Evlilik ve insanın evleneceği insanı seçmesi bir tercihtir, rivayeti sahih midir?

Tarih: 09.07.2016 - 00:55 | Güncelleme:

Soru Detayı

"Evlilik ve insanın evleneceği insanı seçmesi bir tercihtir." (Buhari, Müslim, Tirmizi, Ibn Mace, Ahmed b. Hanbel)
- Sadece isimleri verilen bu delillerin Rivayeti sahih midir?
- Evlilik kaderdir diye hadis yok mu? Varsa sahih mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kaynaklarda sorudaki ifadeyi gösteren bir bilgiye rastlayamadık.

Burada bilgimizi tazelemek için bu konuyu birkaç madde halinde açıklamaya çalışacağız:

1) Kader Allah’ın ilminin bir nevidir. Yani Allah’ın her şeyi önceden ezeli ilmiyle bilmesinin bir unvanı kaderdir.

2) Var olmuş, olmakta olan ve var olacak olan her şey Allah’ın sonsuz ilminde vardır. EVLİLİK konusu da bundan istisna değildir.

3) Allah’ın her şeyi ezeli ilmiyle bilmesi, o şeyin var olmasını gerekli kılmaz. Çünkü ilim sıfatı, özelliği itibariyle zorlayıcı, icbar edici değildir. Bilakis, ilim maluma tabidir. Yani bir şey nasıl olacaksa ilim onu öyle görür.

4) Allah’ın ilmi, sebep ve müsebbebe ayrı ayrı değil; aynı anda ikisine birden bakar, görür. Mesela: Katil olan A’nın maktul olan B’yi öldüreceğini Allah ezeli ilmiyle önceden bilir. Ancak bu ilim, hem öldürme işini, hem de öldürmenin sebebini birlikte, bir defada müşahede eder.

5) Allah’ın ezeli ilmideki varlıklar iki şekilde görülmektedir:

Birincisi: Allah’ın kuşatıcı ilminin yanında, baştan sona her safhasında ilahi kudretin de devreye girdiği varlıkların durumu. İradesi olmayan kâinatın bütün organları, onların hareketleri, düzenleri hepsi bu kısma dahildir ve hepsi de Allah’ın kudretine boyun eğmiş mecburi istikamette varlıklarını sürdürmektedir.

İkincisi: İmtihana tabi tutulmuş özgür irade sahibi olan insan ve cinlerdir.

İlahi adaletin gereği olarak, imtihanı kazanan veya kaybedenlerin kendi özgür iradeleriyle bunu hak etmeleri için bunlara serbest hareket etme hürriyeti verilmiştir.

Bu hürriyet de kaderde var olduğu için, hiç kimse -istese de- bunun dışına çıkamaz, kendini zorunlu istikamete terk edemez. Allah bu imtihanın adil bir şekilde cereyan etmesi için, insanın bu özgür iradesiyle kendi tercihini yapmasına imkân vermiştir. Yani, Allah külli iradesini kulun cüzi iradesine tabi kılmıştır.

“De ki: Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin." (Kehf, 18/29)

mealindeki ayette, inanıp inanmama konusunda insanların tamamıyla hür irade sahibi oldukları açıkça vurgulanmaktadır.

“Allah size (Uhud savaşında) sevdiğiniz (gâlibiyet)i gösterdikten sonra (verilen) emir hakkında (birbirinizle) çekişip isyan ettiniz: Kiminiz dünyayı istiyordu, kiminiz ahireti istiyordu (Âl-i İmran, 3/152)

mealindeki ayette ise, imtihanda kazanmayı veya kaybetmeyi netice veren dünya ve ahiretin tercihi, insanların özgür iradesine bırakıldığına işaret edilmiştir.

“Kim de âhireti ister ve ona lâyık bir biçimde mümin olarak gayret gösterirse, işte bunların çalışmaları makbul olur.” (İsra, 17/19)

mealindeki ayette ve benzeri daha onlarca ayette bu gerçeğin altı çizilmiştir.

- İşte bu açıklamalardan anlaşıldığı üzere, evlenme konusu -insanların yaptığı diğer konular gibi- Allah’ın takdirine bağlı bir kaderdir. Ve Allah’ın sonsuz ilminin bir nevi olan bu kader, insanların özgür iradelerini ve tercihlerini ortadan kaldırmaz.

Bu açıklamalarda yeterli bilgilerin olduğunu düşünüyoruz.

Hülasa: Biz neye karar vereceksek ve ne yapacaksak, Allah ezeli ilmiyle onu bilmiş ve öyle takdir etmiştir…

Yani siz bir aday tipi belirliyorsunuz ve arıyorsunuz. Allah ise sizin istediğiniz vasıflara sahip birkaç kişiyi önünüze çıkarıyor. Siz de bunlardan birini iradenizle beğenip kabul ediyorsunuz. Allah’ın alacağınız eşin kim olduğunu ezelde bilmesi kader, fakat sizin iradenizle seçmeniz cüz’i irade dediğimiz insanın özgür iradesine bağlı ve sorumluluk alanıdır.

İlave bilgi için tıklayınız:

Evlilik kader midir? Kaderimizde kim varsa onunla mı evlenmek zorundayız?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun