Hz. Musa ve Hz. İsa (as) hiç savaş yapmamıştır; Hz. Muhammed (a.s.m.) neden kan dökmüştür?

Tarih: 23.04.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle şunu ifade etmek gerekir: Her peygamber Allah'ın izni ve emri ile hareket eder. Ayrıca hiç bir peygamber arasında ayırım yapmadan hepsine iman etmek gerekir.

Cihad etmek her peygamberin başta gelen görevidir. Fakat, cihad maddî ve manevî olmak üzere iki kısımdır. Manevî cihadı Hz. Muhammed (a.s.m) gibi diğer bütün peygamberler yapmıştır. Bu onların aslî görevidir. Maddî cihada gelince, bu cihad Allah’ın hikmetinin uygun gördüğü ortamlarda yapılır. Bu uygunluğun en önemli faktörü, karşı tarafın gücüne uygun bir güce sahip olmayı gerektirir. Bu sebepledir ki;

- Mısır kralı Firavun gibi güçlü bir orduya sahip olan ve tabileri olan Yahudilerin hepsinin birer köle olarak çalıştırıldığı bir ortamda, Firavun’a karşı  Hz. Musa’nın maddî bir cihada memur olması ilahî hikmete uygun görülmemiştir.

Bununla beraber, Hz. Musa’nın daha sonra, Kudüs’te bulunan kâfirlerle cihad etmekle görevlendirildiği ve Yahudilerin korkaklığından onun emrini dinlemedikleri bilinmektedir. “Ey Musa! O zorbalar orada oldukları müddetçe biz asla oraya giremeyiz. Haydi sen Rabbinle git, ikiniz onlarla savaşın, biz işte burada oturuyoruz”(Maide Suresi, 5/24) mealindeki ayette bu husus açıkça belirtilmiştir.

- Hz. Musa’dan sonra gelen İsrail oğulları peygamberlerinin bazısının maddî cihad da yaptıkları bilinmektedir. “Mûsa’dan sonra İsrailoğullarının önderlerine dikkat ettin mi? O vakit onlar aralarındaki peygambere: ‘Ne olur, bize bir hükümdar tayin et de biz de Allah yolunda cihad edelim’ demişlerdi. O/peygamber cevaben: ‘Ya savaşma emri size farz kılınır, siz de savaşmazsanız?’ deyince, onlar: ‘Ne diye Allah yolunda cihad etmeyelim ki.. Vatanlarından çıkarılan biziz, çoluk çocuklarından ayrı düşen biziz” dediler. Fakat savaşma kendilerine farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, hepsi dönüverdiler. Allah o zalimleri pek iyi bilir”(Bakara Suresi, 2/247) mealindeki ayette bu hakikate vurgu yapılmıştır.

- Bütün tâbileri on iki havariden ibaret olan Hz. İsa’nın durumu maddî cihad açısından hiç de uygun olmayan bir konumdadır.

- Hz. Muhammed (a.s.m)’in de on üç yıllık Mekke devrindeki süreçte maddi cihada memur olmamasının hikmetlerinden birisi de hiç şüphesiz maddî gücün  yeterli olmamasıdır.

- İslam’da maddî cihad bir savunmadır. Hemen hemen bütün harplerin Medine civarında yapılmış olması bunun açık göstergesidir. Yukarıda geçen ayette söz konusu edilen “Yahudilerin yurtlarından kovulması, çoluk-çocuklarından ayrılması” gibi zulümler ve daha fazla eziyetler Müslümanlar için de geçerlidir.

- İslam cihadının en önemli hikmetlerinden biri de, halkın İslam’ın mesajını yakından incelemelerine ve algılamalarına engel olan üst düzey zorbaları etkisiz hale getirip, halkın kendi aklıyla, özgür iradesiyle İslam dinini kabul veya reddetmelerine zemin hazırlamaktır.

 

Şu linklere tıklayarak bilgi alabilirsiniz:

 

Bazıları cihadın sadece savaştan ibaret olduğunu söylüyor. Ayet ve hadislerin ışığında cihadı anlatır mısınız?

Cihadın gayesi nedir?

 

İslàm'da esas olan savaş mıdır yoksa barış mı?

 

Müslüman olmayanlarla barış nasıl ve hangi şartlarda yapılabilir?

 

Günümüzde cihad nasıl yapılmalıdır?

 

Bazıları “islam savaş dinidir” diyorlar, öyle midir?

 

Cihad “Ya İslam, Ya Ölüm” demek midir ?

 

İslam herhangi bir milleti peşinen düşman ilan eder mi?

 

Cihadla savaş arasında ne fark vardır?

 

Kur’an'da savaş hukukuyla ilgili ne gibi esaslar vardır?

 

Dinde zorlama yoktur deniliyor; cihad da bir tür zorlama değil midir?

 

Savaşın kaçınılmaz olduğu durumlarda, Müslümanların uymak zorunda olduğu ilkeler nelerdir?

 

Cihadı, başkalarını zorla İslam’a sokma şeklinde anlatıyorlar. İslam’da cihat nedir? Nasıl yapılmalıdır?

 

İslam’ın yayılması ve yerleşmesinde en etkili yöntem savaş mıdır, tebliğ midir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun