İman sahibinin, rahat etmek için Rabbine kavuşmaktan başka yolu yoktur, sözü hadis mi?

Tarih: 29.06.2018 - 00:07 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Abdülkadir Geylani el-Fethu'r-Rabbani isimli eserinde geçen bu hadisin kaynağı nedir?
- Ve bu hadisi açıklar mısınız? Ne demek?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"İman sahibinin, rahat etmek için Rabbine kavuşmaktan başka yolu yoktur." anlamında Hz. Peygamber (asm)'in hadisi olarak gelen merfu bir rivayete rastlayamadık.

- Kaynaklarda, bu ifadeler sahabelerin ve diğer büyük zatların bir sözü olarak nakledilmektedir.

Abdullah b. Mübarek, İmam Ahmed b. Hanbel (kısaca), İbn Asakir, Suyuti, bu ifadeyi İbn Mesud’un sözü olarak nakletmiştir. (bk. Abdullah b. Mübarek, ez-Zuhd, 1 /6; İbn Hanbel, ez-Zuhd, 1/128; İbn Asakir, Muhtasaru Tarihi Dımaşk, 14/69; Suyuti, ed-Durru’l-Mensur, 5/106)

İmam Gazali, bunu aynı manayı ifade eden benzer sözcüklerle, Hasan Basri’nin ifadesi olarak nakletmiştir. (bk. İhya, 4/465)

- Bu ifadenin açıklaması:

Şunu belirtelim ki, kaynaklarda bunun fazla bir açıklamasına rastlayamadık. Bununla beraber, denilebilir ki, bunun manası şöyle olabilir:

Samimi bir mümin Allah’a kavuşmadan rahat etmez. Dünyada iken, hesap gününü düşünüp tedirgin olur. Hayatı boyunca Allah’ın emrettiği gibi istikametini düzeltebilir mi? Bundan emin değil... Fakat Allah’a -mümin olarak- kavuştuğunda, onun rahmetine mazhar olacağı için rahatlar, artık tüm kaygıları gider. Rahatı Allah’a kavuşmakla olan kimse için Allah kâfidir...

Şöyle bir yorum yapmak da mümkündür:

Her şeyin dizgini elinde, her şeyin anahtarı yanında olan Allah’a iman etmiş bir müminin rahatı, Allah ile birlikte olduğunu idrak ettiği zamandır. Yani buradaki “lika” (kavuşma) gerçek anlamda öldükten sonra değil, mecaz manada bu dünyada Allah’ın gözetiminde, korumasında olduğunu düşündüğü zamandır.

Örneğin, bir depremde mal, can kaybına uğramışsa, Allah’ı düşünüp rahat eder. “Allah ölülerimi şehit derecesine çıkardı, malımı bir sadaka olarak kabul buyurdu.” der, rahat eder.

Böyle dinamik bir iman şuuruna sahip kimsenin rahatı, huzuru ancak Allah’ı düşündüğü zaman söz konusu olur. Hadisteki “mümin” sözcüğü bu gerçeklere işaret etmektedir. Evet, iman der: “Allah bes, gayrı heves!”

Bediüzzaman Hazretlerinin aşağıdaki ifadeleri de bu hadisin açıklaması gibidir:

“Evet, madem Allah var ve ilmi ihata eder. Elbette adem, idam, hiçlik, mahv, fena; hakikat noktasında ehl-i imanın dünyasında yoktur ve kâfir münkirlerin dünyaları ademle, firakla, hiçlikle, fânilikle doludur. İşte bu hakikati, umumun lisanında gezen bu gelen darb-ı mesel ders verip, der: 'Kimin için Allah var, ona her şey var ve kimin için yoksa, her şey ona yoktur, hiçtir.'"

"Elhasıl: Nasıl ki iman, ölüm vaktinde insanı idam-ı ebedîden kurtarıyor; öyle de herkesin hususî dünyasını dahi idamdan ve hiçlik karanlıklarından kurtarıyor."

"Ve küfür ise, hususan küfr-ü mutlak olsa; hem o insanı, hem hususî dünyasını ölümle idam edip manevî cehennem zulmetlerine atar. Hayatının lezzetlerini acı zehirlere çevirir. Hayat-ı dünyeviyeyi ahiretine tercih edenlerin kulakları çınlasın. Gelsinler, buna ya bir çare bulsunlar veya imana girsinler. Bu dehşetli hasarattan kurtulsunlar!” (bk. Sözler, s. 462)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun