İş saatinde namaz kılmaktan dolayı hak geçer mi? Gayri müslim ülkede yaşıyorum. İş yerinde sorun olmaması için namazlarımı evde kılıyorum. Bir sitede, böyle yapmanın şirk olduğu yazmaktadır, doğru mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Namaz, vakit içerisinde kılınan bir ibadettir. Bu bakımdan vaktinde kılınmadığı takdirde günah işlenmiş olur. Yoksa vakti içinde namazını kılmayan kimseyi şirkle suçlamak caiz değildir.

Namaz, vaktinde kılınması farz olan bir ibadettir. Her ne olursa olsun mutlaka vakti içinde kılınmalıdır. Amirin namaz kılanlara müsade etmesi de farzdır. Bu nedenle iş yerinde de olsa Allah'ın emrettiği namaz kılınmalıdır. Bu açıdan vaktinizi boşa geçirmemek şartıyla ve eğer çok acilse sadece farzları kılmak suretiyle de olsa namazı kılmak gerekir. Bu kul hakkına girmez. Çünkü bu bir ihtiyaçtır. Örneğin tuvalet ihtiyacı olan bir kimse işi bırakıp gitse, ihtiyacını giderse kul hakkına girmediği gibi, namaz da ruhun ihityacı ve Allah'ın emridir. Bu da kul hakkına girmez.

Şirk: Allah’a ortak koşma... Bunun bir zâhiri, yâni “açığı” var; bir de “hafîsi”, yâni gizlisi. Zâhir olanı, bildiğimiz şirk. Yaratılmışı yaratanla bir tutma cinayeti. Allah’ın yarattığı bir kul olduğunu unutup, kulun yaptığına tapma cinneti. İnsanı hayvandan çok aşağı düşüren dehşetli çöküş.

Hafî şirke gelince, bu her mümin için büyük bir tehlike. Tehlike büyük, çünkü gizli. Ve yine tehlike büyük, çünkü nefis ondan yana. Bununla beraber her gizli şirke girene kafir denilmez.

Bir tarafta İlâhî irade, beride nefsin arzusu. İnsan, “Rabbim böyle emrediyor, ama ben nefsimin dediğini yapacağım.” dercesine, İlâhî rızaya zıt hareket ettiğinde şirk-i hafî ile karşı karşıya demektir. Bu şirkte, Allah’ın emirlerine karşı koyma niyeti olmadıkça insan küfre girmez, o ancak fâsık olur, günahkâr olur.

Bir de bu hafînin bir derece daha perdelisi, tabiri caizse hafînin de hafîsi bir şirk var ki, fiil âleminde değil, his âleminde, kalp âleminde cereyan eder. İnsanlar mânen terakki ettikçe şirk de gittikçe perdelenir...

Sebeplere olduğundan fazla önem vermek de gizli şirk. Bir işin tahakkukunda sebebin hakkı “bir” iken, ona “yüz katı” fazla değer biçilirse, doksan dokuzu gizli şirk hesabına geçer... İnsanın kendi nefsine fazlaca güvenmesi, bütün lâtifelerini onun emrine vermesi de gizli şirk.

Buna sadece bir tek misal: Cebbar ve Mütekebbir ancak Allah’tır. İnsan, Allah’ın kendisine bahşettiği varlığı, kuvveti, ilmi, o’nun huzurunda o’nun kullarını ezmekte kullanırsa Cebbar ve Mütekebbir olmaya özenmiş ve gizli şirke girmiş olur.

Resulûllah (asm) Efendimiz, “Felak” için,

“Cehennemden bir zindandır, onda cebbarlar, mütekebbirler hapis olunur ve Cehennem ondan Allah’a sığınır.” (Deylemi, 3/217; Kenzu’l-Ummal, h.no:2954; Rivayetin zayıf olduğu söylenmiştir. bk. Şevkani, 5/640-641)

buyurmuştur. Ama gel gör ki cehennemin ürküp kaçtığına, nefsimiz can atıyor. Sadece bu bile, nefsin cehennemden çok daha tehlikeli olduğunu bildirmeye kâfi. Fakat bunu da yine o nefis yüzünden anlamaya yanaşmıyoruz...

Tüyler ürperten bir başka hadis-i şerif:

“İslâm dinini kabul etmiş birisi, herhangi bir şahsa zenginliği için saygı gösterirse, dininin üçte ikisi gider.” (Ancak rivayet zayıftır. bk. Beyhaki, Şuab, 12/373)

İslâm, tevhid dinidir. Bu kâinatın Sahibi ve Mâliki birdir. Her hayır, ancak o’nun hazinesindedir. İslâm, ne ışık için güneşe, ne tahıl için tarlaya, ne de serveti için zengine... Lâyık olmadıkları ölçüde minnettar olunmamasını ders verir. Herkes ve her şey, sadece birer sebep, birer vesile... Bütün nimetler, arz ve semanın Rabbinden geliyor.

Bu dersi alan fakir bir mü’min, bir zengine rızkını “o” veriyormuşçasına zillet gösterirse, tevhid inancı, yâni Allah’ı bir bilme itikadı zedelenebilir. Zengin olsun, fakir olsun her insan, ancak başta iman olmak üzere, ahlâk, fazilet, ilim, irfan, dürüstlük gibi sıfatları için sevilir. Zenginlik, tek başına bir sevgi vesilesi değildir.

Bir zengin de bu hadis-i şerifi okuduğu zaman, kimseyi minnet altında bırakmaz. Yaptığı iyiliklere, ettiği ihsanlara karşı, aşırı bir hürmet beklemez. Aksi takdirde, karşı tarafın şeref ve haysiyeti yanında, diniyle de oynamış olacağını bilir.

İlave bilgi için tıklayınız:

ŞİRK...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR