İmam-ı Rabbani Mektubat’ta cehri zikre bid'at derken, Abdulkadir-i Geylani’ye "zamanının en büyük evliyası" demektedir. Bu durumda Kadiri tarikatının cehri zikirle iştigal etmesi bid'at mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

 - Evet, İmam-ı Rabbanî “bazı alimlerin cehri zikrin bid'at olduğunu” söylediklerini bildirmiştir. (Mektubat: 266. Mektup) Onun ifadelerinden kendisinin de bu görüşte olduğu anlaşılmaktadır. Fakat onun asıl maksadı tesavvuf ritüellerinde yaşanan raks, teğannî gibi müsikî hâllerdir. Neyler, rakslar, halay çekmeler gibi durumlardır. 

- Abdulkadir Geylani, hemen hemen evliyaların ittifakıyla İmam Rabbani’den daha büyüktür. Bu sebeple, Kadirî tarikatindeki cehri zikri bid'at saymak mümkün değildir.

Bütün tarîkatların üssü’l-esası olan zikir, kalbi şeffaflaştırır; ona letafet kazandırır. O kalbi, ilham esintilerine duyarlı bir alıcı hâline getirir.

- Bediüzzaman Hazretleri de  Gavs-ı Azamın makamına şu sözlerle işaret etmiştir:

“Üçüncü Sualiniz: Başta müçtehidîn-i izam imamları mı efdal, yoksa hak tarîkatların şahları, aktabları mı efdaldir?"

"Elcevab: Umum müçtehidîn değil; belki Ebu Hanife, Mâlik, Şafiî, Ahmed İbn-i Hanbel; şahların, aktabların fevkındedirler. Fakat hususî faziletlerde Şah-ı Geylanî gibi bazı hârika kutublar, bir cihette daha parlak makama sahibdirler. Fakat küllî fazilet imamlarındır. Hem tarîkat şahlarının bir kısmı, müçtehidlerdendir; onun için umum müçtehidîn, aktabdan daha efdaldir denilmez. Fakat Eimme-i Erbaa, Sahabeden ve Mehdi'den sonra en efdallerdir denilir.”(bk. Mektubat, Yirmi Üçüncü Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun