İnsanı alçakgönüllü yapan hata, insanı kibirli yapan başarıdan üstün mü?

Tarih: 17.06.2026 - 10:53 | Güncelleme:

Soru Detayı

 İnsanı alçakgönüllü yapan hata, insanı kibirli yapan başarıdan üstündür ifadesi;
- Günahı küçümsemek kapsamına girer mi?
 - Bu ifade günahı güzel görmek anlamında gelir mi?
 - Bu ifadeye inanmak Müslümanı dinden çıkarır mı?
 - Bu ifade İslam'ın reddettiği bir ifade mi yoksa tam tersi mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu söz ilk bakışta bazı kimselere garip gelebilir. Hatta "Günah mı övülüyor?", "Başarı kötü mü görülüyor?" veya "Bu söz İslam'a aykırı mı?" gibi sorular akla gelebilir. Oysa sözün vermek istediği mesaj bunların hiçbiri değildir.

Öncelikle İslam'a göre günah yine günahtır, sevap da sevaptır. Hiçbir hata veya günah, sırf kişiyi alçakgönüllü yaptı diye iyi ve meşru hâle gelmez. Aynı şekilde hiçbir ibadet veya başarı da kişiyi kibirli yaptı diye özünde kötü olmaz. Ancak amellerin insanın kalbinde meydana getirdiği sonuçlar da son derece önemlidir.

Bu sözün anlatmak istediği hakikat şudur:

Bazen insan bir hata işler, kusurunu fark eder, pişman olur, nefsinin acizliğini anlar ve Allah'a yönelir. Bu hata onun tevazu sahibi olmasına, kendisini beğenmemesine ve Rabbine daha çok bağlanmasına vesile olur. Buna karşılık bazen de insan bir başarı elde eder, bir ibadet yapar veya bir hayır işler; fakat bunun sonucunda gurura kapılır, kendisini başkalarından üstün görür ve kibre düşer. İşte bu durumda görünüşte güzel olan amel, kötü bir meyve vermiş olur.

Nitekim şeytanı mahveden şey, bilgisizliği veya ibadetsizliği değil; kibri olmuştur. Buna karşılık Hz. Adem'in (as) hatadan sonra tövbe edip Rabbine yönelmesi, onun yüceliğine vesile olmuştur.

Bu sebeple alimler, insanı Allah'tan uzaklaştıran bir iyiliğin tehlikesine ve insanı Allah'a yönelten bir pişmanlığın değerine dikkat çekmişlerdir.

Kur'an-ı Kerîm'de de yapılan iyiliklerin kibir, gösteriş ve başa kakma sebebiyle değerini kaybedebileceği bildirilmiştir:

"Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın." (Bakara, 2/264)

Demek ki asıl değer, yalnızca yapılan işte değil; o işin insanın kalbinde meydana getirdiği neticededir. Güzel bir amel tevazu, şükür ve kulluk şuuru doğuruyorsa gerçek güzelliğini korur. Fakat kibir, gurur ve kendini beğenmişlik doğuruyorsa o amelin bereketi zedelenmiş olur.

Bu nedenle "İnsanı alçakgönüllü yapan hata, insanı kibirli yapan başarıdan üstündür." sözü günahı övmek veya günahı güzel görmek anlamına gelmez. Bu söz, kibirin ne kadar tehlikeli; tevazu ve pişmanlığın ise ne kadar kıymetli olduğunu vurgulayan hikmetli bir ifadedir.

Dolayısıyla bu ifade, günahı küçümsemek kapsamına girmez, günahı güzel görmek anlamına gelmez, buna inanmak Müslümanı dinden çıkarmaz; aksine, insanın kalp ve nefis terbiyesinde önemli bir hakikati hatırlatır. Çünkü Allah katında asıl tehlike, kusurunu bilen bir günahkâr olmak değil, kendisini kusursuz gören kibirli bir insan haline gelmektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun