Kur'an-ı Kerim okurken, duraklama (secavend) harflerine gelindiğinde nasıl davranmalıdır?

Tarih: 14.04.2012 - 11:20 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kur'an okurken, her ayeti bir nefeste okumak şart mıdır?
- Duraklama işaretleri hakkında bilgi verir misiniz?
- Kur'an'daki durakların nedeni nedir, durmasak olur mu?..
- Durak işaretlerinde hangi baskılar daha iyidir?
- Suriyeli bir arkadaşım ve Dedem Kuran'ı Kerim getirmişti hediye olarak. Durak yer ve işaretleri Diyanet’e kıyasla farklı ve bu çok önemli, hangisi doğru acaba?
- Onlar Arap neticede ana dilleri Arapça durulacak veye geçilecek yerleri bizden daha iyi bilirler diye düşünüyorum, yanılıyor muyum?
- Ayrıca harekelerde farklı ve aslında alışılsa daha kolay, örneğin bizde tecvidli okurken şeddeli nun'dan sonra mim geldiğinde idğam olur ve nun okunmaz diğer harf mim ile bağlanır, ama onlarda nun harfinin harekesi yok, bu şekilde nun harfinin idğam edileceği daha kolay anlaşılıyor.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur'an okurken her ayeti bir nefeste okumak şart değildir. Nefesimizin yetmediği yerde durur ve kaldığımız yerden devam ederiz.

Ayrıca Kur'an'da duraklama işaretlerine dikkat edildiği zaman, daha doğru ve güzel okumuş oluruz.

Kur'an metninde bazı kelimeler üzerinde yer alan harfler, bu kelimeler üzerinde durulabileceğini veya durulamayacağını ifade eder. Bunları ele alan disipline vakıf ve ibtida ilmi denir.

Bu ilim Kur'an kıraatinde manayı bozmayacak şekilde bir okuma gerçekleştirilmesi ve okuyucuyu hatadan korumak için kurallar koymaktadır.

Arapça bilgisi olmayıp Kur'an okuyan Müslümanların anlamsal bir hataya düşmemeleri için geliştirilen bu ilim, Kur'an okunduğunda hem nefes düzenlemesi yapmakta hem de doğru okumayı sağlamaktadır.

Örneğin:

"Sad" ص : vakf-ı murahhas'dır. Yani ayet uzun olduğu için nefes yetmeme ihtimali söz konusudur. Bu durumda durulmasına izin verilen kelime anlamına gelmektedir. Yani kişi o kelime üzerinde durabilir. Ama eğer nefesi yetiyorsa vasletmesi yani geçmesi daha doğrudur.

"Lamelif"  لا kesinlikle durulmaması gereğini ifade eder. Eğer lamelif harfinin olduğu yerde durulursa mutlaka geriden alınması gerekir. Zira anlam bozulur.

Kur’an-ı Kerim’i okurken rastladığınız "secavend" denilen remz (işaret) harfleri ve ne manada kullanıldıklarını faydalanacağınız ümidiyle kısaca açıklayalım:

“Cim” ج : Durmanın caiz olduğuna işaret eder ki, böyle yerlerde durmak da geçmek de câizdir. Fakat durmak, daha evlâ(iyi)dır.

“Tı”  ط : Durmanın mutlak olduğuna işaret eder ki -lâzım ve câiz gibi- bir kayıt ile sınırlandırılmamış demektir. Böyle yerlerde, üzeride durulan kelimenin sonrasından okumağa başlanırsa, mana güzel olur.

“Mim” م : Durmanın lâzım olduğuna işâret eder ki geçilirse mana bozulur demektir.

“Ze” ز : Mücevvez alâmetidir ki geçmek evlâ (iyidir) demektir.

“Sad” ص : Murahhas alâmetidir ki nefes daralırsa durulabilir demektir.

“Gâf” ق : “Gad gile” alâmetidir ki, bazı kurrâ (kıraat alimleri) durmakla beraber, geçmek evlâ demişler.

“Gıf” قف (Gaf ile Fe’nin bitişik yazılışı): Dur manasınadır ki durmak evlâdır demektir.

“Kef” ك : Kezâlik’ten ibarettir ki kendisinden evvel geçen rumuzun hükmüne işârettir (Yani kendiden önceki secavendde ne yapıldı ise bunda da aynısı tekrar edilir).

“Lamelif” لا : Durmamağa işarettir. Fakat nefes daralırsa durulur. Sonra o kelime veya gerisinden tekrar edilerek geçilir. Ayet sonlarındaki “Lamelif” işareti ise, mananın tamam olmadığına işaret olup durmağa mani değildir. Aynı zamanda, ayet başına da işaret ettiğinden, böyle yerlerde durulması sünnettir, (üzerinde durulan kelimenin) tekrar edilmesine gerek yoktur.

“Ayn” ع : Bazı ayet sonlarında olup rukü’a işaret eder ki hatm ile teravih namazı kılanlar, buralara gelince rukü’a varırlar.

"Sad-Lam-Ya" صلي :  Geçmek daha iyidir.

Bazı yerlerde de (.:_______:.) gibi peşpeşe üç noktalı işaretler vardır ki bunlara vakf-ı muâneka ve vakf-ı murâkabe denir. Bunların her ikisinde değil de yalnız birisinde durmak lâzımdır. Çünkü her ikisinde de durulursa mana tamam olmaz.

Ayet ortalarında bu işaretlerin olmadığı yerlerde zaten durulmaz. Eğer nefesimiz daralır da durmak icab ederse, üzerinde durulan kelimeden veya evvelinden başlayarak okumağa devam edilir.

Kur’an-ı Kerim’de durmanın vacip (farz) veya haram olduğu bir yer yoktur. Bununla beraber durulması caiz olmayan yerlerde kasten duran bir kimse, -mana bozulacağından- âsî ve günahkâr olur ki, bunu da hiçbir müminin yapacağı tasavvur olunamaz.

Türkiye'deki Kur'an baskıları ile Arap dünyasındaki baskılar farklıdır. Bizdeki mushaflarda Secavendi yöntemi uygulanırken onlarda daha çok İbnü'l-Enbari'nin belirlemeleri tercih edilir. Ancak aralarında ciddi bir fark bulunmamaktadır. Tercih farkıdır sadece.

Diğer yandan onlardaki Kur'an baskılarında tecvid kaidelerinin bazıları metin üzerinde gösterilmektedir.

Bu bir tercihtir. Arapların ana dilleri olduğu için bizden daha iyi bilmeleri tartışılmaz. Ama onların da bu tür hatalara düşmeyecekleri anlamına da gelmez. Zira Türkçe'de bazı noktalama işaretleri olmadığında bizler de anlamsal birtakım hatalara düşebiliriz. Çünkü Türkçe ve edebiyat derslerinde bir virgülün yerinin değişmesinin veya olmamasının ne kadar mana değişikliğine sebebiyet verdiğini biliyoruz.

Dolayısıyla bu vakıf işaretleri de bir anlamda noktalama işaretleri gibi düşünülebilir…

İlave bilgi için tıklayınız:

- SECÂVEND...
Tecvid kurallarında çift secavendler ne demek?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 300.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun