Mariana Çukuru mu Lut Gölü mü?

Tarih: 06.10.2017 - 00:03 | Güncelleme:

Soru Detayı

1. Rum 30. surede Allahü Teala ne anlatmak istemiş?
- Mariana Çukuru mu Lut Gölü mü?
2. Kalem suresi 38. ayette Onda, “Seçip beğendiğiniz her şey mutlaka sizindir” (diye mi yazılı?) buyruluyor. Parantezle yazılan yer ayetin aslında geçmiyor. O olmazsa da ayetin anlamı tamamen değişiyor.
3. Bakara 51. ayette “Hani, biz Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.” Ayetin aslında tanrı kelimesi geçmiyor.
4. Rum 41. ayeti kerimede “İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu, ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları kötü yoldan) dönerler.” Allahü Teala burada yaptıklarının bir kısmının sonucu dememiş. Yaptıklarını tattıracağız demiş.
5. Nahl 51. ayette Allah, şöyle dedi: “İki ilâh edinmeyin. O, ancak tek ilâhtır. O hâlde, yalnız benden korkun.” Ayetin ilk başında Allah şöyle dedi, yazıyor ama mesela Allahü Teala neden burada “Ben böyle dedim demiyor?”
- Bazı insanlar haşa Kuran-ı Kerim'i bu söze göre haşa Allahü Teala göndermedi diyebilir. Hem edebi ve belagat yönüyle nasıl değerlendirilmeli bu ayet bir de bu iddiadakilere nasıl cevap verilebilir?
- Bir de Allahü teala bazı yerlerde de ben yaptım diyor. Buna göre de değerlendirir misiniz?
6. Bazı ayetlerde aklımızın görevleri kalbe verilmiş. Akıl ve kalp aynı şey mi farklı şeyler mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Soru 1:
Rum 30. surede Allahü Teala ne anlatmak istemiş? Mariana Çukuru mu Lut Gölü mü?

Cevap:

Rum suresinde geçen yer, içinde suyun olmadığı yer anlamındadır. Zira burada bir savaş olmuştur. Ve bu durum bir mucizedir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Dünyanın en alçak yeri Kur'an'da geçiyor mu?

Soru 2:
Kalem suresi 38. ayette Onda, “Seçip beğendiğiniz her şey mutlaka sizindir” (diye mi yazılı?) buyruluyor. Parantezle yazılan yer ayetin aslında geçmiyor. O olmazsa da ayetin anlamı tamamen değişiyor.

Cevap:

Bu ayet, öncesi olan “Yoksa size ait bir kitabınız var da (bu batıl hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?” ayetinin devamı olduğundan, oradaki istifham-ı inkari tarzındaki sorunun “yoksa…. mı var?” demektir. Bunun devamı olarak bu ayet de “o kitapta beğendiğiniz şeyler mi var?!” manasını ifade eder.

Mealdeki parantez içi cümle de benzer manayı ifade etmektedir. Yani, “böyle bir durum yok” manasındadır.

Soru 3:
Bakara 51. ayette “Hani, biz Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.” Ayetin aslında tanrı kelimesi geçmiyor.

Cevap:

İlgili başka ayetlere bir bütün olarak bakıldığında, onların buzağıyı kutsadıkları, tanrı gibi sevdikleri anlaşılmaktadır.

Soru 4:
Rum 41. ayeti kerimede “İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu, ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları kötü yoldan) dönerler.” Allahü Teala burada yaptıklarının bir kısmının sonucu dememiş. Yaptıklarını tattıracağız demiş.

Cevap:

Bilakis ayette لِيُذِيقَهُم بَعْضَ الَّذِي عَمِلُوا “bazısını” ifadesi geçiyor.

Soru 5:
Nahl 51. ayette Allah, şöyle dedi: “İki ilâh edinmeyin. O, ancak tek ilâhtır. O hâlde, yalnız benden korkun.” Ayetin ilk başında Allah şöyle dedi, yazıyor ama mesela Allahü Teala neden burada “Ben böyle dedim demiyor?”
- Bazı insanlar haşa Kuran-ı Kerim'i bu söze göre haşa Allahü Teala göndermedi diyebilir. Hem edebi ve belagat yönüyle nasıl değerlendirilmeli bu ayet bir de bu iddiadakilere nasıl cevap verilebilir?
- Bir de Allahü teala bazı yerlerde de ben yaptım diyor. Buna göre de değerlendirir misiniz?

Cevap:

Bazı ayetlerde “Allah dedi ki, Rabbiniz buyurdu ki” gibi ifadeler, söylenenlerin önemini vurgulamak, bunların adeta bir ferman olduğunu ilan etmek içindir. (Padişah fermanları halka duyurulurken, “Padişahımız buyurdu ki” der gibi).

Keza, Kur’an’ın üslubu çok renkli ve çok hareketlidir. Tekdüze değildir. Konular da iç içe, hareketlidir.

Bazen muhatap kipinden gayb kipine, bazen gaybdan muhataba; bazen muhataptan gayba; bazen çoğuldan tekile bazen tekilden çoğula geçilir.

Mesela, Fatiha suresinde önce gayb sigasıyla “Hamd alemlerin Rabbı olan Allah’a aittir. O rahman ve Rahimdir. Kıyamet Gününün Malikidir.” Dendikten sonra, “Yalnız sana ibadet ederiz….” diye muhatap kipine geçilip duaya başlanır.

Bu duruma edebiyatta “iltifat sanatı” denmektedir. Bu iltifatların hikmetleri, manaları tefsirlerde izah edilmektedir.

Soru 6:
Bazı ayetlerde aklımızın görevleri kalbe verilmiş. Akıl ve kalp aynı şey mi farklı şeyler mi?

Cevap:

Kur'an-ı Kerim’de “akletmek” kalbin bir eylemi, fiili olarak zikrediliyor. Dolayısıyla akıl kalpten bağımsız bir şey değil, onun eylemlerinden biridir denilebilir.

Not: Bu soruların birçoğunun detaylı cevapları sitemizde mevcuttur, arama motorundan farklı kelimelerle arama yapılarak ilgili cevaplara ulaşılabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun