İmamın abdestinin bozulması, istihlaf: Farz namazını kılarken imamın abdesti bozulursa cemaat ne yapmalıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İmam namaz kıldırırken abdesti bozulursa cemaat namazı bozmaz. İmam yerine başka birisini geçirerek namaz bitirilir. Ancak imam abdesti bozulduktan sonra namazı bozacak bir hareket yaparsa, namaz iade edilmesi gerekir.

İmam namaz kıldırırken, rükûda abdesti bozulur, fakat o yine "Semiallahu limen hamidehu" diyerek başını kaldırır veya secdede abdesti bozulur, o bir rükün edâ etmeyi dileyerek "Allahü ekber" di­yerek başını kaldırırsa, hem kendisinin, hem cemaatin namazı bozulmuş olur. Ama bir rüknü yerine getirmeyi dilemeden böyle yapar­sa, farklı iki görüş vardır.(El-Kâfi / El-Mervezi.)

İmam secdede iken abdesti bozulur ve o da "Allahü ekber" di­yerek başını kaldırırsa, namazı bozulmuş olur. Tekbir getirmeden kaldırırsa namazı bozulmaz, yerine bir adam geçirerek namazın ta­mamlanmasını sağlar.(Fetâvâ-yi Hindiyye)

Uyukluyarak abdesti bozulur ve bir müddet sonra uyanırsa, ye­niden abdest alıp namazı kaldığı yerden tamamlar. Ama uyandıktan sonra az da olsa bir süre beklerse, namazı bozulur. Yeniden iadesi gerekir.(Mi'racü'd-Diraye)

Şartlardan biri de, abdesti bozulduktan sonra namaza aykı­rı bir fiilde bulunmaması,

O halde namazda abdesti bozulduktan sonra yürüyüp abdest al­manın dışında başka bir harekette bulunur veya konuşur, güler ve­ya bir şey yer ya da içerse namaz bozulur. Abdest aldıktan sonra ye­niden kılması gerekir.

Namazda abdesti bozulduktan sonra yeniden abdest alırken av­ret yeri açılırsa, namazı bozulur, yeniden kılması gerekir.(El-Bedayil / Kâsani.)

Ancak abdest alırken elde olmayan sebeplerle avret yeri açılır ve bundan sakınması mümkün olmazsa, Kadı Ebü Ali en-Nesefî'ye göre, namazı-bozulmaz, kaldığı yerden tamamlayabilir.(En-Nihaye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

"İstihlâf" kelimesinin fıkıh literatüründeki ikinci anlamı, namaz anında abdesti bozulan imamın yerine cemaatten birisini imam tayin etmesi, şeklinde ifade edilmektedir.

İmam, namaz anında iken abdesti bozulduğunda, burnu kanamış veya buna benzer bir mazereti varmış izlenimi vererek, cemaatten birisini mihraba çekip onu imam tayin edebilir. Namaza başlanıldığında imamlık yapmaya haiz biri istihlâf yoluyla imamlık yapabilir. Namaza başlanıldığında imamlık şartları kendisinde bulunmayan kişinin ise istihlâf yoluyla imamlık yapması caiz değildir.

Abdesti bozulan imam, yerine bırakacağı kişinin namazın tümünü cemaatle kılan birisi olmasına dikkat eder. Zorunlu olmadıkça cemaate sonradan katıları ve namazın bir kısmını kılamamış bulunan birisine imamlık verilmez. Eğer böyle bir durum söz konusu olursa, namazın normal rekâtlarının tamamlanmasıyla cemaate sonradan katılan, buna rağmen istihlâf yoluyla imam tayin edilen kişi, namazın bitiminde selâm vermeden kendi yerine namazın tümünü kılan birisini bırakır. İmamlığa yeni geçen şahıs selâm verince o da namazının yarım kalan kısmını tamamlar.

Abdesti bozulan imamın yerine imam olan kişi, imamın namazı nerede bıraktığını kestiremiyorsa, bunu imamdan sormaya lüzum duyuyorsa, imam ona işaret yoluyla namazın neresinde kaldığını anlatmaya çalışır. Eğer bu mümkün olmaz, imam konuşursa namaz bozulur ve tekrarı gerekir.

Abdesti bozulan imam, yerine birisini imam tayin etmeksizin camiden çıksa veyahut boş bir alanda kılınan namazda safları geçerek ilerlese namaz bozulmuş olur. Ancak imamın, yerine birisini bırakmadan cemaati terkettiğinde hemen cemaatten birisinin imam olması halinde eğer imam henüz camiden çıkmamış olursa, yerine geçenin kıldırdığı namaz kabul olur ve tekrarı gerekmez. Cemaatin tek kişi olması halinde ise, o kişi imamın yerine geçerek namazını tamamlar.

Namazda imamın ayeti yanlış okuması halinde, bu yanlışını iki kez geri dönüş yaptığı halde gideremezse, okumuş olduğu ayetin zamm-ı sure kadar olduğuna kanaat getirirse rükûa gider, ancak bu da mümkün değilse başka bir ayet okur, bunu da beceremezse yerine birisini istihlâf yoluyla imam tayin etmesi gerekir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorumlar

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.