Hayat felsefem ne olmalı?
Hayattan nasıl zevk alabilirim? Hayatımın sonuna kadar hayat felsefem ne olmalı?
Değerli kardeşimiz,
1. Hayattan Beklentilerimiz Gerçekçi Olmalıdır
İnsanları mutlu veya mutsuz eden önemli bir etken hayattan beklentileridir. Eğer kişinin hayattan sürekli zevk almak ve devamlı mutlu olmak gibi bir beklentisi varsa, yaşayacağı hayal kırıklığından ve başkaları ile yaptığı karşılaştırmadan dolayı sürekli mutsuz olacaktır. Yani hayattan zevk alamayacaktır. Beklenti ne kadar yüksek ve gerçeğe ne kadar uzaksa mutsuzluğu da o kadar fazla olacaktır.
İnsan doğası gereği her şeyden rahatsız olan bir varlıktır: Soğuktan, sıcaktan, yokluktan, varlıktan, savaştan, hastalıklardan, musibetlerden, çevresinin davranışlarından, maruz kaldığı haksızlıklardan, sevmekten, sevilmemekten, değer görmemekten, yanlış anlaşılmaktan, kendisinin ve yakınlarının başına gelen her türlü sorundan, yalnız kalmaktan, karanlıktan, hatta dünyanın öbür tarafındaki bir mazluma yapılan bir zulümden vb. rahatsız olmaktadır. Çok zengin ve güçlü de olsa bazen bir mikroba yenilmekte, hastalanmakta, hatta ölmektedir.
Böyle bir insanın, hayattan sürekli zevk alması ve mutlu olması imkansızdır. Ama elbette hayat hep böyle sorunlar ve sıkıntılarla geçmez. Her insanın güzel, huzurlu olduğu zamanlar da vardır.
İşte hayatın bu iki yüzünü kabul edip, yaşadığı güzel şeylere şükretse, kıymetini bilse huzurlu olacak ve zevk alacaktır.
Diğer taraftan da hayatın acı ve sıkıntılı yüzünü de peşinen kabul etse, maruz kaldığı sorunlar karşısında elinden geleni yaptıktan sonra tevekkül etse, sabretse inşallah bundan da farklı bir huzur yaşayacaktır.
2. Hayattan Zevk Almak İçin Büyük Şeyler Beklemeyin
Hayattan zevk almak için mutlaka büyük olaylar, büyük başarılar, çokça para, iyi bir kariyer vb. olması şart değil. Çünkü bunlar her zaman gelmez veya hiç gelmeyebilir.
Bunun yerine küçük şeylerin de tadını çıkarmaya çalışın.
Mesela kardeşlerle birlikte vakit geçirmek, ailecek kahvaltı yapmak, bir arkadaşla sohbet etmek, parkta, temiz havada yürümek, Allah’ın verdiği meyveleri yerken haz duymak, gözleri görmediği için yeşilliği ve doğayı hiç görmeyenleri düşünüp çevreyi izlemekten haz duymak, helal ve güzel bir müziği dinlerken, dinleme yetisinin ne harika bir şey olduğunu düşünüp ondan keyif almak gibi.
3. Bakış Açınızı Değiştirin
Hayatta insanları en çok rahatsız ve mutsuz eden şey, yaşadıklarına, çevresinin davranışlarına ve sahip olduğu şeylere olumsuz anlam yüklemesidir.
Mesela birisi ona selam vermediyse veya mesajına cevap vermediyse, kişi bunu eğer “bak, beni sevmiyor, değer vermiyor, ben önemsizim” vb. gibi yorumlarsa huzursuz olur.
Ama “belki işi vardır, belki görmedi, belki çok dalgındır, belki unuttu” gibi düşünüp olumlu anlamlar yüklerse huzurlu olur. Veya hastalandığı zaman “neden bunlar hep benim başıma geliyor, Allah beni sevmiyor mu? Neden başkaları sağlıklı ve mutlu da ben değilim” vb. derse mutsuz ve huzursuz olur.
Oysaki bunun yerine insan elbette hasta olmak istemez, ama hastalığa yakalanmışsa, “günahlarıma kefarettir, sabredersem ödülüm olacak, hasta olduğum zamanlar yaptığım ibadetlere kat kat sevap verilecek” vb. diye düşünürse huzurlu olur.
4. Hayat Felsefem Peygamber Efendimizin Hayat Felsefesi Olsun
Peygamber Efendimizin hayat felsefesi; tevazu, şefkat, adalet, sade yaşam ve sabır temelinde şekillenen, lüks ve israftan kaçınan, ihtiyaç kadarla yetinip paylaşmayı esas alan bir ahlak anlayışıdır.
Peygamberimiz dünyayı bir imtihan yeri olarak görmüş, dünyanın geçici olduğunu, bir gölgelik yeri olduğunu ifade etmiş ve dünyanın zevklerine çok da önem vermemiştir.
Kuran ve sünnet, insana şunları öğretir:
Dünya sandığın gibi “uğruna bağlanacağın bir yer” değildir. Asıl önemli olan, onun arkasındaki anlamı görmektir.
Bunu da birkaç örnekle açıklamaya çalışalım:
- Dünya bir kitap gibidir
Dünya, Allah’ın yazdığı bir kitap gibidir. İçindeki her şey (insan, doğa, olaylar) kendi başına anlamlı değildir;
Hepsi Allah’ın varlığını, sıfatlarını ve isimlerini gösterir. Yani, kitabın süsüne takılıp kalma, anlamını oku ve geç.
- Dünya bir tarla gibidir
Dünya, ekim yapılan bir yer gibidir. Ne ekersen, karşılığını (ahirette) alırsın.
Faydalı şeyleri al, biriktir, boş ve gereksiz şeyleri önemseme
- Dünya bir ayna gibidir
Dünya sürekli değişen aynalar gibidir. Her şey gelip geçer ama, o aynalarda görünen güzellikler Allah’tandır
Sen aynaya değil, yansıyana bak. Yani, geçici şeylere bağlanma, onların arkasındaki kalıcı güzelliği sev.
- Dünya bir pazar (ticaret yeri) gibidir
Dünya, alışveriş yapılan geçici bir yer gibidir. Burada yapman gereken, kazancını elde et (iyi ameller). Sonra yoluna devam et, başkalarının peşinden boşuna koşup yorulma.
- Dünya bir gezi yeri gibidir
Dünya, kısa süreli bir gezinti gibidir. Yapman gereken ibret alarak bak, görünen çirkinliklere takılma, arkasındaki güzelliği fark et.
Ve asla unutmayalım:
Bu manzaralar bir gün bitecek, çocuk gibi üzülüp takılıp kalmayalım,
- Dünya bir misafirhane gibidir
Dünya, geçici olarak kaldığın bir misafirhane gibidir. Bu yüzden, sana verilenleri izin dairesinde kullan. Şükret, Allah’ın koyduğu şeri ve kevni kurallara uy. Sonra arkana bakmadan çıkıp git. Sana ait olmayan şeylere gereksizce karışma. Geçici şeylere bağlanıp boğulma. (bk. Nursi, 17. Söz)
Demek ki, dünya kalıcı değil, geçicidir, asıl amaç, ondan faydalanıp anlamını kavramaktır. Ona bağlanmak yerine, arkasındaki hakikati görmektir.
Bu gerçekleri anlayamayan kişi için büyük kayıp vardır. Anlayan ve ona göre hareket eden kişi de hayatın felsefesini, anlamını kavramış, hayattan hakiki lezzeti almış olır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Rabbim beni sevmiyor ve beni unuttu?
- Motivasyonu, hayat enerjimi nasıl kazanırım?
- Geleceğe dair umudum kalmadı, ne dersiniz?
- Şifası olmayan hastalık
- Şifası olmayan hastalık
- Yaşlılık psikolojisi ve ihtiyarlık nedir?
- Hayat anlamsız geliyor, ne önerirsiniz?
- Çok huzursuzum, ne yapmalıyım?
- "Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır." sözü ile, "Benim bildiklerimi siz bilseydiniz, az güler çok ağlardınız." hadis arasında bir çelişki yok mudur?
- Zevk nedir; niçin verilmiştir?