Külli kaide ne demek?

Tarih: 02.03.2022 - 09:10 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bazı yerlerde sık sık külli kaide ifadesini görüyoruz, bu ne demektir, örnek var mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kaide, hukukun temel ilkelerini yansıtan, farklı alanlardaki ferî meselelerin hükümlerini tamamen veya büyük oranda kuşatan tümel önerme anlamında fıkıh terimidir.

Buna göre, İslam hukukunda da kaide kelimesi, bu dalın hemen her alanına uygulanabilen ve hukukun temel ilkelerini yansıtan özlü ve kuşatıcı ifadelerin, ferî meselelerin hükümlerini tamamen veya büyük oranda kuşatan tümel önermelerin adı olmuş, sınırlı bir alanda geçerliliği bulunan alt kaidelerden ayırmak için de “küllî kaide” veya çoğulu olan “kavaid-i külliye” şeklinde adlandırılmıştır.

İslam Hukukunun sınırlı naslarla sınırsız olayları çözme kabiliyetine sahip olmasının en önemli ayaklarından biri külli kaidelerdir.

Külli kaideler, fizik ve matematik gibi ilimlerdeki formüllere benzer. Formüller iyi bilinirse, problemler ne kadar çok da olsa, çözmek çok da zor olmaz.

1868-1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir komisyon "Mecelle-i Ahkam-ı Adliye" veya kısaca "Mecelle" adıyla İslam Hukukunun temel esaslarını maddeleştirir, külli kaideler şeklinde ifade eder. Külli kaideler, “sınırlı nasslarla sınırsız olayların” çözümlenebilmesinin en önemli bir sırrıdır. Külli kaideler, genelde ayet ve hadislerden çıkarılmıştır.

Misal olarak “Zaruretler, haramı helal kılar.” kaidesine bakabiliriz:

Normal zamanların hükümleriyle, zaruret hallerinin hükümleri ayni değildir. Mesela, kişi hayati bir tehlike zamanında, normal şartlarda yenilmesi haram olan domuz etinden yiyebilir. Kur'an’da şöyle bildirilir:

“O, size ancak şunları haram kıldı: Meyte, kan, domuz eti, bir de Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yerse, ona günah yoktur.” (Bakara, 2/173)

Meyte, boğazlanmadan ölen hayvandır. Bunun yenilmesi haramdır. Ancak balık ve çekirge bundan müstesna kılınmıştır. Hayvan boğazlanırken -put namına kesilmesi gibi- Allah dışında biri adıyla kesilmişse, yenilmesi haramdır.

Bu ayetten ve emsalinden hareketle şu külli hüküm çıkarılmıştır: "Zaruretler memnu' olan şeyleri mubah kılar." / "Zaruretler, haramı helal kılar." (Mecelle, 21. madde)

Haram kılındığı bildirilen bu dört şey, ızdırar halinde yenilebilir. Ancak ızdırar halinde de ayetin “istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın” kısmının bildirdiği üzere “bâği ve âdî” olmamak, yani doğrudan bunları talep etmemek ve haddi aşmamak lazımdır.

Buradan da şu külli hüküm çıkarılmıştır: “Zaruretler kendi miktarınca takdir olunur.” (Mecelle, 22. Madde) Açlıktan ölmeye yakın biri murdar etten doyuncaya kadar yiyemez, ancak ölmeyecek kadar yiyebilir.

Öyle anlaşılıyor ki, neyin zaruret olduğu ve neyin de zaruret olmadığı çok iyi bilinmesi, ayrıca zaruret miktarının çok iyi takdir edilmesi gerekir. Yoksa insan “zaruret var” diyerek pek çok günahlara da girebilir. Mesela, bir insan “Başka yerde iş bulamadım, ancak şarap fabrikasında iş bulabildim. Sevmiyorum, ama mecburen burada çalışıyorum.” diyemez. Dinî hassasiyeti olan birinin dinin haram kıldığı bir müessesede çalışması tasvip edilemez.

“Zaruretler, haramı helal kılar.” gibi ifadeler “külli kaideler” çerçevesinde değerlendirilir. Ancak buradaki “külli” ifadesi yanlış da anlaşılabilir. Bu kaideyi bilen biri, hiçbir sınır ve kayıt olmadan hemen her durumda bu kaideyi kullanabileceğini zannedebilir.

Mecelle’nin başında küllî kaidelerin meşhurlarından doksan dokuz tanesine yer verilmiş, daha önceki dönemlerde farklı metotlarla yapılan telif çalışmaları Mecelle’den sonra bilhassa bu doksan dokuz kaide üzerine yoğunlaşmıştır. Günümüz fıkıh muhitinde küllî kaide denilince Mecelle’de yer alan bu kaideler akla gelir.

Küllî kaidelerin sayıları hakkında bir rakam vermek oldukça zordur. Çünkü bu, küllî kaidenin tanımından mezheplerin birikimine ve içinde bulunulan gelişim merhalesine, ayrıca kaideleri belli esaslara irca etme faaliyetini olumlu bulup bulmamaya göre değişiklik gösterir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun