Kaza namazı olanın sünnet kılması neden haram?

Tarih: 16.04.2026 - 17:51 | Güncelleme:

Soru Detayı

Şafi mezhebine göre kazası olanın sünnet kılması haram. Peki zayıf da olsa şafi mezhebi içinde kazası olanın sünnet kılabileceğini söyleyen alimler var mı? Varsa o alimlerin fetvasına göre hareket edebilir miyiz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kazaya kalmış namazların ilk fırsatta kaza edilmesi esastır. Bununla birlikte Hanefî mezhebine göre, kaza namazı bulunan kimselerin farz namazların öncesinde ve sonrasında kılınan (revatib) sünnetler ile teheccüd ve kuşluk namazı gibi nafileleri de kılarlar.

Şafii mezhebinde ise, kaza namazı borcu olan kimsenin, geçmiş namazlarının hepsini kaza etmeden nafile namaz kılması caiz değildir. Kaza namazı bulunan kimsenin uyku ve evin geçimi gibi yapması zorunlu olan işler hariç bütün vakitlerini kazaya kalan namazlarını kılmakla geçirmesi gerektiğinden nafile ile meşgul olamaz. (Dimati, Hâşiye, 1/31-32)

Şafii mezhebinin bu fetvasının birkaç gerekçesi vardır:

a) İnsanın birisine borcu varsa, önce bu borcunu ödemesi gerekir. Borcunu ödemeden nafile türü sadaka vermesi manasızdır. Farz namaz kazası olan kimsenin onu bırakıp yerine nafile kılması da böyledir.

b) Şafii alimleri, “farz namaz borcunu ödemeden nafile namaz kılamaz” derken bunu şu makul şartlara bağlamışlar:

Farz namaz borcu olan bir kimsenin, asgari geçimini temin etmek, ihtiyaç duyduğu uykuyu uyumak gibi zaruri işler haricinde başka işlerle, sohbetlerle meşgul olması haramdır. Bir an önce borcundan kurtulmak için nafile namazlar dahil zorunlu olmayan her türlü meşguliyetten uzak durmak gerekir.

c) Şafii mezhebinin mutemet bir alim olan İbn Hacer el-Heytemi bu konuda şu fetvayı vermiştir:

Farz olan namazların kazası fevridir, yani ilk fırsatta kaza edilmesi gerekir, fırsat varken kazasını geciktirmek de haramdır. Bu sebeple farzların kazası dururken sünnetler kılınmaz.

Ancak şöyle bir detay verilebilir:

Eğer bir kimsenin bir mazerete binaen kazaya kalmış namazı varsa, sünnetleri kılması caizdir. Eğer şayet bir mazeret olmadan namazı kazaya kalmışsa hiçbir surette sünnet kılması caiz değildir. Zira mazeretsiz kazaya kalan namazın kazası fevridir/acildir, bu fevrilik ise muhatabı icbar ediyor. (bk. el-Fetava’l-Kübra, 1/188-189)

Demek ki, Şafii mezhebinin mutemet (itibar edilen) görüşü, mazeretsiz kaza borcu varsa sünnetin haram olduğu yönündedir.

Ancak, bazı Şafii alimler, kaza borcunu kaza etmeye niyet ederek sünnetleri de kılmanın, sünnetlerin sevabından mahrum kalmamak adına caiz olabileceğine dair farklı görüşler dile getirmişlerdir. (bk. Nevevi, Mecmu, 3/70-71; Şirbini, Muğni’l-Muhtâc, 1/447)
Özetle:

Şafii fıkhında fetva verilen görüş, kaza borcu bittikten sonra sünnet kılmaktır. Zayıf görüşlerle amel etmek, (örneğin motivasyon kaybı korkusu gib) bazı durumlarda, kişisel tercih olabilir ancak mezhebin temel hükmüne göre kaza namazı kılmak önceliklidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun