Kayınvalidesi tarafından kendisine eziyet edilen gelin ne yapmalıdır?

Tarih: 15.10.2020 - 09:17 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Dünyanın tüm bölgelerinde, ölçüsü farklı da olsa, gelin-kaynana ilişkileri sorunlu olabiliyor.  Bu durum, sadece size özgü değil, neredeyse insanlık tarihi kadar da eskidir. Bununla beraber her gelinin bu sorunu yaşamadığı, kayınvalidesiyle sağlıklı ilişki kuran milyonlarca kişinin var olduğu düşünüldüğünde sizin de bu sorunu aşmanız mümkündür.

Bu konuda ne yapmanız gerektiğini izah etmeden önce sorunun nedenlerine kısaca değinmek istiyoruz. Çünkü sorunun nedenleri çok boyutludur ve kişiden kişiye, aileden aileye göre değişir. İlişkinizdeki sorunun size özgü nedenini bilmek çözümü daha da kolaylaştıracaktır.   

Kayınvalide ve gelin arasında yaşanan sıkıntıların altında büyük oranda aşağıdaki nedenler vardır:

Öncelikle kayınvalidelerin koruyucu annelik duygusuyla oğlan çocuklarını aşırı sahiplenmesi, oğlunun gelinine gösterdiği ilgiyi kıskanması, oğlunun evlenmesiyle gücünü kaybettiğine inanması, evden uzaklaşacağından korkması vb. gibi önyargılar ve duygular gelin-kayınvalide çatışmalarında büyük rol oynar. Bunun yanında bazı kayınvalidelerin, değişen hayat şartlarını dikkate almadan, kendi kayınvalidelerinden gördüklerini gelinlerine uygulamaları veya kendilerinin kayınvalidelerine gösterdiği davranışı, yeni kuşak gelinlerinden beklemeleri de sorunlara neden olmaktadır.

Ayrıca bazı erkeklerin/kocaların; evlenmelerine rağmen hala annelerinin çocuğu olmayı, birisinin eşi olmaya tercih etmeleri de kayınvalide-gelin sorunlarına zemin oluşturur. Özellikle anneye bağımlı erkeğin, evli olmasına rağmen, kendisini hala her gün annesini ziyaret etmek zorunda hissetmesi, eşini de aynı sıklıkla bu ziyarete zorlaması, karısı ile annesi arasında hakem rolü oynaması, annesinin yanında karısını azarlaması, aşağılaması, onu sahiplenmemesi de karısının kendisini değersiz hissetmesine neden olduğu için kayınvalide-gelin sorununa yol açar.

Bunun yanında gelinlerin, kayınvalideleriyle olan ilişkilerinde daha ilk günden onlarla rekabete girmeleri, ilişkilerinin sınırını gerçekçi bir biçimde çizememeleri, kayınvalideyi evden ve kocadan uzak tutmak için yanlış stratejiler içine girmeleri, örneğin sürekli kayınvalideyi eleştirmeleri, hata ve kusurlarını görmeye çalışmaları, iletişim sorunu yaşamaları, kocalarını anlamak konusunda empati geliştirmemeleri de kayınvalide-gelin sorununa zemin hazırlamaktadır.

Görüldüğü gibi sorunun nedenleri sadece bir kişiden değil, kayınvalide, erkek ve gelinin davranışlarının ve birbirleriyle olan ilişkilerinin biçiminden kaynaklanıyor. Bu durumda çözüm için her birisine düşen görevler ve sorumluluklar vardır:

Bu sorunun çözümünde size büyük görevler düşmektedir.

Burada kayınvalidenize önerilerde bulunamayacağımıza göre size ve kocanıza sorunun çözümüne yönelik önerilerimiz şunlardır.

 Öncelikle siz önyargılarınızdan kurtulun

- Kayınvalide-gelin sorunlarını derinleştirip içinden çıkılmaz hale getiren, karşılıklı önyargılardır. Birisinin önyargısı, onun karşıdakinin davranış ve sözünü yanlış anlamaya ve yanlış tepki vermeye götürür. Bu, karşıdakinin aynı şekilde tepkisel davranmasına neden olur. Böylece küçük bir yanlış anlaşılma bir kısır döngüye dönüşebilir.

Bunun için öncelikle sizin kayınvalidenize karşı önyargılarınızdan kurtulmanız gerekir. Onun söz ve davranışlarını ne kadar iyiye ve güzele yorarsanız, o nispette davranışlarınız değişecek. Ve o da zamanla davranışlarını değiştirecektir.

Bir gün sizin de yaşlanacağınızı ve kayınvalide olacağınızı düşünün ve size nasıl davranılmasını istiyorsanız kayınvalidenize de öyle davranın. Siz ona anneniz gibi davranırsanız o da size kızı gibi davranmaya başlayacaktır.

İkinci olarak kayınvalidenizle olan iletişim biçiminizi gözden geçirin ve değiştirin.

- Sizi rahatsız eden her şeyi onunla konuşun, ama onun duygularını, yaşını, konumunu, beklentilerini, gelenek ve göreneklerin öngördüğü dili, üslubu dikkate alarak konuşun. Unutmayın “tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır.”

- Kayınvalidenizin size karşı yanlış bir söz ve davranışını, uygun bir vakitte, ama onu kırmadan, incitmeden, itham etmeden ona söyleyin. Kendisine bir kahve veya çay ikram ettikten sonra “anneciğim sizinle, anne-kız gibi konuşmak istiyorum. Geçen gün şu sözünüz ve davranışınızı şöyle şöyle anladım. Doğru mu anlamışım?” diye sorun. Belki kayınvalideniz “hayır kızım, ben onu kast etmedim, sana öyle der miyim, seni kırmak ister miyim?” diyecek. O zaman da siz ona teşekkür edin.

Eğer sizin kaygılarınız doğru ise, konuyu yine saygı çerçevesinde ona izah edin. Yani içinize atıp biriktirmeniz çözüm olmadığı gibi ölçüsüz tepki vermeniz de çözüm getirmez, ilişkilerinizi daha da yıpratır.

Üçüncü olarak kayınvalidenizin sevgisini kazanmaya çalışın

Kayınvalideler, genellikle yaşlı oldukları için kendilerine değer verilmesini, saygı duyulmasını, önemsenmelerini isterler. Bunu göremedikleri zaman yanlış taktiklerle gelinlerini azarlar ve küçümserler.

Bunun önüne geçmek için zaman zaman bildiğiniz bir konu bile olsa ona danışın: “Anneciğim bu konuda tecrübene ihtiyacım var, bilgine ihtiyacım var. Şunu nasıl yapayım, bu konuda nasıl davranayım” gibi sorularla onu önyargılarından kurtaracağınız gibi onun sevgisini de kazanacaksınız. Onun yaptığı bir yemeği, bir işi, çocuklarına vermiş olduğu eğitimi, kısaca anneliğini ve kadınlığını bilgi ve deneyimlerini takdir ederseniz size olan ilgisi ve sevgisi artacağı gibi bazı gereksiz korkularından da kurtulacaktır.

- Kayınvalide, oğlunu sizden kıskanıyorsa, onun yanında eşinizle biraz daha mesafeli durabilirsiniz. Bazen, hediye alarak, bazen ziyarete giderek bu konudaki duygularının önüne geçebilirsiniz. Eğer korkusu oğlunu, kendisinden koparmak ise, bunu da yine kendisine açıklayabilirsiniz. “Anneciğim, oğlunuzu sizden koparmak gibi bir düşüncem asla yoktur. O her zaman sizin oğlunuzdur, gelecek, gidecek, sizi soracak” diyerek onun korkularının yersiz olduğunu söyleyebilirsiniz.

Eşiniz annesine gitmek istiyorsa, engel olmayın, gitsin. Böylece annesi de kaygılarının yersiz olduğunu anlayacaktır.

Konuyu, sadece kendi duygularınızı öne çıkararak eşinizle kavl-i leyinle, tatlı dille konuşun. 

Kayınvalideniz size gerçekten sürekli hakaret ediyor ve eziyorsa, bunu kabul etmek zorunda değilsiniz. Konuyu uygun bir vakitte eşinize açın. Annesini çok eleştirmeden, kendi duygularınızdan söz edin. Ne kadar üzüldüğünüzü, kırıldığınızı, rahatsız olduğunuzu anlatıp birlikte bir çözüm bulmaya ve ortak bir davranış geliştirmeye çalışın. Aynı şekilde kayınvalidenize de, onu asla eleştirmeden doğrudan sadece kendi duygularınızı açın.

Unutmayın erkekler, genelde annelerini melek gibi gördükleri için, annelerine yönelik eleştirileri kabullenmez, eleştiren hanımlarını da kötü niyetli olmakla itham ederler. Bu da ilişkileri olumsuz etkiler. Bunun önüne geçmek için sadece kendi duygularınız üzerine yoğunlaşın. Çözümü eşinizden isteyin, onu empati kurmaya yönlendirin. Aynı muameleye maruz kalsa neler yapacağını sorun.

İslam dininin her kesime olduğu gibi kadınlara karşı da yapılan haksızlığı ve zulmü kabul etmediğini anlatın. Ona “Mücadele” suresinde geçen Hz. Havle’nin hikayesini hatırlatın. Hz. Havle, eşi tarafından haksızlığa maruz kalınca, konuyu Peygamber (asm) Efendimize anlatmış, bunu üzerine Cenab-ı Hak ayet göndererek Hz. Havle’nin sesini işittiğini, şikayetini bildiğini ve onu haklı bulduğunu bildirmiştir. Bunun üzerine Peygamberimiz (asm), Hz. Havle’ye "Seni müjdelerim Havle! Allah senin sesini duymuştur" dedikten sonra ilk ayeti okur. (bk. İbn Kesir, Razi ilgili ayetin tefsiri)

İlgili ayetin meali şöyledir:

"Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, bilendir." (Mücadele 58/1)

Bundan dolayıdır ki, “Hz. Havle bugün bile horlanmış, zorlanmış, terk edilmiş, önemsenmemiş, gençliğinden sonra kenara itilmiş bütün kadınların ortak sesi olmuştur. Sembol olmuştur. Önemsenmediklerini zanneden kadınlara, "Hayır, Rabbiniz sizi önemsiyor. Rabbiniz sizin adınıza zulmeden erkeğe dünyada cezalar getirdiği gibi ahirette de hesap soracak". Üzülmeyin, sesinizi Rabbiniz duyuyor, halinizi görüyor cevabıdır.

Eşinizden olumlu cevap almazsanız yine aynı üslup ve yöntemle, eşinizin kardeşlerinden biriyle veya kayınbabanızla konuşun. Unutmayın bu konudan en son haberi olacak kişi anneniz ve babanız olmalıdır. Çünkü onlar duygusal oldukları için, ölçüyü koruyamaz evlilik ilişkilerinizi zora sokacak bir üslup kullanabilirler.

Bu sorunun çözümünde erkeğe de büyük görevler düşmektedir.

- Öncelikle annesine saygıda kusur etmemek şartıyla, her zaman karısının yanında olduğunu hissettirmelidir. Annesinin, karısını eleştirmesine, aşağılamasına, azarlamasına asla müsaade etmemelidir. Kadın için, erkeğin güveni, koruması, sahiplenmesi çok önemlidir. Bunlarda sıkıntı varsa, kadın huzursuz olur, bu huzursuzluk ilişkilerine de olumsuz yansır.

- Erkek, annesi ve karısı arasında hakem ve arabulucu rolünü oynamaktan vaz geçmeli ve sadece haklının yanında olduğunu göstermelidir. Eğer, karısı haklıysa, hiç çekinmeden “anneciğim sana saygım sonsuzdur, ama bu konuda karım haklıdır” veya “Hanım, seni çok seviyorum, ama bu konuda annem haklıdır” diyebilmelidir.

- Erkek, karısının da kendisi gibi aynı sıklıkla annesini ziyaret etmesi, hal-hatır sorması için eşini zorlamamalıdır. Bu konuda makul bir ölçü bulunduktan sonra, eşinin ailesi ile nasıl bir ilişki kurması gerektiğini ona bırakmalıdır.

- Erkek, evlendikten sonra, yeni bir aile kurduğu ve birinci derece sorumlu olduğu kişinin eşi olduğu bilinci içinde köken ailesi ile ilişkilerinde bir sınır çizmeli. Bu konuda eşler, kiminle nasıl bir ilişki kurmak istediklerini açık ve net olarak ifade etmeliler ve çevreleriyle sağlıklı bir sınır çizmek için gerekirse “hayır” demeyi bilmelidirler.

- Erkek, kayınvalidenin gelininden aşırı hizmet beklentisi karşısında eşini buna zorlamamalıdır. Gelenekler, İslam hukuku, kadının çalışıp çalışmadığı, sağlık durumu, bebeğinin olup olmadığı gibi faktörleri dikkate alarak bu konuda orta bir yol bulmalıdır.

Bunların dışında, kayınvalide ile aynı evi paylaşmak, sorunun çözümünü zorlaştırmaktadır. Çünkü bu, eşlerin kendi aralarında yaşadıkları sorunların katmerleşmesine neden olmakta, bu da aynı şekilde kayınvalide-gelin ilişkisine yansımaktadır.

Bunun için ekonomik veya sağlık sorunları kayınvalide-kayınpeder ile birlikte oturmaya mecbur etmiyorsa, ayrı evlerde kalmaları, hatta ayrı mahalle veya ilçede kalmaları da sorunu asgari düzeye indirebilir.

Bir insanın başka bir insanı eleştirerek, zorla, ikna etmeden değiştirmesi adeta imkansızdır. Ancak kişi kendisini değiştirebilir. Siz değişirseniz, emin olun o da zamanla değişecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun