Tabii Seleksiyonun Hakikati ve Mahiyeti Nedir?

Darwinden itibaren ''evrim'' teorisyenleri canlı türlerinin tabiatta ki durumunu sıkça başvurdukları ''tabii seleksiyon yoluyla evrim'' ön kabulune göre yorumladılar.Tabii seleksiyonun bir gerçeklik payı vardır, fakat daima geçerli olan temel bir kanun değildir, bu yüzden deterministik olarak düşünülmesi doğru değildir.

Darwinden itibaren ''evrim'' teorisyenleri canlı türlerinin tabiatta ki durumunu sıkça başvurdukları ''tabii seleksiyon yoluyla evrim'' ön kabulune göre yorumladılar.Tabii seleksiyonun bir gerçeklik payı vardır, fakat daima geçerli olan temel bir kanun değildir, bu yüzden deterministik olarak düşünülmesi doğru değildir.Ayrıca işlediği süreçte evrime değil, ekosistemdeki gıda zinciri vasıtasıyla bütün canlıların rızkının temini için konulmuş bir yaratılış kanununa işaret eder.

Tabiatı sadece mücadele arenası gibi görmeleri, evrime inananların bir başka ifratçı yaklaşımıydı.Halbuki, tabiata heryönüyle duyduğumuz merak ve hayranlık onun ne kadar güzel yaratılıp yaşatıldığını gösterir.Milyonlarca farklı tür, sayıya gelmeyen canlı fert, farklı coğrafya enlemlerde ki farklı ekosistemlerde hayatiyetini sürdürür.Hepsi dakik işleyen sistemin, küçüklü büyüklü birer çarkı gibidir.İşte bu süreçte rol oynayan makro ve mikro seviyedeki biyolojik mekanizmaları keşfetmek, derinlemesine analiz etmek ancak bilim ve teklonojideki gelişmeler sonucu yirminci yüzyılda mümkün olmuştur.

Çok yüksek veya düşük sıcaklık,kuraklık,tuzluluk,salgın hastalıklar,açlık,pH konsantrasyonu gibi çevre şartlarında değişiklikler olduğu durumda veya bir türe ait fertler farklı bir çevreye göç ettiklerinde daha önceleri nötr konumda veya zararsız olan bazı varyasyonlar önem kazanabilir, ve yeni şartlarda fert daha elverişli bir hayat ortamı bulabilir.Daha önce aynı şartları aynı özelliklerle karşılayan fertlerden bazıları, sahip oldukları varyasyonların yeni şartlarda kendilerine sağladığı avantajla, rekabette üstün duruma geçer ve bunların emsallerine karşı yaşama şansları artabilir.Fiziki ve biyolojik ortam, tabii seleksiyon için bir elek vazifesini görür; yaşamaya uygun özelliklere sahip olanlar bu elekten geçer, uygun olmayanlar ise eleğe takılarak ölür.

Halbuki tabiatta sadece en güçlülerin galip geldiği acımasız bir mücadele yoktur.Mücadelenin yanında bir dayanışma ve yardımlaşmanın işleyişini gösteren merhamet ve rahmet tecellilerini ekosistem çapında açıkça görmekteyiz.Küçük bir hayvan popülasyonunun dar alanındaki mücadeleyi hayatın temeli olarak görenler, eksik müşahedelerinin ''yanılgısına'' düşmektedirler.Ekosistemin umumi işleyişi içindeki ahenk ve nizama dikkat edildiğinde çok geniş bir rahmetin tecellisini değişik canlılar arasında ki ortaklık, yardımlaşma ve işbirliklerindeki hassas dengeler şeklinde görmekteyiz.

Her biyolog, tabii seleksiyonu kendi kavram çerçevesine monte edip manasını hafifçe değiştirerek ve inandıklarıyla uyumlu hale getirerek kullanmaktadır.Herkes kendi kavram penceresinden farklı bir nazarla baktığı için, tabii seleksiyonda tartışma konusu olmaktadır.

Darwin'in 1859'da yaptığı tarife göre, tabii seleksiyon faydalı varyasyonların korunması ve zararlı varyasyonların elenmesi mekanizmasıdır.Tümdengelim(dedüktif) bir çıkarım olan, fakat müşahhas delillerden yoksun bulunan bu tarife yapılan itirazların başında şu geliyordu: ''Seleksiyon kavramı, seçici bir iradenin varlığını mecbur kılmaz mı?''
 

(110 Soruda Yaratılış ve Evrim Tartışması - Prof.Dr.Arif SARSILMAZ)

Okunma sayısı : 32
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun