YERYÜZÜNDEKİ MÜKEMMEL YARATIK OLAN BÖCEKLER EVRİM ÜRÜNÜ MÜDÜR?

Prof. Dr. Levent ÜNLÜ
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü, KONYA.
ulevent@selcuk.edu.tr     
 

     Evrim, kademeli olarak değişmeyi ifade eden genel bir kavramdır. Ancak burada, evolüsyon manası ele alınacaktır. Çünkü bugün evrim denildiği zaman evolüsyon kastedilmektedir. “Evolüsyon” kelimesi, yüksek ve daha karmaşık yapılı hayvan ve bitkilerin, jeolojik zamanlar boyunca, evvelce mevcut olan ilkel atalardan, değişme ve farklılaşma ile tesadüfen meydana gelmelerini ifade eder[1].

     Savunucularının evrimi ispat çabaları, buldukları bazı kemiklerle hayallerindeki ara formları çizmeden öteye gitmemektedir. Çoğu zaman evrim ile tekâmül karıştırılmaktadır. Tekâmül, kemale erme, kademeli olarak, yavaş yavaş mükemmel hale gelme anlamına gelmektedir. Mesela bir çekirdeğin filizlenip fidan olması, fidanın ağaç olması gibi. Veyahut zigotun bebeğe, bebeğin çocuğa ve çocuğun da ergin bireye dönüşmesidir.

     Böcekleri inceleyen bilim dalına Entomoloji, tarih öncesi böcekleri inceleyen bilim dalına ise Palaeoentomoloji denilmektedir. Sayıları birkaç milyon tür olan böcekler, çok uzun zaman önce yaratılmışlardır ve yeryüzündeki bazı vazifeler için görevlendirilmişlerdir. Bunu ekolojik dengeye bakarak anlayabiliyoruz. Yeryüzünde belki de milyonlarca yıldır hayatlarına devam eden böcekler kendilerine verilen vazifeleri tamamlayarak kimisi bir gün, kimisi bir hafta veya bir ay yaşayarak ölmektedir.

     Yeryüzünde insanoğlu farkında olmasa da böceklerin birçok faydası bulunmaktadır. Bal ve ipek gibi doğrudan ürünlerinden faydalandığımız gibi, zararlı canlılar üzerinde beslenerek, tozlaşmayı sağlayarak, bilimsel çalışmalarda kullanılarak, çöp ve leşlerle beslenerek böcekler bizlere fayda sağlarlar.

     Böceklerin doğrudan faydalanılan ürünlerinden biri ipektir. İpek böceği, ilk defa M.Ö. 2600 yılında Çin’de kültüre alınmıştır. İlk kez 4000 yılı aşkın bir zaman önce Çinliler tarafından üretilen ipek, uzun yıllar nasıl üretildiği gizli tutulduktan sonra, sırasıyla Anadolu'da daha sonra da Avrupa'da üretilmeye başlanmıştır. Anadolu’da yaklaşık 1500 yıldan beri üretimi yapıldığı bilinmektedir[2]

     Bir diğer böcek ürünü ise baldır. Arı kültürünün ilk izlerinin Neolitik Çağ'a, M.Ö. 5000 yıllarında Orta Doğu'da olduğu tespit edilmiştir[3]. Her iki böcekte uzun yıllar hiçbir değişiklik göstermeden vazifelerini yapmaya devam etmektedirler.

     Böcek fosillerine, böceklerdeki DNA dizilişine ve feromonlara bakıldığı zaman, böceklerde evrimin olmadığı, atalarının böcek olduğu anlaşılmaktadır.    

     Böcek Fosilleri

     Jeolojik devirlere bakıldığı zaman, böceklerin milyonlarca yıl önce yaşadığı anlaşılmaktadır. Böcek fosilleri bugün dünyanın değişik yerlerindeki müzelerde sergilenmektedir. Paris Tabiat Tarihi Müzesi, Londra Tabiat Tarihi Müzesi, Sichuan (Batı Çin) Böcek Müzesi, New York Tabiat Tarihi Müzesi, Danimarka Tabiat Tarihi Müzesi bunlardan sadece birkaçıdır.

     Jeolojik devirlerde böceklerin yaşamaya başladığı, insanlar için gerekli olan birçok faaliyeti yerine getirdikleri tahmin edilmektedir. Tarih boyunca yapılan araştırmalar neticesinde ilk böcek fosili Strudiella devonica olduğu tespit edilmiştir. Fransız ve Belçikalı bilim adamları tarafından, Belçika'nın güneydoğusunda bulunan fosilin, sadece Devoniyan dönemine ait olması nedeniyle değil, en eski, bütün halinde bulunan böcek olmasıyla da bilim çevrelerinde merak uyandırmıştır. Paris Tabiat Tarihi Müzesi’nde bulunan bu fosil,  Strudiella devonica olarak adlandırılan, 8 mm uzunluğunda, 1.7 mm eninde olan bir böceğe aittir. Üçgen ağız yapısı bulunan böceğin antenleri, göğüs kısmında altı bacağı ve on segmentten oluşan karın bölgesi bulunmaktadır[4].

     Bir diğer böcek fosili, 1920 yılında Avustralyalı bilim adamı Robin John Tillyard tarafından gün yüzüne çıkarılıp, Londra’daki Natural History Museum’da korunmaktadır. Fosili inceleyen ekipte, New York American Museum of Natural History entomoloji kuratörü ve Kansas Üniversitesi profesörü David A. Grimaldi ve yine aynı üniversiteden Michael S. Engel bulunmaktadır. Dr. Grimaldi, fosildeki böceğin 5 mm büyüklüğünde ve kanatlı olduğunu belirtirken, Dr. Engel ise, ilk ortaya çıkan böceklerin bitkilerle beslendiklerini bildirmiştir. Fosilin en eski böcek türlerinden biri olan ‘Rhyniognatha hirsti’ ye ait olduğu tespit edilmiştir. Dr. Grimaldi söz konusu fosilin 396 ila 407 milyon yıl arasında bir yaşa sahip olduğunu kaydetmiştir[5].

     Yine aynı şekilde bir diğer böcek fosili 142 milyon-65 milyon yıl önceki Cretaceous döneminden olduğu söylenen bir yusufçuk’a aittir[6].

     ABD’de Coloroda Üniversitesi Palaeobiyoloji Bölümündeki araştırıcılar, fosil böcek koleksiyonunu göstermişlerdir. Colorado, Utah ve Wyoming'in bir bölümünde yaklaşık 48 milyon yıl önce büyük göllerin dibinde yerleşen sedimentlerde korunan 120.000'den fazla böcek, örümcek, yaprak, çiçek, balık ve diğer omurgalılar bulunduğunu bildirmişlerdir[7]. Fosil böcekler geçmiş çevresel değişikliklere ekolojik tepki veren eşsiz bir derinlik kaydı sağlar ve bu nedenle iklim değişikliğinin mevcut biyolojik çeşitlilik krizi üzerindeki etkilerini anlamak için çok değerlidir.

     165 milyon yıllık olduğuna inanılan karınca dâhil olmak üzere nadir olan böcek fosilleri, Çin'in Sichuan Eyaletinde yer alan Böcek Müzesinde bulunmaktadır. Fosillerin, en yaşlı karıncalar, yusufçuklar ve arılardan oluştuğu, bunların çoğunun Jurassic dönemine kadar uzandığı belirtilmiştir. Ayrıca, bilim adamları, derin Mesozoic dönemine ait kelebek benzeri fosil böceği de keşfetmişlerdir[8].

     Danimarka’da Kopenhag Doğa Tarih müzesinde fosil böcekler, örümcekler vb. bulunmaktadır. Yaklaşık olarak 8000 adet fosil olup, bunların pek çoğu üzerinde hala çalışma yapılmamıştır. Utah (ABD), yeşil denizde bulunan bir hortumlu böcek fosili (Curculionidae) bulunmuştur[9]. Yine aynı şeklide Lower Cretaceous (~125 milyon) dönemine ait Mecoptera takımında yer alan akrep sineklerinin fosilleri de, Liaoning ve Hebei Eyaletlerinde (Çin) bulunduğu bildirilmiştir[10].

     Çin’in Liaoning şehrinde bulunan bir günlükler takımında yer alan Ephemeropsis trisestalis  (Ephemeroptera) böceğinin larvası böcek müzesinde sergilenmiştir.  Late Aptian-Cenomanian devrinde yaşadığı tahmin edilen heteropterlerin sucul ve predatör olarak beslendikleri kaydedilmiştir[11].

     Brezilya’da erken Kretase döneminden hamam böceği fosili tespit edilmiştir. Bu fosilin Lower Cretaceous, Late Aptian-Cenomanian (108-92 milyon yıl önce) dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir[12].

     Böceklerde DNA Dizilişi

     Böceklerde evrimin olmadığının bir delili de vücutlarındaki DNA dizilişidir ya da DNA barkodlamasıdır. Eskiden böceklerin teşhisi morfolojik karakterlere bakılarak yapılırken, şimdi ise, böceklerin sistematiği modern teşhis yollarından biri olan DNA barkodlaması ile yapılmaktadır. Günümüzde DNA barkodlama yöntemlerinden elde edilen veriler canlılardaki varyasyonların tür içinde kaldığını göstermektedir. Her bir türün farklı DNA diziliminin olması, bireylerde evrimin olmadığını göstermektedir.    

     Böcek Feromonları

     Yine böceklerin iletişimlerinde kullandıkları feromonların milyonlarca yıldan beri aynı olması da bilinen bir gerçektir.  Feromonlar, böceklerin dış salgı bezlerinden biri olan çekici koku bezlerinin salgısıdır. Bu kokular aynı türe ait böcek türlerinin iletişimlerinde kullanılmaktadır. Her türün, farklı feromona sahip olması gerçeği de böceklerin evrim geçirmediğinin en önemli delillerindendir.

     Sonuç

     Bergman, herhangi bir evrim teorisi için böceklerin güçlü bir test zemini oluşturduğunu bildirmektedir[13].

     Bunun sebebinin dış yapılarının fosil kayıtlarında sıklıkla mükemmel bir ayrıntıda muhafaza edilmesidir. Evrim için birçok ders kitabı tartışması büyük ölçüde omurgalı kemiklerine dayanır. Ancak omurgalı kemik fosilleri, türler arasındaki farklılıklar hakkında en önemli bilgileri ihtiva eden yumuşak dokulardan mahrumdur. Darwinciler, Arthropoda içerisinde yer alan böcekleri evrim delili olarak nadiren tartışmaktadırlar.

     Bergman, “böceklerin önde gelen referansı olan Chapman’i, böceklerin kökeni hakkında hiçbir zaman bahsetmediğini[14] ve evrimci görüşe sahip olan Gould'un ise böcekler konusunu bahsetmekten kaçındığını” ifade etmiştir[15].

     Şimdiye kadar, yaşayan böceklerin bir milyondan fazla türü tespit edilmiştir. 33 böcek takımı içerisinde yer alan tüm böcekler, atası böcek olmadan evrimleşmiş olsalardı,  o zaman çok sayıda geçiş formlarının yaşamış olması gerekirdi.  Fakat çok sayıda fosil kayıtları böcek evrimi için delillerin olmadığını göstermiştir.

     Netice olarak; böceklerin evrimleşmediğini ve her birinin yaratılmış bir atadan geldiklerini, tüm fosil kalıntıları ispatlamaktadır. Ayrıca böceklerin ekolojik dengedeki önemi, tüm nizam ve intizamındaki ölçü tesadüfe verilemeyecek derecede incedir. Bu kadar şuurlu bir düzen şuursuz tesadüfün eseri olamaz.


[1] Anonymous.2017a. http://www.sorularlaevrim.com/makale/evrim-terminolojisi-125.html    14.11.2017
[2] Anonymous, 2017b. https://www.tatliaskim.com/hayvanlar-alemi/434367-ipek-bocekleri.html 15.11.2017
[3] Anonymous, 2017c. http://farmersguru.com/index.php/bal/tarih-ve-arkeolojide-aricilik   15.11.2017
[4] Anonymous, 2017d. https://www.dunya.com/gundem/en-eski-eksiksiz-bocek-fosili-bulundu-haberi-181184     14.11.2017.
[5] Anonymous, 2017e. http://arsiv.ntv.com.tr/news/256756.asp   14.11.2017.
[6] Anonymous, 2017f. http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-2709629/The-beauty-fossilised-insects-.html     10.11.2017.
[7] Anonymous, 2017g. http://paleobiology.si.edu/FossiLab/projects.html       10.11.2017.
[8] Anonymous, 2017h. https://australianmuseum.net.au/dragonflies-and-damselflies-order-odonata    14.11.2017.
[9] Anonymous, 2017i. http://facweb.furman.edu/~wworthen/bio440/evolweb/devonian/rhyniognatha.htm    14.11.2017.
[10] Anonymous, 2017j. http://fossilinsects.colorado.edu/         10.11.2017
[11] Anonymous, 2017k. http://www.india.com/buzz/rare-insect-fossils-to-be-exhibited-in-china-579620/      10.11.2017.
[12] Anonymous, 2017l. https://phys.org/news/2016-02-paleobotanists-jurassic-butterflies.html     10.11.2017
[13] Bergman, J., 2004. Insect evolution: a major problem for Darwinism. TJ 18(2):91-97, 2004.
[14] Chapman, R.F., 1998. The Insects; Structure and Function, 9th edition, Harvard University Press, Cambridge, MA, 1998.
[15] Gould, S.J., 2002. The Structure of Evolutionary Theory, Belknap Press of Harvard University, Cambridge, MA, 2002.

61 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun