İyiliği emretmeyen günahtan sakındırmayan küfre mi girer?

Tarih: 04.01.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

“Allah’ın benden önceki ümmetlere gönderdiği her Nebinin, ümmeti içerisinde sünnetine uyan ve emirlerini yerine getiren bir kısım yardımcıları ve arkadaşları vardır. Nebilerden sonra gelen ve yapmayacakları şeyleri söyleyen ve emir olunmadıkları işleri yapan, bir takım nesiller zuhur etti. İşte kim bunlara karşı, eliyle, diliyle ve kalbiyle mücadele ederse, işte onlar, mümindir. Bunun ötesinde(ki davranışlarda) ise, hardal tanesi kadar bile iman (göstergesi) yoktur.”
Bu hadis ışığında ve eliyle diliyle, kalbiyle mücadele edin hadisi ışığında kalp ile dahi buğz edilmezse küfre mi giriyoruz? Bir de ben üniversite okuyorum ve etrafımda çok sayıda başı açık kadın var onları her gördüğümde her kişiye ayrı ayrı kalpten buğz etmem mi gerekir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadis Müslim’de geçmektedir. (bk. Müslim, iman, 20)

Ahmed b. Hanbel’in rivayetinde “İşte kim bunlara karşı, eliyle, diliyle ve kalbiyle mücadele ederse…” ziyadesi yoktur. (bk. İbn Hanbel, Musned, 7/387)

Başta Nevevi, İbn Hacer olmak üzere baktığımız değişik kaynaklarda bu konuyla ilgili bir açıklamaya rastlayamadık.

Bununla beraber, bazı alimlerin bu konudaki görüşleri şöyledir:

Allah’a karşı yapılan isyanlarla mücadelede imanın üç mertebesi vardır:

a) Eliyle günahı engellemek.

b) Diliyle müdahale etmek.

c) Kalbiyle karşı çıkmak.

- İlk iki şekilde mücahede imkanı bulamayan  kimsenin yapabileceği bir tek yol vardır o da kalbiyle buğz etmek. Eğer elinden gelen bir mücahede şekli olan kalbiyle de karşı çıkmıyorsa, Allah’a isyan edilmesini hoş karşılıyor, Allah’ın haram kıldığını helal sayıyor demektir. Bu ise iman dairesinden çıkmak anlamına gelir. (bk. Aliyyul-Kari, Mirkatu’l-Mefatih, 1/241-242)

- İnsan -özellikle günahların yaygın olduğu bu çağda- her zaman gördüğü bir günah ile ilgilenmeyebilir. Çünkü, el ve dil ile karşı çıkmak pek mümkün görünmemektedir. Kalb ile karşı çıkmak şarttır. Ancak, çarşıda pazarda yüzlerce günahı her gördüğünde kalbini oraya yönlendirmesi ve buğz etmesi de kolay değildir.

Önemli olan, ilgili günah konuşularak ve düşünülerek söz konusu olduğu takdirde onu kalbiyle beğenmemek, onu çirkin görmektir. 

Özetle, bir tergib üslubunu da içeren bu hadisin ifadesinden “her başı açık kadın gördüğümüzde hemen fikren onunla ilgilenip buğzunu aktif hale getirmesinin gerekliliği” anlaşılmamalıdır. Çünkü, fikren ilgilenmek bazen ters tepki yapabilir ve kişiye o haramı güzel gösterebilir. 

Zira “Fena şeylerle meşguliyet fena tesir eder. Fena iz bırakır. Hususan böyle bir asırda "Batılı iyice tasvir etmek, safî zihinleri idlâldir."

Evet menfîlikleri öğrenerek mücadele edeceğim gibi saf bir niyetle başlayıp, menfî şeylerle meşgul ola ola dinî bağları ve dinî salabet ve sadakatı eski haline nazaran gevşemiş olanlar olmuştur.” (bk. Nursi, Tarihçe-i Hayat, 691)

“Bâtılı iyice tasvir etmek, safî zihinleri idlâldir." düsturuna binaen denilebilir ki, “Bâtılı iyice tasavvur etmek de, safî zihinleri idlâl eder." 

İlave bilgi için tıklayınız:

"Kişi değiştirmeye güç yetiremiyeceği bir münkeri (sakıncalı eylemi ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun