Hacı Bektaş Veli'nin "Dört Kapı, Kırk Makam" düşüncesi var mıdır? Varsa bunlar nelerdir; ne anlama geliyor?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hacı Bektaş-ı Veli “Makalat” isimli eserinde “İnsan-ı Kâmil”in özelliklerini sayar ve şöyle der:

“Bir insan dört büyük kapıdan ve kırk makamdan geçmedikçe Bektâşi olamaz.”

Bunları, bizzat kendisinin yaptığı açıklamalardan bir ksımını da ekleyerek vermek istiyoruz:

Dört Kapı: “Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat”tir.

Her kapıdan girişte on makamdan geçmek gerekir. Böylece kırk makamdan geçen kimse “İnsan-ı Kâmil” olur.

Birinci Kapı: ŞERİAT (Bunun on makamı vardır.)

- İmanın altı şartına inanmak.

Allah’a inanmak gerekir ki; bu imandır; buyruğunu tutmak imandır; “sakının” dediğinden sakınmak Allah’a imandır. (inkâr etmek başkadır, iman etmek bütün bütün başkadır mealinde).

Yine Allah’ınn meleklerine inanmak imandır ki, bir kişiye üç üz altmış melek görevlendirilmiştir. Öyle iken bunca meleklerin arasında edepsizlik edersin, ama senin gibi bir kişi yanında etmezsin. Nerede kaldı senin meleklere inandığın.

Ve yine Ulu Allah’n Kur'an'ına inanmak gerekir ve onun diğer kitaplarına inanmak imandır. Öyleyse, şimdi kibir, hased cimrilik açgözlülük, öfke, gıybet, kahkaka ve maskaralık için dolu iken, bunlardan birisinin iman ehlinin içinde bulunacağını hangi kitap buyurur.

İbadet şu kadar ki, ibadet imandır. Şu kadar ki, ibadet imandır, iman ibadettir; birbirinden ayrı olmaz, her ibadet imana ulaştırmaz ve belki de günahtır. Ancak her günah küfre ulaştırmaz. Bu iki söz kişilere dosttur.

- İlim öğrenmek ve ihlâs sahibi olmak. Allah Teala şöyle buyurmuştur. "Rabbe halis kullar olunuz."

- İslam’ın beş şartını ifa etmek. Bunlar, zekattır, oruçtur. Gücü yetince hacca gitmektir ve yine Allah yolunda savaşmaktır. Cünüplükten temizlenmektir. Yine Allah’ın sözüdür. Namazı kıl ve zekatı ver. Ramazan ayında oruç tut. Ve yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi genel bir seferberlik olduğu zaman cihad.

- Helal kazancı yemek ve faizi haram bilmek. Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Halbuki Allah alım satımı helal, faizi haram kılmıştır."

- Nikâh kıyarak evlenmek.

- Hayızlıya yaklaşmamak.

- Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat itikadı üzere olmak.

- Merhamet ve Şefkatli olmak. Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Onlar öyle fasıklar ki kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler." Şefkat imandandır.

- Temizliğe dikkat etmek; gusül ve abdeste devam etmek.

- Emr-i bil-ma’ruf ve Nehy-i Anil-Münkeri yapmak. Allah Teala şöyle buyurmuştur. “Onlar Allaha ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emr ederler . kötülükten men ederler hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.”

İkinci Kapı: TARİKAT (Bunun on makamı vardır.)

- Pirden el alarak tövbe etmek. Allah Teala şöyle buyurmuştur. "Hep birlikte Allahın ipine islama sımsıkı yapışın. Samimi bir tövbe ile Allaha dömnün."

Öyle ise kul kötü halden dönünce tövbeyi kabul eden Allah’ın kendisidir. Nitekim bir ayette şöyle buyrulmuştur: “Sonra eski hallerine dönmeleri için Allah onların tövbesini kabul etti.” Çünkü Allah tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir. Bu hususta Cenab-ı Hak şöyle buyurur. "O, kullarından tövbeyi kabul eden kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir."

- Mürit olmak. Ayette şöyle buyurulur: “Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorunuz.”

- Saç kestirmek ve tarikat elbisesi giymek. Ayette şöyle glemiştir. “Saçınızı kazıtmış veya kısaltmış olarak korkusuzca Mescid-i Harama gireceksiniz.”

- Nefisle mücadele etmek, (Seyrü sülûk). Ayette şöyle buyurulmaktadır: “O hâlde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının.”

- İnsanlara hizmet etmek.

- Allah’tan korkmak. Ayette şöyle geçmektedir. “O hâlde Allah'a koşunuz yöneliniz.”

- Allah’ın rahmetini ummak. Cenab-ı Hak şöyle buyurur: “Allah'ın rahmetinden ümişnidinizi kesmeyiniz.”

- Hırka, seccade, tesbih, iğne ve makas taşımak. Her şeyden ibret alıp hidayet üzere yaşamaktır. Hidayet ise azizdir ve de azizlere verilir.

- Makam sahibi, cemaat sahibi, nasihatçi ve muhabbet ehli olmak,

- Aşkla, şevkle, sefa ile fakirliği tercih edip kazancı dine ve fakire hizmette harcamak.

Üçüncü Kapı: MARİFET (Bunun on makamı vardır.)

- Her hâlinde edep ve terbiye hâlinde olmak.

- Allah için sevmek ve Allah için buğzetmek ve Allah korkusu ile günahlardan sakınmak.

- Zühde ve perhize devam etmek (Az yemek, az konuşmak ve az uyumak).

- Sabır ve kanaat ehli olmak.

- Hayâ sahibi olmak (Hatası söylenince yüzü kızarmak).

- Cömert olmak (Kapısı, sofrası ve eli açık olmak).

- İlme ve âlime değer vermek.

- Miskinliği (benlikten geçip, kendinin çok aciz ve her şeyde Allah’a muhtaç olduğunui) benimsemek.

- Ehl-i marifet olmak, (Allah’ı isim ve sıfatları ile tanımak).

- Kendini bilip nefsin isteklerinden vazgeçmek. Nefsini hiçe saymak. Enaniyet ve benlikten geçmek. Nefsini kusurlu bilerek hata ve kusurlarını düzeltmekle meşgul olmak.

Dördüncü Kapı: HAKİKAT (Bunun on makamı vardır)

- Tevazuda toprak gibi olmak.

- 72 milleti ayıplamamak.

- Herkese elinden gelen yardımı yapmak.

- Herkesi kendinden emin eylemek, yaratılan

- Her şeye güven vermek. Herkesin güvenini kazanmak.

- Mülkü Allah’a teslim ederek O’nun resulüne uymak.

- Seyrü sülûku tamamlamış olmak.

- Sırr-ı Hikmet-i Eşyayı kavramak.

- Sohbetlerde hakikat sırlarını insanlara söylemek.

- Münacat ve Evrad-ı Ezkara devam etmek.

- Allah’ın hükmüne razı olmak, her şeyi ondan bilerek teslim olmaktır.

Bir kimse bu kırkı makamı bilip, elinden geldiği kadar riayet etmez ise, o kimse ne “Bektaşi” ve ne de “İnsân-ı Kâmil” olabilir. Kâmil bir insan olmak için bunları yapmak gerekir.

Bu Kırk makamın hepsine “şeriat” kapısından girilir. Şeriata uymayan hepsinden mahrum kalır. Diğer kapılara ve makamlara çıkmak şeriate uymaya bağlıdır. Şeriatten kıl kadar ayrılanın tarikattan, marifetten ve hakikatten hiçbir nasibi yoktur.

İlave bilgi için tıklayınız:

Bektaşilik ne demektir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun