıdığında, buna göre onlarla çeşitli milletlerarası ilişkilere girdiğinde şüphe ve tartışma yoktur. Ancak İslâm’ın diğer devletlere karşı dini-hukukî tavrının ne olduğu, ne olması gerektiği tartışılmış ve ortaya iki görüş çıkmıştır:

Birincisi, İslâm’a göre sulh esas, savaş ârızidir (geçici, sebebe bağlıdır.) İslâm devleti, karşı tarafın tecavüzü, hak ihlâli vb. sebepler bulunmadıkça gayri müslim devletlerle devamlı sulh içinde yaşar ve ilişkiler kurar. İslâm’da savaş barış içindir ve savunmaya yöneliktir; ilk taarruz daima karşıdandır...

Buna karşı ikinci görüş şudur: İslâm yeryüzünde yalnız ilâhî hükümranlığa boyun eğmiş ve bunu temsil eden devletin meşruiyet, varlık ve istiklâlini tanır; bu devlet ise İslâm devletidir. Diğer devletler gayri müslim oldukları müddetçe Müslüman devlet onlarla savaş durumundadır; barış, ya İslâm devletinin güçsüzlüğünden, ya gayri müslimlerin İslâmı kabul etmelerinden yahut da İslâm devletinin egemenliği altına girmelerinden kaynaklanır....

Daha ziyade muasır İslâm hukukçularına ait bulunan birinci görüş sahipleri mesned olarak Kuran-ı Kerim’in “sulh isteyen düşmanla sulh yapılmasını” (Enfal, 8/61), “taarruz ve tecavüzde bulunulmamasını” (Bakara, 2/190) emreden ve tecavüze uğradıkları için, Müslümanlara savaşma izni verildiğini bildiren (Hac, 22/39) nasları kullanmışlardır.

Cumhuru teşkil eden ikinci görüşün sahipleri ise haklı olarak “Fitnenin (küfrün) ortadan kalkmasına ve dinin yalnız gerçek Allah’a ait hâle gelmesine kadar savaşmayı (Bakara, 2/193), Ehl-i kitap ile İslâm hâkimiyetini kabul edip cizye vergisini ödeyinceye kadar savaşılmasını buyuran (Tevbe, 9/29) ayetlere ve bunları teyid eden hadislere dayanmakta, karşı tarafın delillerini ise “onlar Müslümanların zayıf oldukları zamanlara ait ve geçicidir” şeklinde yorumlamaktadırlar.

Cumhurun görüşünü destekleyen bir husus da İslâm devletinin karakteridir. Bilindiği gibi İslâm devleti vatan, ırk vb. maddî değerler üzerine değil, manevî değerler ve ideal (müfkûre) üzerine kurulmuş bir devlettir.

Mefkûre ise, belli bir toprak parçasına veya topluma hapsedilemez; onun hedefi cihan hâkimiyetidir; nuru bütün insanlığı aydınlatacak, kula kulluk son bulacak, insanlar yalnızca Allah’a kulluk ederek eşref-i mahlûkat (yaratıkların en şereflisi, en üstünü) olduklarını ispat edecek, iki cihan mutluluğunun kapılarını açacaklardır.

Savaşın gayesi -hiç şüphe yok ki- bütün insanları, zorla Müslüman etmek değildir; savaş, İslam’a girmeyi isteyenlerin İslam’a girmelerini, istemeyenlerin ise İslam’ın hakimiyeti altında dünya nimetlerinden istifade ederek adalet ve hürriyet içinde yaşamalarını sağlayacaktır.

İşte bu manada ve bütün insanlığa şamil barış, refah ve mutluluk Müslümanların kılıçlarının gölgesi altında gerçekleşecektir. Batıl inanç ve dinler böyle bir düzeni kuramamışlardır.

“Ey insanlar! Düşmanla karşılaşıp savaşmayı arzu etmeyin, Allah’tan afiyet (ruh ve beden sağlığı, huzur...) isteyin. Düşmanla karşılaşınca da sabır ve sebat gösterin ve bilin ki cennet, kılıçların gölgesi altındadır.” (Müslim, Cihad, 6)

diyen hadis bu manalara ışık tutmaktadır.

Yine bu hadise göre İslam’da savaş arzu edilen, sadistçe zevk alınan bir vasıta değil, başka çare bulunmadığı zaman başvurulan, yüce gayelere yönelik bir vasıtadır.

İslam ülkesine izinsiz girmiş bir düşman kafir öldürülebilir. Barış yapılmış bir ülke vatandaşı ise veya izinle girmiş ise dokunulamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun