Kalıtsal adaptasyon var mıdır?
Nesilden nesile aktarılan (kalıtsal) adaptasyonlar İslam dinimizle çelişir mi? Yani tür olarak insan, insan olarak kalacak ama evrim benzeri bir nesilden nesile dönüşüm olacak. Misalen nesillerce ağaca tırmanma yapılmazsa nesiller sonra ağaca tırmanma yeteneği körelecek, başka bir konuda da nesilden nesile gelişim olacak gibi. Bu mümkün müdür?
Değerli kardeşimiz,
Bu konuya girerken önce “adaptasyon” ile “evrim” kavramlarını birbirinden ayırmak gerekir. Çünkü bir canlının çevre şartlarına nesiller boyunca daha iyi uyum sağlaması, onun başka bir canlı türüne dönüşmesi anlamına gelmez. Dolayısıyla kalıtsal özelliklerin nesiller içerisinde değişip yayılması ile insanın başka bir canlıdan meydana geldiği iddiasını aynı şey olarak değerlendirmemek gerekir.
1. Adaptasyon nedir?
Adaptasyon, bir canlının belirli bir çevrede yaşamını sürdürmesini ve üremesini kolaylaştıran özelliklerin ortaya çıkması ve popülasyonda yaygınlaşmasıdır. Ancak “adaptasyon” kelimesi iki farklı anlamda kullanılabildiği için dikkatli olmak gerekir:
Bireysel uyum
Bir bireyin yaşamı sırasında çevre şartlarına bağlı olarak gösterdiği değişikliklerdir. Örneğin yüksek rakıma çıkan bir insanın zaman içerisinde alyuvar sayısında meydana gelen değişiklikler bu kapsamdadır. Böyle değişiklikler kalıtsal değildir. Mesela ovada yetiştirilen ayçiçeğinin 1.5 m. boyu varken, aynı bitkiye yüksek yerde yetiştirdiğiniz zaman 25-50 cm boyunda olabilir. Taç yapısı küçülür. Bu tip adaptasyonlar kalıtımla geçmez.
Bunlar çevreden kazanılmış özellikler de değildir. Bitkinin genetik yapısında vardır. Mesela sahilde yetiştirilen elma yüksek yerde de yetişebilir. Yaprak ve meyvelerinde kısmen değişiklikler görülebilir. Bunlar çevreden kazanılmış özellikler değildir. Onun genetik yapısını Yaratıcı planlayıp koymuştur. Ama narinceye grubu portakal mandalina gibi bitkileri yüksekte yetiştirmek isteseniz yetişmez. Çünkü yaratıcı onun genetik yapısını farklı çevre şartlarına uyacak özellikleri koymamıştır.
Evrimsel adaptasyon:
Bir popülasyonda genetik temeli bulunan ve nesiller boyunca aktarılabilen özelliklerin doğal seçilim gibi mekanizmalar sonucunda yaygınlaşmasıdır.
Adaptasyon,bireyin hayatı sırasında kazandığı bir özellik değildir.
Kalıtsal adaptasyona böceklerdeki renk değişikliği örnek verilir. Bu böceklerin yaşadığı ortamda koyu renkli bireyler kuşlar tarafından daha az fark ediliyorsa, bu bireyler ortalama olarak daha fazla hayatta kalıp daha fazla yavru bırakabilir. Eğer renk özelliğinin genetik temeli varsa, sonraki nesillerde koyu renkli bireylerin oranı artabilir.
Burada önemli nokta şudur: Çevre, canlıya ihtiyacı olan özelliği doğrudan kazandırmaz.
Lamarckçı model, yani, çevre → kazanılmış özellik → kalıtım, şeklindeki bir yaklaşım modern genetik açısından, kalıtım mekanizmasının genel açıklaması olarak kabul edilmemektedir. Yani ferdin organlarını kullanması veya kullanmaması sonucu vücudunda meydana gelen değişiklik onun yavrularına genetik olarak aktarılmaz. Böyle bir düşünce günümüzde geçerli değildir.
Genetik çeşitliliğin kaynakları arasında:
- Mutasyonlar,
- Genetik rekombinasyon,
- Kromozomal değişiklikler,
- Gen akışı
gibi mekanizmalar bulunur.
Özellikle eşeyli üremede mayoz ve döllenme sırasında meydana gelen genetik kombinasyonlar, popülasyon içerisinde çok sayıda farklı genotipin oluşmasına katkıda bulunabilir.
Doğal seçilim açısından kritik nokta ise şudur:
Bir özellik popülasyonda farklılık gösteriyor ve bu farklılık kalıtsal ise, çevre şartları bu varyantların bazıları lehine seçilim oluşturabilir. Böylece belirli özelliklerin popülasyondaki sıklığı nesiller boyunca değişebilir.
Adaptasyonun kalıtsal olabilmesi için ne gerekir?
Bir özelliğin evrimsel anlamda kalıtsal adaptasyon haline gelebilmesi için birkaç şartın bir arada bulunması gerekir.
1. Varyasyon
Popülasyondaki bireyler arasında özellik bakımından farklılık bulunmalıdır.
2. Kalıtılabilirlik
Bu farklılık en azından bir kısmı genetik olarak nesiller arasında aktarılabilir olmalıdır.
3. Farklı üreme başarısı
Özelliğe sahip bireyler çevrenin etkisiyle ortalama olarak daha fazla hayatta kalabilir veya daha fazla yavru bırakabilir.
Nesiller boyunca frekans değişimi
Avantaj sağlayan varyantın popülasyondaki sıklığı zaman içerisinde artabilir. Bu dört unsur bir araya geldiğinde adaptif değişim ortaya çıkabilir.
Bir canlı türünden başka bir türün meydana gelmesini sağlayacak tarzda bir adaptasyon canlılar âleminde görmek mümkün değildir.
İnsanlarda kalıtsal adaptasyon örnekleri
İnsanlarda da çevre şartlarına bağlı genetik adaptasyonlara ilişkin araştırmalar bulunmaktadır. Bunlardan en bilinen örneklerden biri laktoz toleransıdır. İnsanların çoğunda süt şekerini parçalayan laktaz enziminin üretimi çocukluk döneminden sonra azalır. Ancak bazı insan popülasyonlarında yetişkinlikte de laktaz üretiminin devam etmesini sağlayan genetik varyantlar yüksek frekansa ulaşmıştır.
Laktaz enziminin üretimi çocukluk döneminde yüksektir. Daha sonra azalır. Devamlı sütle beslenenlerde bu enzimin yüksekliği dikkat çekici gözüküyor. Bu yükseklik adaptasyon olarak ifade ediliyor.
Bunun özellikle uzun süreli hayvancılık ve süt tüketimiyle ilişkili popülasyonlarda seçilimle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.
Antibiyotik direnci kalıtsal adaptasyon mudur?
Bakteri popülasyonlarında antibiyotiklere direnç sağlayan genetik varyantlar bulunabilir veya yeni mutasyonlarla ortaya çıkabilir. Antibiyotik uygulandığında duyarlı bakteriler ölürken dirençli bakteriler hayatta kalabilir ve çoğalabilir.
Bu, doğal seçilimin kalıtsal özelliklerin popülasyondaki frekansını nasıl değiştirebildiğini gösteren örneklerden biridir.
Burada önemli olan bakterilerin farklı dozdaki ilaçlara karşı dayanıklılık kazanmasıdır. Bu karakterler çevreden kazanılmıyor. Çevre, canlının bünyesine yerleştirilmiş o karakterlerin açığa çıkmasını sağlıyor.
Burada dikkat edilmesi gereken şudur:
Bu bakteri ya da her hangi bir böcek ya da canlı, çevrenin şartlarına uygun karakterleri meydana getirecek genlere sahip ise o canlı bu çevrede, başka çevrede sahip olmadığı karakteri gösterebilir. Ama bu fertlerin bulunduğu popülasyonda farklı bir ferdin meydana geldiği gözlenmiyor. Bakteri ise yine bakteri olarak kalıyor ya da hamam böceği ise yine farklı karakterlere sahip bir hamam böceği olarak görülüyor
Şunun da bilinmesi lazım. Bir canlıda görülen her değişim bir adaptasyon değildir. Genelde çevreye uyum tarzında ifade edilen adaptasyon, mevcut genetik yapının yeni çevreye göre açılımıdır. Siz bunu, normal kıyafetli bir kimsenin, normal ayakkabı yerine spor ayakkabısını giymesi gibi düşünebilirsiniz.
“Kalıtsal adaptasyon” tartışmalarında günümüzde epigenetik mekanizmalar da gündeme gelmektedir.
Epigenetik, DNA dizisinin kendisi değişmeden genlerin ifade edilme biçiminde meydana gelen değişiklikleri ifade eder. DNA metilasyonu ve histon modifikasyonları gibi mekanizmalar gen aktivitesini etkileyebilir.
Bazı epigenetik değişiklikler hücre bölünmeleri sırasında aktarılabilir. Bazı durumlarda kuşaklar arasında aktarım da gözlenebilir. Bunda spor ayakkabı değil, ayağın da yerine göre plastikten yapılması gibi bir değişiklik düşünebilirsiniz.
Sonuç olarak,
Adaptasyon ne şekilde olursa olsun yeni ve farklı bir popülasyonun ya da canlı çeşidinin ortaya çıkması için esas değildir.
Laktaz enzimi insanda artsa ne olur, azalsa ne olur? Bu, bir kimsenin şeker hastası olması gibi bir şeydir. Bu enzimin artması veya azalması bir insanı başka bir canlıya mı dönüştürecektir?
Adaptasyonla bir virüs, bir bakteriye bile dönüşmezken, insanın ağaçtan maymun şeklinden yere inip günümüzdeki insanı verdiği şeklindeki ifadenin bilimsel hiçbir dayanağı yoktur. Dikkate almaya değmez.
İslami düşünceye göre her türlü yaratılış Allah’a aittir. Varlıkların yaratılışının nasıl olduğunu araştırma bilimin görevidir. İnsanın yaratılışını Allah gayet açık şekilde bildiriyor. İlk insan Hz. Âdem’in topraktan yaratıldığını, diğer varlıkların da sudan yaratıldığını beyan ediyor. Varlıkların yaratılışı ile ilgili olarak bilimin yorum ve değerlendirmesi bu ifadelere uygun değilse, bir Müslüman Kur’an’ın bildirdiği yaratılışa inanır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Adaptasyon nedir; adaptasyonla DNA’ya yeni bilgi eklenmesi mikroskopta görülemez mi?
- Escherischia Coli deneyi evrime delil midir?
- Adaptasyon genetik potansiyel nispetinde gerçekleştiği ifade ediliyor. Peki, genetik yapı da hiç değişiklik olmaz mı? Portakal ağacı örneğinizi ele alırsak, tüylenmenin ancak genlerinde varsa olacağı ifade edilmiş. Böyle bir şey genlerinde yoksa bir daha
- Epigenetikle yeni türler meydana gelebilir mi?
- Evrim Teorisini savunanlara ne cevaplar verirsiniz?
- Bakterilerdeki üreme evrim mi yaratılış mı?
- Canlı telef olmadan bir türden diğerine geçebilir mi?
- Evolüsyon ve Mutasyon nedir?
- Mikro Evrimi doğru kabul etmek İslam ile çelişir mi?
- Doğal seçilim (Tabii seleksiyon) nedir? Bununla canlılar değişiyor mu?