Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse ayetleri, kafirler hakkında mıdır?

Soru Detayı

Müslim, Hudud 28 sahih mi? Sahih ise nasıl anlaşılması gerekir?
“Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.” (Mâide, 5/44)
“Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” (Mâide, 5/45)
“Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fasıkların ta kendileridir.” (Mâide, 5/47)
Ayetlerin nüzul sebebine dair Bera b. Azib (radıyallahu anh)’dan gelen rivayet şu şekildedir: (yer olmadığı için detayı yazmıyorum) Bera b. Azib (radıyallahu anh) bunu söyledikten sonra: ‘Bu ayetlerin hepsi kafirler hakkında inmiştir’ dedi.”

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Müslim’in sahihinde gelen bir rivayetin -aksi ispat edilmedikçe- sahih kabul edilir.

Bu sahih rivayete göre, nüzul sebebi, Yahudilerin recimle alakalı yanlış tutum ve davranışlarıdır. Zalim ve fasık kavramları da kâfir manasına geldiği bilinmektedir.

Herhalde buradaki sorudan maksat, bu ayetin laik rejimlerdeki Müslümanlar yetkililerin durumudur. Bunları tekfir etmekte bir sakınca görmeyenlerin var olduğu bir vakıadır.  

- Tabii ki “Nüzul sebebinin hususi olması hükmün umumi olmasına mani değildir” kaidesine göre bu hüküm başkaları için de söz konusu olabilir. Bu takdirde ayetin ifadesinden alimlerimizin ne anladıklarını görmekte fayda vardır:

1) Taberi, “Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse onlar kâfirlerin ta kendisidir.” (Maide, 5/44) mealindeki ayetin tefsirinde Ata ve benzeri alimlerden bu ayetteki küfrün insanı İslam dinin dışına atan bir küfür değil, derece bakımından onun altında/dışında olan bir küfür olduğunu aktarmıştır. Bunu ifade ederken bazıları “küfrün dune küfr” ifadesini, diğer bazı alimler de bu manaya gelen başka ifadeler kullanmışlardır. (bk.Taberi, Razi, ilgili ayetin tefsiri)

2) Konuyla ilgili olarak  İbn Abbas, “küfrün dune küfr” sözüne açıklık getirmiş ve “Bu (ayetteki) küfür, insanların bildiği küfür değildir. Bu küfür, kişiyi dinden çıkaran küfür değildir. Bu küfür, asıl küfürden başka bir şeydir.” demiştir. İbn Abbas’tan gelen rivayet, Hakim’de yer almaktadır. Hakim bu hadisin sahih olduğunu bildirmiş; Zehebi de ona muvafakat etmiştir. (Hâkim/Zehebi, el-Müstedrek, 2/342)

3) İmam Maturidi hazretleri, bu ayette yer alan “Kim ki Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse” mealindeki ayetin ifadesini “Kim ki Allah’ın hükmünü inkâr eder, onu hak görmezse..” şeklinde açıklamıştır. (bk. Tefsiru’l-Maturidi, ilgili ayetin tefsiri)

Semerkandi de bu ayeti öyle anlamış ve İbn Abbas’ın da bunu bu şekilde açıkladığını bildirmiştir. (bk. Semerkandi, ilgili ayetin tefsiri)

4) Fahruddin Razi de, bu ayetin değişik yorumlarını zikretmiştir. Bu arada haricilerin bu ayet dayanarak “Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse o kâfirdir” demek, “Allah’ın indirdiği ne varsa onlarla hükmetmeyen”, yani, “Allah’a isyan eden her günahkâr, kafir olduğu”na dair görüşlerine de yer vermiştir.

Netice itibariyle Razi, 4-5 yorumdan en doğru kabul ettiği ve İkrime’ye ait olduğunu bildiği yorumu şöyle açıklamıştır:

Kim Allah’ın indirdiği hükmünü/hükümlerini kalbiyle tasdik etmez, diliyle de inkâr ederse, bu kâfirdir. Allah’ın hükmünü kalbiyle tasdik edip diliyle de ikrar ettiği halde, fiilen onu uygulamayan kimse ise, yine Allah’ın hükmüyle (kalbiyle tasdik etmek suretiyle doğru olduğuna) hükmetmiş, ancak o hükmü fiilen terk etmiştir. Bu sebeple bu kimse söz konusu ayetin tehdidine dahil değildir.” (Razi, ilgili ayetin tefsiri)

5) Sorudaki bu ayetin tatbiki meselesini - özetle- asrın müceddidi Bediüzzaman hazretlerinden dinleyelim:

“Osmanlı devletinin son döneminde yapılan birtakım yenilikler çerçevesinde bir "Kanun-u Esâsî" nin yazılması ve hürriyetin ilan edilmesi hususu bazı kimselerce küfür sayılmış ve bununla devlet ricâli tekfir edilmiştir. Gerekçe olarak da "Kim Allah'ın indirdiği (hükümlerle) hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir." (Maide, 5/44) mealindeki ayet delil gösterilmiştir.” (Asar-ı Bediiye, 463)

Bu görüşe katılmayan Bediüzzaman, ayetin manasının öyle anlaşılmaması gerektiği hususunu açıklığa kavuşturmaya çalışmış ve konu ile ilgili olarak şunları söylemiştir:

“Bir kısım insanlar, Araplardan sonra İslâm dininin direği sayılan Türkleri tadlil ediyor. Hatta onlardan bir kısmı, ehl-i kanunu tekfir ediyor. Otuz sene evvel teşkil edilen Kanun-u esasîyi ve hürriyetin ilanını küfür sayıyor ve "Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir" ayetini delil gösteriyorlar. Zavallılar, "Kim ki Allah'ın hükümleri ile hükmetmezse" cümlesinin manasının "Kim ki tasdik etmezse" demek olduğunu bilmiyorlar.” (Asar-ı Bediiye, 434)

6) Biz de muhakkik alimlerimizi tasdik ederek diyoruz ki, ayette yer alan “Ma enzelellah” ifadesinde “ma” umumu ifade, Allah'ın indirdiği her şey demektir..

Buna göre, Allah'ın indirdiği şeyleri yapmayanın kafir olduğu kabul edilirse, yalan söyleyen, gıybet eden, başkasının kalbini kıran veya başka herhangi -en küçük- bir günah işleyenin kâfir olması gerekir ki, bu düşünce ehl-i sünnet alimlerinin ittifakıyla, yanlıştır.

Demek ki, Allah’ın indirdiğini kabul ettiği halde uygulamayan, asla kafir olmaz, günahkar olur..

O halde, “Kim ki Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse kafir olur” ayetinin manası, “Kim ki Allah’ın indirdiğini kabul etmezse kafir olur" demektir..

İlave bilgi için tıklayınız:

"Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
6.444 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR