Hz. İsa (as)'ın ve Peygamberimizin (s.a.v.) mucizesi olarak Allah'ın dirilttiği ölüler, uzun süre yaşamışlar mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bizim bildiğimiz kadarıyla diriltilen ölüler normal hayata devam etmemişlerdir. Bir mucize eseri olarak hayata yeniden başladıktan ve kendilerinden beklenen sonuç alındıktan sonra tekrar ölürler. Bu ölülerin diriltilmesinden maksat mucizenin varlığını göstermek ise -söz gelimi- bu manzarayı gösterdikten sonra hemen ölürler. Nitekim Ashab-ı Kehf de uyandıktan kısa bir süre sonra hemen ölmüşler. Yani haşrin varlığını insanlara gösterdikten sonra tekrar ölmüşler.

Hadislerle ilgili 19. Mektup'ta yer alan şu üç misal de ölülerin dirilmelerinden sonra tekrar öldüklerini gösteriyor:

“Ulema-i zâhir ve bâtının Tâbiîn zamanında en büyük reisi ve İmam-ı Ali'nin mühim ve sadık bir şakirdi olan Hasan Basrî haber veriyor ki: Bir adam, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın yanına gelerek ağlayıp sızladı. Dedi: "Benim küçük bir kızım vardı. Şu yakın derede öldü, oraya attım." Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ona acıdı. Ona dedi: "Gel, oraya gideceğiz." Gittiler. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm o ölmüş kızı çağırdı, "Yâ fülâne!" dedi. Birden, o ölmüş kız "Lebbeyk ve sa'deyk!" dedi. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etti: "Tekrar peder ve validenin yanına gelmeyi arzu eder misin?" O dedi: "Yok, ben onlardan daha hayırlısını buldum."(Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On beşinci İşaret; Suyutî, el-Hasaisu’l-Kübra, 2/280; Kadı Iyaz, eş-Şifa, 1/320; Nebhanî, Huccetullahi’l-baliğa, s.412)

İmam-ı Taberanî ve Ebu Nuaym, Delâil-i Nübüvvet'te, Numan ibni Beşir'den haber veriyorlar ki: Zeyd ibni Hârice, çarşı içinde birden düşüp vefat etti. Eve getirdik. Akşam ve yatsı arasında, etrafında kadınlar ağlarken, birden "Ensıtû, ensıtû-Susunuz" dedi. Sonra, fasih bir lisanla, "Muhammedün Resulullah; esselâmü aleyke yâ Resulallah" diyerek bir miktar konuştu. Sonra baktık ki, cansız, vefat etmiş”(Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On beşinci İşaret; Beyhakî, Heysemî, Zevaid, 5/179,180; İbn Kesir, el-Bidaye, 5/156-57).

"İmam-ı Beyhakî ve İmam-ı İbni Adiyy gibi bazı mühim imamlar, Hazret-i Enes ibni Mâlik'ten haber veriyorlar ki, Enes demiş: Bir ihtiyare kadının bir tek oğlu vardı, birden vefat etti. O saliha kadın çok müteessir oldu. Dedi: "Yâ Rab! Senin rızan için, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın biatı ve hizmeti için hicret edip buraya geldim. Benim hayatımda istirahatimi temin edecek tek evlâtçığımı, o Resulün hürmetine bağışla." Enes der: O ölmüş adam kalktı, bizimle yemek yedi."(Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On beşinci İşaret; Beyhakî, Delailü’n-nübüvve, 6/50; Kadı Iyaz, eş-Şifa, 1/320; İbn Kesir, el-Bidaye, 6/154).

Bu son hadis rivayetinde “bizimle yemek yedi” ifadesinden uzun bir süre yaşadığı  yerine, yemekten sonra tekrar öldü manasını da anlamak mümkündür. Başka bir rivayette (Delail, Bidaye, a.g.e) diriltilen bir adamın uzun bir süre yaşadığına dair bilgiler olmakla beraber, gerek bu rivayetin gerek ilgili diğer rivayetlerin zayıf olduğuna işaret edilmiştir.

Abdulkadir Geylanî’nin ölüyü diriltme kerametinin mütevatir olup olmadığını, söyleyecek durumda değiliz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
EN ÇOK SORULANLARDAN
UYGULAMALAR