Kız olduğum için kendimden iğreniyorum ne önerirsiniz?

Tarih: 17.01.2021 - 08:27 | Güncelleme:

Soru Detayı

Çok mutsuzum kız olduğum için kendimden iğreniyorum ne önerirsiniz? Herkes bana kendimi cinsel obje gibi hissettiriyor?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Her insanın çok sayıda kimliği var. Örneğin her şeyden önce insanız. Bu, bizi diğer tüm canlı ve cansızlardan ayıran, yeryüzünün şerefli bir misafiri yapan en önemli kimliğimizdir.

Bediüzzaman Hazretleri bu kimliğimizi şöyle tanımlar:

“Kainat şehrinin zemin mahallesinin bahçesinde ve tarlasında, varidat ve sarfiyatına ve zer' ve ekilmesine nezarete memur ve yüzer fenler ve binler sanatlarla teçhiz edilmiş en gürültülü ve mesuliyetli nazırı ve kainat ülkesinin arz memleketinde, Padişah-ı Ezel ve Ebed'in gayet dikkat altında bir müfettişi, bir nevi halife-i arzı ve cüz'i ve külli harekatı kaydedilen bir mutasarrıfı..” (25. Söz)

Sonra Müslüman kimliğimiz var ki bu da bizi, diğer din mensuplarından ve inançsızlardan ayırır ve çok değerli kılar. Bilindiği gibi “iman, insanı insan eder, belki de insanı sultan eder”

Ayrıca, Müslüman bir toplumda, Müslüman anne babadan yaratılmak, Allah’ın dinine hizmet eden ve kıtalara hükmeden Osmanlı torunları olarak dünyaya gönderilmek gibi şerefli bir yerimiz var.

Bunların dışında da evlat kimliği, abla-abi kimliği, anne-baba kimliği, cinsiyet kimliği (erkek veya kız), öğrenci veya mesleki kimliği, siyasi kimliğimiz var. Bunlara daha birçok kimlik ekleyebiliriz.

Görüldüğü gibi bizi, biz yapan onlarca kimlik yanında cinsiyet kimliğimiz, yani kız veya erkek olmamız, sadece bir parçamızı oluşturuyor. Bunların önemlileri olan insan, milliyet, cinsiyet, evlat, amca, dayı, teyze, hala gibi kimliklerimizde bizim hiçbir müdahalemiz yoktur. Bunlar, aynı zamanda yüce yaratıcının imtihan için dünyaya gönderdiği insana verdiği en değerli hediyelerdir. Bize düşen şey ise, öncelikle bizi bu kadar değerli kılan kimliklerimize sahip çıkıp Yüce Yaratıcıya şükretmektir.

Bunların ve sayamayacağımız bütün kimliklerin en önemlisi ise, Müslüman olmamızdır. Evrenden ve içindeki her şeyden daha değerli olan bu kimliğimizin yerini dolduracak başka hiçbir şey yoktur. Sadece bu kimliğimizin şükrünü bir değil milyon ömür verilse yine de yerine getirmek mümkün değildir.

İftihar etmeniz gereken bu kadar değerli kimlikleriniz varken, varlığınızı sadece cinsiyetinize indirgemeniz ve kız olduğunuz için kendinizden “iğreniyor” olmanızın altında yatan birkaç   sosyolojik neden olabilir:

Birincisi; günümüzün maddeci ve hazcı bakış açısına sahip hayat felsefesi, bizi değerli kılan kimliklerimize önem vermediği için, biz de çoğunlukla öz değerlerimizin farkında değiliz. Öne sürülen sadece cinsiyet kimlikleri ve bedenler olduğu için insanlar da kendilerini cinsiyet ve beden üzerinden tanımlıyor. Cinsiyetinden ve bedeninden memnunsa kendisini mutlu, değilse mutsuz görebiliyor.

İkincisi; kadına karşı, cahiliye döneminden kalan olumsuz bakış açısı maalesef hala bazı toplum kesimlerinde etkisini sürdürüyor. Erkeğe nazaran, kadının daha aşağı görülmesi, evde bazı erkeklerin hanımlarına ve kızlarına Allah’ın yarattığı değeri vermemesi, kadının mirastan, eğitimden, kendine ve dinimize uygun şartlarda çalışmaktan mahrum bırakılması, artan kadın şiddeti gibi etkenlerden dolayı, bazı kızlar/kadınlar  kendilerini  eksik, yetersiz veya eğersiz görebiliyor. Bu da onları mutsuz ediyor.

Üçüncüsü; Batı medeniyetinin kadını bir süs malzemesine, reklam aracına veya bir cinsel objeye indirgemesi bazılarının nazarında kadının değerini düşürmüştür.

Dördüncüsü; Dünya tenasül yeri olmasından dolayı Allah insanlara yemek, içmek, barınmak ve cinsel duygular da vermiş, hayatın devamı için de bunları ihtiyaç haline getirmiştir. Bunların meşru, yani Allah’ın helal ettiği dairede, giderilmesinde utanılacak bir durum yoktur. Ancak toplumun bir kesiminde, kız çocuklarını koruma adına mahrem duygular aşağılanabiliyor. Yine aynı düşünceyle kişiye özel mahrem bölgeler, “ayıp yeri, günah yeri” olarak adlandırılıyor. Bu da bazen kız çocuklarının mahrem duyguları, çelişkili, utanç verici, ayıp, günah olarak algılamasına neden olabiliyor.

Hak etmediği halde cinsiyetinden dolayı kendisini ayıplayan ve çirkin nazarlardan rahatsız olan kız kardeşlerimize tavsiyelerimiz şudur:

1) Kur’an, Hadis ve tefsirlerde insanın değerini bildiren yerleri sık sık okuyun

Her şeyden önce insan ve Müslüman olarak ne kadar değerli olduğunuza yürekten inanmanız gerekir. Bunun için de Kuran, hadis ve onların açıklamalarından insana yönelik yerleri sıklıkla okuyarak içselleştirmelisiniz. Her sabah ve her akşam, ne kadar değerli bir varlık olduğunuzu düşünün ve onun verdiği memnuniyeti içinizde hissedin.

2) Bir insanı diğer insanlardan değerli kılan imanı ve takvasıdır, kadın veya erkek olması değil

İnsan olmanın dışında bizi değerli kılan imanımız ve takvamızdır. Peygamber efendimiz bir Hadisi Şerifinde kimin üstün olduğunu, kimin kimden daha değerli olduğunu şöyle anlatıyor:

Allah katında en şerefliniz takvaca en ileri olanınızdır. Arabın Arap olmayan (acem) üzerine bir üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın da Arap üzerine bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerine bir üstünlüğü yoktur, beyazın da siyah derili üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.” (Cemu'l-Fevâid, 1/510, hadis no: 3632)

Burada söz edilen üstünlük ve değerden daha öte bir değer olamayacağına göre, size düşen şey de iman ve takvanızı artırarak Allah katında değerinizi artırmaktır.

3) Kadına ve kadınlık duygularınıza karşı bakışınızı değiştirin

Kendimizi değerli veya değersiz hissetme duygusuna neden olan şey, aslında dışarıda değil, bizim düşüncelerimizden kaynaklanır. Bunların bir kısmı da çocukluk şemalarına dayanır. Çünkü burada saydığımız nedenlere benzer nedenlerden dolayı bizzat kadınlar, kendilerini değersiz ve eksik görebilmektedirler. Kendilerine ve duygularına utanılacak bir varlık gibi bakmaktadırlar.

Biz sahip olduğumuz değerin farkında olursak, başkaları nasıl bakarsa baksın bizim bakış açımız değişmez. Sahip olduğumuz çok değerli elmas ve diğer madenlere birileri kömür dese bile bizim gözümüzde o madenlerin değer değişmez. Çünkü biz onun elmas olduğuna inanmışız. Bunun gibi, yabancı ve iğrenç bakışların sizin değerinizi düşürmeyeceğine inanın.

4) Tesettürünüze daha fazla dikkat edin!

Mahrem ve şehevi nazarlardan daha az etkilenmenin en önemli bir yolu da Kuran’ın gösterdiği tarzda tesettüre girmektir. Çünkü tesettürün bir amacı da kadınları çirkin nazarlardan korumaktır. Buna karşı batı medeniyeti açık saçıklıkla kadına karşı hürmeti ve saygıyı kırmıştır. Oysaki,

Kuran, merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için, haya perdesini takmasını emreder; ta hevesat-ı rezilenin ayağı altında o şefkat madenleri zillet çekmesinler, alet-i hevesat, ehemmiyetsiz bir meta hükmüne geçmesinler.” (Nursi, 25. Söz)

5) Kendinizle barışık olmanın yollarını arayın.

Kendinizi olduğunuz gibi kabul edin. “Ben, cinsiyetim, bedenim, mesleğim, yaşım, biçimim, ailem, düşünce yapım, bölgemle birlikte bütün olarak benim ve hepsini de seviyorum. Kim ne derse desin, beni etkilemez” deyin. Bu özelliklerinizden ve duygularınızdan dolayı asla kendinizi suçlamayın, utanmayın.

6) Size, kendinizi kötü hissettiren kişi ve çevreden uzak durun.

Sizinle aynı dünya görüşünü ve hayat felsefesini taşıyanlarla birlikte olmanızın duygu ve düşünceleriniz üzerinde çok faydası var. Bunun yanında çirkin nazarların olduğu çevreden ve bu kişilerden uzak durmanız size kendinizi daha iyi hissettirecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+

Yorumlar

Tovbekargenc21

Sizi öyle hissettirenler kendinden iğrenmeli. İşte bu tarz şeyleri de görünce ben erkek olduğumdan dolayı kendimden iğreniyorum. Ama toplum bireylerden ibaret ve birey ne kadar kendini bilirse toplum o kadar düzelir. Kendinizi bu bozuk topluma adamayıp toplumu kendi edebinize çekmeye gayret edin. En azından size öyle hissettirenlere öyle olmadığınızı gösterin. Göstermeniz de farz değil zaman içerisinde görüp pişman olurlar zaten.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun