Hz. Ömer Hürmüzan'a eman verdi mi?
Anlatılana göre Sasanilerin komutanlarından biri olan Hürmüzan Tüster şehrinde Müslümanlara karşı savaşıp Enes bin Malik'in kardeşi Bera bin Malik'i ok veya kılıçla şehit etmiş daha sonra yenilmiş veya teslim olmuş. Hz. Ömer'den eman almak maksadıyla Medine’ye getirilmiş ona kısas uygulanacağı zaman su istemiş ve suyu içene kadar eman istemiş Hz. Ömer emanı verdikten sonra suyu döküp emanı almış, Hz. Ömer buna itiraz edince Enes bin Mâlik Hürmüzan’a eman verdin demiş. Daha sonra Müslüman olmuş…
Bu kasanın sıhhati ve kaynağı nedir? Bu kıssa doğru mu?
Değerli kardeşimiz,
Hz. Ömer’in Hürmüzân’a eman verip vermediğiyle ilgili kıssa, tarih ve hadis kaynaklarında yer alan meşhur bir rivayettir. Olayın özü şudur:
Sasani komutanlarından Hürmüzân, Tüster kuşatmasından sonra esir edilerek Medine’ye getirildi. Kendisi, Müslümanlara karşı savaşmış ve Bera b. Malik ile Mücezzee b. Sevr gibi önemli sahabilerin ölümüne sebep olmuştu. Bu yüzden Hz. Ömer onu cezalandırmak istiyordu.
Rivayete göre Hürmüzân, Hz. Ömer’in huzurunda konuşmadan önce can güvenliği isteyince Hz. Ömer ona:
“Konuş, sana bir zarar gelmeyecek.” dedi. Daha sonra su istedi ve suyu içerken öldürülmekten korktuğunu söyledi. Hz. Ömer de:
“Su içinceye kadar sana dokunulmayacak.” buyurdu. Bunun üzerine Hürmüzân suyu yere dökerek aslında bu sözle eman almak istediğini gösterdi.
Hz. Ömer başlangıçta buna itiraz ettiyse de Enes b. Malik ve Zübeyr b. Avvam gibi sahabiler, verilen sözün bir güvence anlamı taşıdığını söylediler. Bunun üzerine Hz. Ömer sözünden dönmedi ve Hürmüzân’ı öldürmedi. Daha sonra Hürmüzân Müslüman oldu ve kendisine maaş bağlandı. (İbnü’l-esir, Kamil, 2/368)
Ancak rivayetlerin bazı ayrıntıları farklılık göstermektedir. Mesela bazı anlatımlarda su meselesi daha ayrıntılı geçerken, bazılarında asıl eman sebebi Hz. Ömer’in “Konuş, sana zarar gelmeyecek” sözü olarak anlatılır. (ibn Ebu Şeybe, Musannef, 7/691)
Rivayetin bütünüyle tarihî bir olay olarak meşhur olduğu söylenebilir. Özellikle Hz. Ömer’in verdiği söze bağlı kalması, düşmanına bile eman konusunda adaletli davranması ve sahabilerin buna şahitlik etmesiyle olayın kesinleşmesi, İslam hukukunda “eman” ve “ahde vefa” anlayışına örnek gösterilmiştir.
Bununla birlikte, olay tarihî rivayet niteliğindedir; hadis usulü açısından bütün ayrıntılarının sahih hadis derecesinde kesin olduğu söylenmez. Ancak ana çerçevesi tarih ve siyer kaynaklarında yaygın şekilde nakledilmiş, İslam tarihçileri tarafından kabul görmüş bir kıssadır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Hz. Enes hakkında bilgi verir misiniz?
- Sahabe-i Kiram'dan Deliller 1- Hz. Ömer’in Peygamberimizin Amcası Hz. Abbas’a Tevessül Etmesi
- Katade, Hz. Ömer’in torunundan hadis rivayet etmiş mi?
- İmam Malik, Hz. Ali'yi neden Hulefai Raşiacdin'den saymamıştır?
- Dua ederken mukaddesatı vesile yapmak ve “onların hürmetine” diye dua etmek caiz midir? Bazen, "Allah'ım; ezanların yüzu suyu hürmetine, Efendimizin yüzü suyu hürmetine, Kur'an'ın, İslam'ın yüzü suyu hürmetine,.." diyerek dua ediyorum...
- Hz. Ömer taharetin kurallarını bilmiyor muydu?
- Emanlı bir Müslüman, kendisine eman veren bir kafiri, diğer Müslümanları öldürüyor diye öldürebilir mi?
- Hz. Ömer, Atike ile zorla mı evlendi?
- Tevessül, Allah'ın hayatta olmayan diğer kulları için de geçerli midir?
- Halife, bir kadının doğum yapmasına nasıl yardımcı oldu?