Kişiliğime uygun davranamıyorum, bundan nasıl kurtulurum?

Kişiliğime uygun davranamıyorum, bundan nasıl kurtulurum?
Tarih: 09.11.2021 - 09:32 | Güncelleme:

Soru Detayı

- İnsanlar darılmasın üzülmesin diye ve biraz da çekindiğim için kendimi olduğumdan daha farklı bir kişilik olarak lanse ediyorum, ama kendi kişiliğimi de bildiğim için böyle davranıyorum.
- Bu beni fazlasıyla üzüyor bundan nasıl kurtulurum?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle bir konuya açıklık getirelim. İnsanın kişiliğine uygun davranıp davranmaması konusunda birbirine karıştırılan iki farklı durum var:

Birincisi; kişinin bazen Allah rızası için, bazen saygı veya sevgi gereği, bazen vefa gereği, bazen çevreye uyum sağlama adına, o an gerçekten istemediği bir ricayı yerine getirmesidir. Örneğin anne-babasına veya başka bir yakın akrabasına hizmet etmek, onların ricalarını yerine getirmek gibi. Veya yaşlı, hasta, fakir birisinin talebine Allah rızası için “hayır” dememek gibi.

Kaldı ki anne-babanız bile olsa her istediklerini o anda yapmak zorunda değilsiniz, çünkü zamanınız uygun olmaz, acil bir işiniz olabilir, istediklerin şey doğru değildir veya daha sonra da yapılabilir vb.

Bunlar, aslında karşısındakine saygı duymak, dini ve vicdani sorumluluğunu yerine getirmek, yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için yapılan davranışlardır. Burada o an başka işleriniz de olsa, “hayır” demek, kişiliğinize zarar vermez. Çünkü onların onayını almak için yapmadınız.

İkinci tutum ise, sırf karşıdakini beğenisini ve onayı almak, kendisinden uzaklaşmasının ve üzülmesinin önüne geçmek için gerçekten istemediği, yapmak için zamanının uygun olmadığı, gücünü aşan davranışları yapmaktır.

Böyle bir davranışın altında onay alma, onaylanma, kendini değerli hissetme arzusu yatar.

Üzerinde durulması gereken davranış biçimi de budur. Zannediyoruz bu, sizin de çelişki yaşadığınız durumdur. Burada kişi, bilinçli olarak onay istediğini bilmez, amacı karşısındaki kişiyi kırmamak, üzmemektir. Ama aslında yapmak istediği, beğenilmek ve kendini değerli hissetmektir.

Bundan kurtulmak için bazı tavsiyelerimiz:

- İlk olarak bu davranışın altında yatan nedeni iyi anlamak gerekir.

Nedenlerini tam bilemediğimiz, ama bizi rahatsız eden davranışları değiştirmek için önce onları tanımak gerekir. Eğer bunların nedeni derinlerde yatıyorsa, tanıyarak bilinç seviyesine getirdiğimizde kontrol etmemiz kolaylaşır. Çünkü artık bizim için bilinmeyen olmaktan çıktıklarından dolayı, hem eskisi kadar korkmayız hem de onlarla nasıl mücadele edeceğimizi biliriz.

“Hayır” diyemeyen kişinin davranışının yüzeydeki nedeni, başkalarını üzmemek ve onların onayını almaksa, derindeki nedeni geçmişindeki “koşullu sevgi” veya “aşırı eleştiri” ile büyütülmüş olmasıdır. Çünkü eğer çocuklukta çevremizdeki kişiler, iyi niyetle de olsa sadece başardığımızda, iyi davrandığımızda, yardım ettiğimizde, itaat ettiğimizde, “hayır” demediğimizde bizi daha çok sevmişlerse biz sevilmeyi bunlara bağlar ve artık böyle davranırız. Veya çocuklukta, kim bizden ne isterse yapmamız öğütlenmişse, “hayır” dememiz ayıp olarak anlatılmışsa, büyüdüğümüzde aynı şekilde ayıp olmasın diye “hayır” diyemeyiz.

Ayrıca yanlışlarımızda, hatalarımızda, eksikliklerimizde, başarısızlıklarımızda da sürekli eleştirilmişsek, artık eleştiriden korkarız. Bu korku bizi, atacağımız bir adımda hata yapmamaktan, yanlış yapmamaktan korumak için, geri çekilmeye, her şeye razı olmaya, “evet” demeye zorlar.

Bir diğer olası nedeni ise çocukluk yaşantılarında genellikle onay, sevgi, ilgi, şefkat, kabul ve onay ihtiyaçlarımız karşılanmamışsa ya da yetersiz kalmış bu ihtiyaçlarımızı gidermek isteriz. Bunun da yolunun sürekli başkalarını memnun etmek olduğuna inanırız. Ne isterlerse onu yapmak zorunda kalırız. Ama mantığımızla duygularımız çatışır ve bir tarafımız bunu yaparken, diğer tarafımız daha sonra “Neden yaptım?” diye bizi rahatsız eder. Bu da kaygı ve depresyona neden olabilir.

Bu nedenlerden hangisinin size uyduğunu en iyi siz bilirsiniz. Burada önemli olan sorunun temelinin sizin tarafınızdan çok iyi fark edilmesidir.

- Günlük hayatınızda sizi benzer davranışları yapmaya iten temel duyguyu not edin.

Sizi bu davranışa iten temel duyguyu bilinç düzeyine çıkarmak ve bundan emin olmak için, günlük hayatınızda benzer davranışlar karşısında, aklınızdan geçenleri not edin.

"Kimlere, hangi konularda ve neden hayır diyemiyorum?", diye kendinize sorun. Bu kayıtları daha sonra gözden geçirdiğinizde, davranışınızın altında yatan temel düşünceyi çok daha iyi fark edeceksiniz.

Ayrıca kimlere ve hangi konularda “hayır” diyemediğinizi anlayacak ve ona göre tutum alacaksınız. O kişilere karşı daha dikkatli olacaksınız.

İstemediğiniz bir talebe “hayır” dediğinizde en kötü ne olabileceği üzerinde düşünün.

İstemediğiniz bir duruma “hayır” dersem en kötü ne olabilir, sorusu üzerine düşünün. Cevabınız muhtemelen “beni ayıplayacaklar, sevmeyecekler, kabul etmeyecekler, ben de kendimi değerli, önemli ve sevilen biri olarak hissetmeyeceğim, yalnız kalacağım vb” şeklinde olacaktır

Eğer istemediğiniz ve sizi rahatsız eden bir durumdan dolayı birisine “hayır” dediğiniz için sizi sevmeyeceklerse, demek ki o sevgi, sevgi değil. Daha doğrusu o size yöneltilen bir sevgi değil, kişinin çıkarlarını sevmesidir. Veya o değer, size verilen bir değer değil, kişinin menfaatine verdiği değerdir.

Görüldüğü gibi, aslında istemediğiniz bir duruma “hayır” demeyerek, sadece kendinizi kandırmış olursunuz.

Ayrıca “evet” diyerek de karşıdaki kişi tarafından daha çok sevilmezsiniz. Öyle olsaydı, hayatınız boyunca aynı şeyi yapmazdınız. Birkaç kez sevildiğinizi anladıktan sonra, devam etmezdiniz.

- İstemediğiniz bir ricaya “hayır” diyemiyorsanız, cevabınızı erteleyin.

Bazen, kişi istemediği bir durum karşısında, vicdan yaptığı, utandığı için “hayır” diyemez. Bu durumda cevabınızı erteleyin. Karşınızdaki kişiye, “Size döneceğim, bana biraz zaman tanıyın, programıma bakıp cevap vereceğim, aileme sorup döneceğim, bir görüşmem vardı, onu kesinleştirip size döneceğim.” şeklinde cevaplar verin.

Hangisi gerçek ise onu söyleyin, aksi halde hem yalan olur hem de güvenirliğinizi kaybedersiniz.

Biraz zaman tanıyınca, duygular yerine mantık ağır basacak, daha soğukkanlı olacaksınız ve muhtemelen de “hayır” diyeceksiniz.

- Günlük / haftalık / aylık programlarınız ve hayatta sizi siz yapan temel prensipleriniz olsun.

Günlük hayatınızda ne zaman ne yapacağınız, nereye gideceğiniz, ne kadar sürede elinizdeki işi bitireceğiniz, (okumaya başladığınız kitap, yazı, günlük ibadetleriniz, ziyaret ve faydalı uğraşlarınız gibi) belli olsun.

Bu durumda sizden istemediğiniz bir şey talep edildiğinde çok rahatlıkla “Bugün yoğunum, başka bir güne kalsın.” diyebilirsiniz.

Veya hayatta sağlam prensipleriniz olursa, “Kusura bakmayın prensiplerime aykırı, oraya gelemem, elimdeki işi bitirmeden başka bir şey yapamam.” vb demeniz daha kolay olur.

Prensiplerinize bağlı ve kararlı biri olursanız, size duyulan saygı daha çok artar.

- Değişim için, sabırlı olun ve kendinize zaman tanıyın.

Böyle bir değişim en az altı ay gibi bir sürede gerçekleşebilir. Çünkü 15-20 yılda öğrendiğiniz ve kişiliğinizin bir parçası haline gelen bir davranışı hemen değiştiremezsiniz.

Ayrıca yeni bir davranışın alışkanlık haline gelmesi ve sizin bir parçanız olması için de zamana ihtiyaç var. Sabırlı olun, iradenizi kullanarak adim adım ilerleyerek bu sorundan kurtulun.

Tüm bunlara rağmen sorun devam ederse, alanında uzman dini bütün bir psikologla görüşmenizde fayda var.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun