Hz. Muaviye halife olunca Hz. Osman'ın katillerini bulup cezalandırdı mı?

Tarih: 18.11.2021 - 20:01 | Güncelleme:

Soru Detayı

​- Bilindiği üzere Hz. Muaviye Hz. Osman'ın katillerini cezalandırmadığı gerekçesiyle Hz. Ali Efendimize isyan etmişti.  Kendisi halife olunca katilleri cezalandırdı mı?
- Cezalandırdıysa nasıl yaptı ve bu kısas uygulananlar kimlerdir?
 - Eğer cezalandırmadıysa sebebi nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hz. Osman’ın Medine’deki evine girerek onu şehit edenler hakkında, İslam tarihi kaynaklarında farklı rivayetler ve birbirini bazen tutan, bazen tutmayan farklı bilgiler yer alır.

- İbn-i Sad’ın Tabakat’ında yer alan bir rivayete göre, Hz. Osman’ı öldürmek için bulunduğu odaya girenlerin sayısı on dört kişidir. Bunlardan biri de Hz. Ebu Bekir’in oğlu Muhammed’dir. O Hz. Osman’ın bir sözü üzerine onu öldürmekten vazgeçmiştir.(1)

- İbn-i Sad’da yer alan bir başka rivayete göre; Hz. Osman’ı öldürmek için odasına girenler Muhammed b. Ebu Bekir’le birlikte dört kişidir. Kinane b. Bişr b. Attab et Tucîbî el-Kindî, Amr b. Hamık, el-Huzaî, Sudan (Sevdan) b. Hurman el-Muradidir.(2)

- Hz. Osman’ın katlinden sonra Muhammed b. Ebu Bekir, Hz. Ali kendisine “Katiller kimdi?” diye sorunca; onu öldürenlerin kendisi değil, kendisiyle birlikte odaya giren iki kişi olduğunu ve onları tanımadığını söyler. Hz. Osman’ın şahadetine şahit olan hanımı Naile bint-i Farasife de onun sözlerini tasdik eder ve doğrular.(3)

Bu duruma göre Hz. Osman’ı isyancılardan iki kişi öldürmüş oluyordu. Peki, bu iki kişi kimdi?

Bu konuda tarih kitaplarında farklı malumatlar varsa da bu iki kişinin her biri üzerinde Şeriat-i İslamiye’nin kanun ve hukukuna göre cürüm sabit olmadı. Bu takdirde Halife Hz. Ali, onları cezalandıramadı. Muhammed b. Ebu Bekir ve Naile duruma şahitlik etseler de katilleri tanımıyorlardı. Yalnız bu duruma göre Hz. Osman’ı kimliği tespit edilmeyen iki isyancı öldürmüş oluyordu.

- İbn-i Sad’ın Tabakat’ında yer alan bir başka rivayete göre, Hz. Osman’ı öldürmek için girenlerin iki kişi olduğu anlaşılır. Muhammed b. Ebu Bekir ve Kinane b. Bişr. Bu rivayete göre Hz. Osman’ı şehit eden Kinane’dir ve elindeki birkaç oku boynuna saplayarak kendisini şehit etmiştir.(4)

- Ölüm olayını ve zamanını tasvir eden bir başka rivayete göre; bunu Muhammed b. Ebu Bekir’le, Hz. Osman’ı öldürmek için odasına giren Kinane b. Bişr, Sudan b. Humran el-Muradî ve Emr b. Hamık birlikte gerçekleştirdiler.(5)

- Hz. Osman’ın ölümünün nasıl olduğunu anlatan ve İbn-i Sad’da geçen bir başka rivayete göre ise, onu Sudan b. Humran ve Kinane b. Bişr birlikte öldürdüler.(6)

Şu halde İbn-i Sad’da Hz. Osman’ın şehit edilmesi ile ilgili kimselerden; dört kişinin adı yer almaktadır. Fakat öldürme olayı farklı rivayetlerde, farklı farklı anlatılır. Bu rivayetlerde onu bir kişi yahut iki kişi veya üç kişi birlikte öldürmüştür.

- Bir başka tespite göre; Amr b. Hamık Mısırlı isyancıların elebaşıydı, hatta bu isyancılara “Amr b. Hamık’ın askerleri” deniyordu.(7)

Muhammed b. Ebu Bekir’in ve Naile bint-i Farasife’nin de olaya şahitliğini nazara alarak söylersek; Hz. Osman’ı en az iki veya üç kişi öldürmüştür denilebilir. Fakat Hz. Osman’ı kimlerin öldürdüğü konusunda durum net değildir.

- Diğer yandan, 2019 yılında Hz. Osman’ı öldürenler ve bunların akıbetleri konusunda bir makale yazan Dr. Ramazan Önal, bu olayı farklı İslam Tarihi kaynaklarından araştırarak Hz. Osman’ı şehit edenlerin içine sahabeden olan üç kişiyi koyar: Amr b. Hamık el-Huzaî, Amr b. Büdeyl el-Huzaî, Niyar bilyad el-Eslemî.(8)

Soru:

Hz. Osman suikastına karıştıkları rivayet edilenler nasıl öldüler?

Cevap:

Bunlardan Amr b. Hamık el-Huzâî; Hz. Osman’ın ölümünden sonra Şam, Kûfe ve Mısır’ı dolaştı.(9)

Hz. Osman’ın şehit edilmesinden sonra Kûfe ve Mısır’da yaşadı. Cemel, Sıffin ve Nehravan Savaşlarında Hz. Ali ordularında yer aldı. 641’de hilafet Emevilere geçince, Kûfe’yi terk ederek Musul’a geldi. Şöyle ki;

Ziyad 45/665 yılında baba bir kardeşi Hz. Muaviye tarafından Basra (Irak) valiliğine atanmıştı. Amr b. Hamık onun kendisini Hz. Osman’ın öldürülmesi suçundan takibata uğradığını ve cezalandıracağından korktuğu için Musul’a gitmişti. Bir rivayete göre, orada bir mağaraya saklandı ve yılan sokmasından dolayı hicretin ellinci yılında (670) mağarada öldü. Hz. Osman’ın hilafetinin 23-35/644-656 yıllarında olduğu düşünülürse; Amr b. Hamık, onun şehit edilmesinden sonra yaklaşık 15 yıl daha yaşamıştır.

Hz. Muaviye’nin hilafeti 41-60/661-680 yıllarını içine alıyorsa; Amr b. Hamık, onun hilafetinin dokuzuncu yılında ölmüştür ve başı kesilerek Halife Hz. Muaviye’ye götürülmüştür.

Farklı rivayetlerde onun; mezkûr mağarada yakalanıp Halife Muaviye’ye götürüldüğü, Hz. Osman’a kısas olarak vurulan sopalama sırasında öldüğü de rivayet edilir. Veya yakalanıp götürülürken yolda korkudan öldüğü yahut Musul amili Abdurrahman b. Ümmü’l-Hakem tarafından öldürüldüğü de söylenir.(10)

Kinane b. Bişr ve Sudan b. Hamran’ın ölümü konularında ise; detaylı bilgi bulamadık.

Soru:

Sahabeden olan Amr b. Hamık’ın Hz. Osman’a karşılık kısas olarak vurulan sopalama sırasında öldüğü konusu nasıl anlaşılmalı?

Cevap:

Kısas, haksız yere kasten öldürmeye (katle) verilen cezadır ve bunun cezası da ölümdür. Kısas yerine diyet cezası da verilebilir. Ancak, suçlu bazı sebeplerle kısastan kurtulabilir. Bunlar, suçlunun akli dengesindeki durum, suçlunun affedilmesi, kısas yerine diyetin kabulü, sulh, katilin çocuk olması gibi sebeplerdir.(11)

İslam hukukçularından bazıları da kısası “hadler” içinde mütalaa eder. Hadler, naslarla sınırı ve miktarı belirlenen cezalardır. Kısas ve hadler, şüpheyle de düşürülür. Bu durumda kısasla cezalandırma da düşer. Fakat suçun sübutundaki şüphe suçluya uygulanacak kısas cezasını düşürse de tazîr cezasına mani olmaz. Kısas ve had uygulanmayan suçlular tazîrle cezalandırılırlar. Bu cezayı da veliyyül-emr takdir eder.(12)

Tazîr olarak suçluya, ölüm, celde (sopalama) hapis, para cezası gibi cezalar da verilebilir.(13)

Eğer Hz. Osman’ın katillerinden biri olduğu düşünülen Amr b. Hamık, suçun sabit olması konusundaki şüphe üzerine kısastan kurtuldu ise, hakim bu durumda kendisini “Tazîr” olarak celde ile cezalandırmıştır. Bu İslam hukukuna göre uygulanan bir cezadır. Çünkü şüphe ile kısastan kurtulanlara hakim gerekli bulursa bu cezayı takdir edebilir. Zanlı Amr b. Hamık’a yapılan da budur.

- Amr b. Büdeyl el-Huzaî adlı sahabi de tarih kaynaklarından bazılarında, öldürmek üzere Kinane b. Bişr ile Hz. Osman’ın odasına girenlerden biri olarak geçer. Bu rivayete göre Amr b. Büdeyl ve Kinâne b. Bişr Hz. Osman’ı ikisi birlikte öldürmüşlerdir.(14)

Araştırdığımız kadarıyla, Amr b. Büdeyl’in Hz. Osman’ın şehadeti sonrasındaki hayatı ve ölümü hakkında bir bilgiye ulaşamadık.

Şunu da ifade edelim ki, tarih kaynaklarındaki bilgiler; hadisler gibi cerh ve tadil ameliyesinden geçmedikleri için, bilgi olarak ve mahkemelerde kesin delil olarak kabul edilmez. İlim adamları da bu bilgilerle ancak bir “kanaat ve zan” sahibi olurlar.

- Sahabeden olan Niyar b. İyad el-Eslemî de Taberi’nin Tarîhi’r-Rusül ve’l-Mülûk ve İbn-i Kuteybe ed-Dineverî’nin el-Maarif adlı eserlerine göre, Niyar Hz. Osman’a ilk darbeyi vuran kişidir.(15)

Araştırdığımız kadarıyla Hz. Osman’ın şehit olmasından sonraki hayatı ile ilgili bir bilgiye ulaşamadık.

Sonuç

Bazı tarihi rivayetlerde; Hz. Osman’ı öldürenler içinde “üç sahabenin” de ismini görmekteyiz. Bunlardan başka; isyancılar ordusunda bulundukları tarihlerde rivayet edilen; fakat bizzat Hz. Osman’ın katillerinden olmayan Abdurrahman b. Udeys el-Bedevi, Ebu’l-Hasan Temim b. Abdiamr el-Mâzinî, Cahcah b. Kays (Said) el-Ğıfârî, Küreyb b. Ebrehe el-Asbahî (el-Yahmîsi) adındaki sahabeleri de görmekteyiz.(16)

Konu hakkında söyleyebilecekler özetle bundan ibarettir.

Dipnotlar:

  1. bk. İbn-i Sa’d, Muhammed b. Sa’d, Tabakat, I-XI, Çeviri, Heyet, Siyer Yayınları, İstanbul 2014, III, 79; (Hz. Osman’ın Hayatı)
  2. İbn-i Sa’d, III, 79; Doğrul, Ömer Rıza, İslam Tarihi, Sadru’l-İslam, I-VIII, İstanbul 1928, VIII, 53, IX, 43-47.
  3. Doğrul, IX, 45.
  4. bk. İbn-i Sa’d, III, 80.
  5. İbn-i Sa’d, III, 80.
  6. İbn-i Sa’d, III, 81.
  7. Önkal, Ahmet, “Amr b. Hamık, DİA, III, İstanbul, 1991, s. 84. Önal, Ramazan, “Hz. Osman’ın Şehadetinden Sorumlu Tutulan Sahabiler ve Bu Olaydan sonra Akibetleri”, e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi, Aralık 2019, cilt: 11, sayı 3.(25),  s. 1300- 1317.
  8. Önal, a.g.m., s. 1302-1305.
  9. Önal, a.g.m., s. 1302; Önkal, a.g.m., DİA, III, 84; Aycan, İrfan “Ziyâd b. Ebîh”, DİA, XLIV, İstanbul, 2013, s. 480-482.
  10. bk. Önkal, a.g.m., DİA, III. 84; Önal, a.g.m., s. 1302.
  11. Bakara, 2/178, 179; Dağcı, Şamil, “Kısas” DİA, XXV, Ankara, 2002, s. 488-595; Sarıcık, Murat, Dört Halife Dönemi, Nesil Yayınları, İstanbul, 2016, s. 205.
  12. bk. Bardakoğlu Ali, “Had”, DİA, XIV, İstanbul 1996, s. 547-551, Sarıcık, Dört Halife Dönemi, s. 205-206.
  13. Başoğlu, Tuncay, “Ta’zir”, DİA, XV, İstanbul 2001, s. 198-202; Sarıcık, Dört Halife, s. 205-206.
  14. bk. Önal, a.g.m., s. 1304; (Kaynaklar için bk.).
  15. bk. a.g.m., s. 1304-1305.
  16. bk. a.g.m., s. 1303-1305.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun