İmam Zehebi’nin akidesi neydi?

Soru Detayı

- İmam Zehebi hangi akidede idi?
- Eşari mi yoksa Maturidi miydi?
- İbn Teymiyye’den etkilenmiş midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hadis hafızı, tarihçi ve kıraat âlimi olan İmam Zehebi, Ehl-i Sünnet ve'l-cemaat'ir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi’nde konuyla ilgili yapılan açıklama şöyledir:

Zehebi hakkında eski kaynaklarda mütekellim, müfessir gibi nitelemeler yapılmaması, hadis ve tarih alanındaki büyük otoritesinin diğer alanlardaki bilgisini gölgelemesi yüzünden olmalıdır.

Kendisi bazı önemli akaid kitaplarını ihtisar ettiği gibi kelâm ilmine dair telif eserler de ortaya koymuştur.

Zehebî’nin akaiddeki yolu hadise dayalı Selef yoludur.

Konuyla ilgili eserlerinde ağırlıklı unsur Kur'an ayetleriyle Hz. Peygamber (asm)’in hadisleridir ve bu metodundan dolayı bazı eleştirilere hedef teşkil etmiştir.

Akaide dair söz ederken, o konuda tartışmaya girmemenin daha doğru olduğunu söylese de (Tezkiretü’l-huffâz, II, 600) Mu‘tezile’nin bid‘at üzere bulunduğunu belirtmekte sakınca görmemiş (Tezkire, III, 1122), Yunan filozofları için ağır ifadeler kullanmıştır. (Ehlü’l-mi’e fe sâ’iden, s. 115)

Zehebî’nin muhtemelen hadis tahsiline yönelmesinden sonra önde gelen üç alimle kurduğu, hayatı boyunca süren yakın ilişki dikkat çekmektedir.

Bunlar Yûsuf b. Abdurrahman el-Mizzî, Takıyyüddin İbn Teymiyye ve Alemüddin el-Birzâlî’dir. Zehebî yaş itibariyle en küçüğü olduğu bu grubun üyeleriyle hem arkadaşlık kurdu hem de hoca-talebe ilişkisi içinde bulundu.

İlmî şahsiyetinin teşekkülünde her bir arkadaşının etkisi bulunmakla birlikte, İbn Teymiyye’nin, Zehebî’nin üzerindeki etkisinin çok daha fazla olduğunda şüphe yoktur.

Ancak Zehebî, İbn Teymiyye’ye olan hayranlığına rağmen gerektiğinde onu eleştirmekten geri kalmamış, bu konuda "en-Nasîhatü’z-Zehebiyye li’bn Teymiyye" adıyla bir de risale kaleme almıştır.

Öte yandan İbn Teymiyye ile yakınlığı ona bazı sıkıntılar da yaşatmıştır.

Nitekim Zehebi, fıkıhta Şafiî olmasına karşılık Hanbelî akaidini benimsediği ileri sürülerek eleştirildi, arkadaşı Yusuf b. Abdurrahman el-Mizzî’nin 742’de (1341) vefatı üzerine boşalan Dârülhadîsi’l-Eşrefiyye şeyhliğine getirilmesi söz konusu edildiğinde Eş‘arî olmadığı gerekçesiyle bu göreve tayini Şâfiîler tarafından engellendi. (Sübkî, Tabakat, VI, 170-171; bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Zehebi md.)

İlave bilgi için tıklayınız:

Selef alimleri müteşabih ayetlere nasıl inanırlardı?
Selefiler hakkında bilgi verir misiniz? Şu andaki Selefiliğin kurucusu ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
1.942 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR