Kainatın, kıyametten sonra kırk / 40 yıl o vaziyette kalmasının hikmeti nedir?

Tarih: 04.04.2014 - 08:32 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kıyamet koptuktan ve tüm melekler öldükten tam 40 yıl sonra Hz. İsrafil tekrar diriltilecek ve sura 2. kez üfleyecek...

- Şimdi buradaki 40 yılın hikmeti nedir? Neden 40 yıldır? Bundaki maksat nedir?

(Hikmetini öğrenmek için soruyoruz, haşa ittiham etmek için değil)

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hz. Ebu Hureyre “iki nefh (sura üfleme) arasında kırk var” deyince, ona bunun gün, ay yahut yıl mı olduğunu sordular. O bu sorulara karşı hep: “Bunu kesin olarak söyleyemem.” diye cevap verdikten sonra şunu ilave etti: “Sonra Allah gökten bir su / yağmur indirir ve insanlar -bitkilerin bittiği gibi- biterler. İnsanın her tarafı çürür, sadece 'acbu’z-zeneb' (kuyruk sokumu) çürümez. Kıyamet günü halk / yaratma işi bundan inşa edilir.” (Buhari, Tefsiru sureti 78/1; Müslim, Fiten, 141/2955)

- Nevevi, bazı kaynaklarda Ebu Hureyre’den başkasından yapılan bazı rivayetlerde “kırk yıl” ifadesine yer verildiğini belirmiştir. (Nevevî, Şerhu Sahihi Müslim, 18/92) Ancak kaynağın adını vermemiştir.

- İbn Hacer, “kırk” yerine “kırk sene” diyen rivayetlere yer vermiş ve hepsinin zayıf olduğuna işaret etmiştir. (bk. Fethu’l-Bari, 8/552)

- Buna göre önce şu tespiti yapalım ki, “iki üfürüş arasındaki sürenin kırk gün, kırk ay veya kırk sene” olduğunu kesin olarak söyleyemeyiz. Bu, çok az bir zaman dilimine işaret olmak üzere "kırk an" da olabilir.

- İster gün, ister ay, ister yıl olsun, bizim için -sorudan anladığımız kadarıyla- kırk sayısının hikmeti önemlidir. Bu konuda şu noktalara işaret etmekte fayda vardır:

a) Kırk sayısı, yetmiş sayısı gibi Araplarda çokluğu ifade eder. Buna göre, iki üfürüş arasında belli bir süre vardır.

b) Bir hadis-i şerifte, anne rahmindeki ceninin gelişmesiyle ilgili safhalardan söz edilmiş ve bu safhaların her birisi “kırk günlük” bir süre olarak ifade edilmiştir. (bk. Müslim, Kader,1, h. no 2643)

- İnsanların, kabrin rahminde yeniden diriltilip bir doğumla öte dünyaya ayak basmasının kırk (gün, ay veya sene olarak) ifade edilen bir süreç geçirmesi, anne rahmindeki ilk yaratılış safhaları olan kırk günlük süreçlere uygundur.

- İlgili hadiste: “Allah gökten bir su / yağmur indirir ve insanlar -bitkilerin bittiği gibi- biterler” manasına gelen ifadesi, yaptığımız benzetmeyi desteklemektedir.

Yani, ilk yaratılışta anne rahmine bir babadan “meni” adında bir yağmur söz konusu olduğu gibi, ikinci yaratılışta da “bulutlardan yağmur suyu toprak rahmine düşer ve o rahimdeki insan yine kırk günlük (veya aylık-senelik) bir süreçte tekemmül edip var olacaktır. Bu tasvir,  ilahî sünnet olarak son derece hikmetli görünmektedir.

İkinci dirilişte ilahi kudret esas olmakla beraber, yine de hikmetin de devrede olması “sünnetullah” bakımından anlaşılır bir hakikattir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun