"Haklı bir gerekçe olmaksızın Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın..." İsra suresi 33. ayeti açıklar mısınız?

Tarih: 17.06.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın. Bir kimse zulmen öldürülürse, onun velîsine (hakkını alması için) yetki verdik. Ancak bu velî de kısasta ileri gitmesin. Zaten (kendisine bu yetki verilmekle) o, alacağını almıştır."(İsra, 17/33)

 

Ayet-i Kerime'de, haklı bir sebep olmadıkça bir müminin diğer bir mümini öldüremeyeceği beyan ediliyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise bir müminin kanını akıtmayı haklı kılan sebepleri beyan ederek buyuruyor ki:

 

"Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve benim, Allah'ın Peygamberi olduğuma şehadet getiren bir Müslümanın öldürülmesi şu üç kimse dışındı helal değildir. Bunlar, haksız yere birini öldüren, evli olduğu halde zina eden ve dinden çıkıp cemaati terkedenlerdir."1

 

Hadis-i Şeriften anlaşıldığı gibi, bir Müslümanın öldürülmesini haklı kılacak sebepler: Kişinin, haksız yere birini öldürmesi, evli olduğu halde zina etmesi ve Müslüman olduktan sonra dinden çıkmasıdır. Bu üç sebep dışında mümini öldürmek çok büyük bir günahtır.

 

Resulullah (s.a.v.) bu hususta buyuruyor ki:

 

 "Allah Teala'nın katında dünyanın yok olması, bir Müslümanın öldürülmesinden daha ehvender."2

 

Ayet-i Kerime'de: "Biz, haksız yere öldürülenin velisine bir yetki vermişizdir." buyurulmaktadır. Öldürülenin velisine verilen bu yetki: Katil hakkında kısas istemesi veya onu bağışlaması yahut da kısası diyete çevirmesidir.

 

Allah Teala Resulullah (asv)'a Mekkenin fethini nasibedince Resululah (asv) ayağa kalkmış Allah'a hamdedip onu övdükten sonra şöyle buyurmuştur:

 

"Kimin bir akrabası öldürüldüyse o kimse öldüreni affetmekte veya onu öldürmekte serbesttir."3

 

Ayet-i Kerime'de: "O da öldürmede haddi aşmasın." buyurulmaktadır. Burada, haddi aşmaması istenen kişi, öldürülen kimsenin velisidir. Velinin haddi aşması, katili bırakıp onun yerine başka birini öldürmesi veya bir kişi yerine birden fazla kimseyi öldürmesi yahut katili öldürürken işkence ederek öldürmesi şeklinde olabilir; bunlar yasaklanmıştır.

 

Ayet-i Kerime'nin sonunda: "Çünkü ona, yeterince yardım olunmuştur." buyurulmaktadır. Burada, kendisine yardım olunan kişi, öldürülenin velisi veya öldürülenin kendisi yahut öldürülenin kanıdır. Veliye yardım olunması, Halifenin katili öldürülmesinde veya affetmekte veliyi serbest bırakmasıdır. Öldürülen kişiye yardım olunması ise, kendisini öldüren kişinin, İslam devleti tarafından cezalandırılmasıdır.

 

"Yetki" diye çe­virdiğimiz "sultân" kelimesi, bu bağlamda haksız yere öldürülen kişinin velisine, ka­tile yasal cezanın uygulanmasını talep etme veya affetme şıklarından birini tercih yetkisi olarak açıklanmıştır. Âyet, katile ölüm cezası uygulanması halinde velinin öldürmede aşırılığa gitmemesi istenmek­tedir. Bu "aşırılık" iki şekilde açıklanmaktadır:

 

a) Sadece ölüm cezası uygulanma­lı; işkence etme, organlarını kesme gibi zararlar verilmemelidir.

 

b) Katilden baş­kasına zarar verilmemelidir. Kaynakların bildirdiğine göre Câhiliye Araplarında maktulün yakınları sadece katilin öldürülmesiyle yetinmez, ya ondan daha şerefli birini veya bir kişiye karşı iki ya da daha fazla kişiyi öldürmedikçe adaletin yeri­ne gelmeyeceğine inanırlardı. Âyet bu haksızlığı yasaklamaktadır.

 

Râzî "Ancak o da kısas yoluyla öldürmede sınırı aşmamalıdır" ifadesini, he­men ölüm cezası verme yolunu seçmeyip "öncelikle diyet alma veya affetme şık­larının düşünülmesi daha uygundur" şeklinde açıklamıştır. Yine Râzî, "Bir kimse haksızlıkla öldürülürse ..." ifadesini dikkate alarak, "Öldürülen kişi mazlum olma sıfatını tam olarak taşımazsa konu bu âyetin hükmüne girmez, yani böyle bir olayda ölüm cezası uygulanmaz" görüşündedir.

 

Âyetin sonundaki yardımdan maksat, Allah'ın katile verilecek cezayı takdir etmek suretiyle maktulün yakınına yardım etmiş olmasıdır. Şu halde o kişi katil için tayin edilmiş olan cezanın uygulanmasıyla yetinmeli, aşırılığa sapmamalıdır.

Dipnotlar:

1. Buhari, K. ed-Diyât, bab: 6 / Müslim, K. el-Kasame, bab: 25-26, Hadis No: 1676
2. Tirmizî, K. ed-Diyât. bab: 13, Hadis No: 1405
3. Tirmizî, K. ed-Diyât, bab: 7, Hadis No: 1395 /İbn-i Mace, K. ed-Diyât, bab: 1 Hadis No: 2619.

İlave bilgi için tıkayınız:

KISAS...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun