İmam Rabbani fenni ilimlere karşı mıdır?

Tarih: 12.08.2018 - 20:16 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Mektubat ı Rabbani’de geçen 73. Mektupta yer alan sözünde boş şeylerle meşgul olma bahsinde,
“Ahiret ile alakası olmayan ilimler de dünyaya dahildir. Eğer astronomi, mantık, mühendislik ve buna benzer ilimler bir fayda olsaydı, felsefeciler kurtulanlardan olurdu.” ve devamın da ''Bu gibi ilimlerin caiz olabilmesi için gereken şart şeriat hükümlerini öğrenme ve kelam ilmindeki delilleri kuvvetlendirme niyetiyle olmalı. Yoksa hiçbir şekilde bunlarla meşgul olmak caiz değildir.''
- sözünü açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İslam dininde dünya ile ahiret iç içedir. İslam’ın izin verdiği, teşvik ettiği her dünya işi de uhrevi olarak kabul edilir.

Bunun en güzel bir açıklamasını, Bediüzzaman Hazretlerinin şu tespitinde görmekteyiz:

“Birinci Nokta: Ehl-i dalaletin vekili der ki: 'Ehadîsinizde (hadislerinizde) dünya telin edilmiş, "cîfe" ismiyle yadedilmiş. Hem bütün ehl-i velayet ve ehl-i hakikat, dünyayı tahkir ediyorlar. "Fenadır, pistir" diyorlar. Halbuki sen, bütün kemalât-ı İlahiyeye medar ve hüccet, onu gösteriyorsun ve âşıkane ondan bahsediyorsun?'"

ELCEVAB: 

Dünyanın üç yüzü var:

"Birinci yüzü: Cenab-ı Hakk'ın esmasına bakar. Onların nukuşunu gösterir. Mana-yı harfiyle, onlara ayinedarlık eder. Dünyanın şu yüzü, hadsiz mektubat-ı Samedaniyedir. Bu yüzü gayet güzeldir. Nefrete değil, aşka lâyıktır."       

"İkinci yüzü: Ahirete bakar. Ahiretin tarlasıdır, Cennetin mezraasıdır, rahmetin mezheresidir. Şu yüzü dahi, evvelki yüzü gibi güzeldir. Tahkire değil, muhabbete lâyıktır."

"Üçüncü yüzü: İnsanın hevesatına bakan ve gaflet perdesi olan ve ehl-i dünyanın mel'abe-i hevesatı olan yüzdür. Şu yüz çirkindir. Çünki fânidir, zâildir, elemlidir, aldatır. İşte hadîste vârid olan tahkir ve ehl-i hakikatın ettiği nefret, bu yüzdedir."

"Kur'an-ı Hakîm'in kâinattan ve mevcudattan ehemmiyetkârane, istihsankârane bahsi ise; evvelki iki yüze bakar. Sahabelerin ve sair ehlullahın mergub dünyaları, evvelki iki yüzdedir.” (bk. Sözler, s. 625-626)

- Şu iki hadis-i şerifi de kalbimizin cebine koyalım, unutmayalım:

"Kendisini ilgilendirmeyen / lüzumsuz işleri terketmesi, kişinin iyi Müslüman olduğunun göstergesidir.” (Tirmizi, Zühd, 11)

“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” (Buhârî, Mağâzî, 35)

Bu konuda onlarca ayet ve hadis zikredilebilir. Ancak özetleyen bir fezleke hükmünde olan bunlarla yetineceğiz.

- İşte İmam Rabbani Hazretlerinin ifade ettiği hususları, bu açıklamalar çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Yani, İmam Rabbani, dünyanın ilk iki yüzüne bakmayan, hadislerde ifade edilen lüzumsuz, menfaatsiz, materyalist bir ilimden sakınmanın gereğine işaret etmektedir. Yoksa, dünyeviliği uhrevileştiren her iş, her ilim, her amel güzeldir, hayırlıdır, sevaplıdır. İmam Rabbani gibi hakikatbin bir zatın bu incelikleri düşünmediğini düşünemiyoruz.

- Şunu da unutmamak gerekir ki, İslam alimleri kendi dönemlerinde gördükleri bazı olumsuzluklardan dolayı bazı ilim dallarına karşı çıkmışlardır. Örneğin, bir zaman bazı alimler, kelam ilmine karşı çıkarken, daha sonra gelen pek çok İslam alimi, kelam ilminin öğrenilmesini vücup derecesinde teşvik etmişlerdir...

Kuvvetli bir ihtimalle, İmam Rabbani de kendi döneminde söz konusu ettiği ilim dallarının olumsuz bir çizgide işletildiği için onlara dikkat çekmiş ve insanları “Allah’ım! Faydasız ilimden sana sığınırım.” (Tirmizî, Daavât, 68) manasındaki hadisin uyarısına kulak vermelerini istemiştir.

İlave bilgi için tıkalyınız:

Kainata ve içindekilere, Mana-yı harfî ve mana-yı ismî ile bakmak ne ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun