Müminin kalbi Rabbin evidir sözü hadis mi?
Bazı kitaplarda bu ve benzeri rivayetler yazılıyor bunların sıhhati nedir? Hadis midir?
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle ifade etmek gerekir ki, “müminin kalbinin Rabbin evi olması” maddî ve fizikî anlamda değildir; tamamen manevî bir manaya sahiptir. Allah Teâlâ herhangi bir mekânla sınırlı değildir ve bir yere yerleşmekten münezzehtir. Buradaki “ev” ifadesi, Allah’ın kul tarafından kalp yoluyla tanınması, bilinmesi, sevilmesi ve zikredilmesi anlamında mecazî bir ifadedir. Mümin, Allah’a kalbiyle iman eder; O’nu isim ve sıfatlarıyla tanımaya ve O’na muhabbet beslemeye kalbiyle yönelir. Bu yönüyle kalp, imanın, marifetullahın, muhabbetin ve Allah’ı zikretmenin merkezidir.
Müminin kalbi Rabbin evidir sözü hadis mi, sorusuna gelince:
“Müminin kalbi Rabbin evidir” anlamındaki “قَلْبُ الْمُؤْمِنِ بَيْتُ الرَّبِّ” sözü, bazı eserlerde hadis gibi nakledilmekte ve zaman zaman Hz. Peygamber (asm) Efendimize nispet edilmektedir. Ancak hadis kaynakları ve hadis âlimlerinin değerlendirmeleri dikkate alındığında, bu sözün sahih bir hadis olmadığı, Peygamberimize ulaşan sağlam bir senedinin bulunmadığı ifade edilir.
Nitekim Ali el-Karî, bu sözün hadis olarak sabit olmadığını belirtmekle birlikte manasının doğru olduğunu söyler. (bk. Ali el-Kārî, el-Esrârü’l-merfûa, s. 260; Sehâvî, el-Mekāsıdü’l-hasene, s. 308; Aclûnî, Keşfü’l-hafâ, 2/129, 195)
Bu sebeple sözün “Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu” şeklinde aktarılması doğru değildir. Fakat sözün hadis olmaması, ifade ettiği mananın mutlaka yanlış olduğu anlamına da gelmez. Burada sözün hadis olarak sıhhati ile manasının doğruluğunu birbirinden ayırmak gerekir.
“Müminin kalbi Rabbin evidir” ifadesi, Allah Teâlâ’nın bir mekâna yerleşmesi veya insanın kalbinde fizikî anlamda bulunması şeklinde anlaşılmaz. Allah Teâlâ mekândan ve cihetten münezzehtir. Buradaki “ev” ifadesi mecazî bir anlam taşır. Kastedilen, müminin kalbinin iman, Allah sevgisi, Allah’ı tanıma, O’nu zikretme, O’na yönelme ve kulluk şuurunun merkezi olmasıdır.
Kur’an-ı Kerîm’de kalbe büyük bir önem atfedilmiş; kalbin sadece biyolojik bir organ olmadığı, insanın iman ve idrak hayatıyla da doğrudan ilişkili olduğu bildirilmiştir. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Onların kalpleri vardır; fakat onlarla anlamazlar.” (el-Araf, 7/179)
“Şüphesiz bunda, kalbi olan veya hazır bulunup kulak veren kimse için bir öğüt vardır.” (Kaf, 50/37)
Hz. Peygamber (asm) de kalbin insanın bütün davranışları üzerindeki önemini şu hadisle açıklamıştır:
“Dikkat edin! Cesette bir et parçası vardır. O iyi olursa bütün beden iyi olur; o bozulursa bütün beden bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.” (Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkāt, 107)
Bu bakımdan “Müminin kalbi Rabbin evidir” sözü, hadis olarak sabit olmamakla birlikte, müminin kalbinin Allah’ın iman, marifet, muhabbet ve zikriyle mamur olması gerektiğini ifade eden tasavvufî ve irfanî bir söz olarak değerlendirilebilir.
Burada “Rabbin evi” ifadesi, Allah’ın mekân edinmesi anlamında değil; kalbin Allah’a iman ve kulluk bakımından O’na yönelmiş olması anlamındadır. Nasıl ki Kabe, Allah Teâlâ’nın zatının bulunduğu bir mekân değil, Allah’a ibadet ve kulluğun yöneldiği mübarek bir mabed ise, müminin kalbinin “Rabbin evi” olarak nitelendirilmesi de bu tür bir manevî nispet ve mecaz çerçevesindedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- "İçinde hazine olmayan eve hırsız girmez." sözü hadis midir; hadis ise ne demektir?
- "Kıyamet yaklaşınca müminin rüyası yalan çıkmaz" hadisinden maksat nedir?
- Güzele bakmak gözü parlatır mı?
- Nûr Suresi 36., 37. ve 38. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Şeytandan korunma yolları nelerdir?
- Mide bütün hastalıkların evidir. Bütün hastalıkların baş ilacı da perhizdir, anlamında hadis var mı?
- Müminin şerefi nedir?
- Melekler her zaman Allah'ı görüyorlar mı?
- Tevessül, ayet ve hadislere göre caiz midir?
- Ölen çocukların ahiretteki durumu hakkında bilgi verir misiniz?