İnsanın vücudundan çıkan, ama abdesti bozmayan her şey temiz kabul edilir mi?

Soru Detayı

- Mesela ağız dolusu olmayan kusuntu, necis değil midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Necasetler, necaset-i ğaliza ve hafife olarak iki kısımdır:

Necaset-i ğaliza; ağır necaset anlamına gelmekte olup insan dışkı ve idrarı, kan, irin, kusmuk, şarap, leş, eti yenmeyen hayvanların dışkı, idrar ve salyaları, kümes hayvanlarının pislikleridir. Giysilerde, bedende veya namaz kılınacak yerde bu pisliklerden birinden, katı ise bir dirhemden (yaklaşık 3 gr.) fazlası; sıvı ise avuç içinden / el ayasından fazla bir alanı kaplayacak miktarı namazın sıhhatine engel olur.            

Necaset-i hafife; hafif necaset anlamına gelmektedir. Kümes hayvanları dışındaki eti yenen ehli hayvanların dışkı ve idrarları ile kuşların pislikleri bu tür necasettendir. Bunların beden veya elbisenin 1/4 ‘inden fazlasına bulaşması halinde namaz sahih olmaz. Bu miktarlardan az olan ise namaza mani değildir. Fakat bu pislikleri tamamen temizlemek mümkünse bunlarla namaz kılmak mekruhtur (İbn Abidin, Reddu’l-muhtar, I, 209-210).          

Asıl olarak, insanın midesinden gelen ve ağız dolusu olan kusmuk, necistir; bebek kusmuğu da buna dahildir. Bir bebeğin emdikten hemen sonra kusması ve içtiği sütün olduğu gibi geri gelmesi halinde bu kusmuk da Hanefi mezhebine göre pistir.

Kusmuk, necaset-i ğaliza hükmünde olduğundan, bir elbiseye bulaştığında, katı bir halde bulaştı ise bir dirhemi, yani yaklaşık 3 gr.ı geçtiğinde namaza mani olur. Sıvı bir halde bulaştığında ise, avuç ayası kadar olan bir alan ve daha fazlasını kapladığında namaza mani olur. Bu miktarlardan az olan kusmuk ise ruhsat kapsamında olup namaza engel olmaz. Ancak insanın bedeninde, elbisesinde veya namaz kılacağı yerde bulunan az veya çok her türlü pisliği temizlemesi namazın ruhuna yakışır bir davranış olduğundan, temizleme imkanı olduğu halde az da olsa bu pislikle namaz kılmak mekruhtur (İbnü’l-Hümam, Fethu’l-Kadir, I, 48, Beyrut, 1424/2003; İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 266, Beyrut, 1423/2003).          

Hz. Peygamber (s.a.s.)’in kusmaktan dolayı abdest aldığı rivayet edilmiştir (Tirmizi, Taharet, 64). Ancak bunun ağız dolusu olması gerekir (Meydani, el-Lübab, I, 18).

Ağız dolusu kusulan şey, ister yemek ister safra ister kan olsun, abdesti bozar. Balgam ise tükürük hükmünde olup abdesti bozmaz. Ağız dolusu sayılmanın ölçüsü, gelen kusmuğun zorlanmadan tutulamayacak bir durumda olmasıdır. Aynı mekanda gelip, toplamı ağız dolusu olan kusmukla da abdest bozulur (Merğinani, el-Hidaye, I, 14; Mevsıli, el-İhtiyar, I, 10).      

Bu açıklamalara göre, kusuntu ağız dolusu olursa abdesti bozar, bundan az olursa abdesti bozmaz. Ancak, ağız dolusundan az olan kusmuğun abdesti bozmaması, bu miktarın temiz olduğu anlamına gelmez. Nitekim kusuntu aslı itibariyle necis olduğu için, bir dirhem miktarından az olan kusmuk elbiseye bulaştığı zaman da bunun temizlenmesi gerekir.      

Dolayısıyla, “insanın vücudundan çıkan, ama abdestini bozmayan her şey temiz kabul edilir” ifadesi doğru değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR