Davet edilmeyen yere gitmek caiz midir? 

Soru Detayı

​Bir misafirliğimizde bizi davet eden ev sahibinin haberi yokken yine bir akrabamız olan bir kadın da geldi, biz bu durumdan rahatsız olduk açıkçası.
Peygamberimiz (asm)’ın davet ahlakı ve davet edilmeyen yere gitmekle ilgili hadisleri var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Davet edilmeyen yere gitmek doğru değildir. Çünkü bu, hem kişinin şahsiyetini küçük düşürmeye sebep olabilir, hem de ev sahibini güç duruma soktuğu için kendisi vebale girebilir.

Konuyla ilgili bir olay şöyledir:

Sahabeden biri Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselam Efendimiz için yemek hazırladı ve onu dört kişiyle birlikte davet etti. Fakat bir adam peşlerine takılıp geldi. Kapıya gelince Peygamber Efendimiz ev sahibine:

“Bu bizim peşimize takılıp geldi. İstersen girmesine izin verirsin. İstemezsen geri dönüp gitsin.” dedi.

Ev sahibi: “Hayır, ona izin veriyorum, ya Resûlallah!” dedi. (Buhârî, Büyû` 21, Mezâlim 14, Et`ime 34, 57; Müslim, Eşribe 138)

Bu hadis-i şerifin söylenmesine sebep olan hoş bir olay (sebeb-i vürûd) vardır.

Diğer rivayetlerden öğrendiğimize göre, Ebû Şuayb el-Ensârî bir gün Resûl-i Ekrem aleyhissalatü vesselamı ziyarete gitti. Fakat mübarek yüzünün biraz solmuş olduğunu görünce, epeyce bir zamandır yemek yemediğini düşündü. Kasaplık yapan oğluna gelerek, Allah’ın Resulünü yemeğe davet edeceğini, bu sebeple beş kişilik yemek hazırlamasını söyledi. Yemek hazırlanınca Efendimizi davet etti.

Resûlullah Efendimiz yemeğe davetli olan sahabilerle birlikte Ebû Şuayb’ın evine giderken, yemeğe davet edilmeyen bir kimse arkalarına takılıp geldi. Eve vardıkları zaman, ev sahibinin “bu adam hesapta yoktu” diye düşünmemesi için  Allah’ın Resûlü bir açıklama yaptı ve:

“Bu zât bizim peşimize takılıp geldi. İstersen girmesine izin verirsin. İstemezsen geri dönüp gitsin” buyurdu. Nazik bir insan olduğu anlaşılan ev sahibi, sofrasında ona da yer bulunduğunu belirterek:

“Ona izin veriyorum, ya Resûlallah!” dedi.

Resûl-i Ekrem Efendimizin, arkalarına takılıp gelen zatı kendilerinin getirmediğini ev sahibine açıklaması, hem davetlileri zor durumda kalmaktan kurtarmış hem de davetsiz misafirin gönül rızasıyla yemesine imkân hazırlamıştır.

Ayrıca böyle bir durumda gerek davetlilerin gerekse davet edenin nasıl davranması gerektiğini de bize öğretmiştir.

Buna göre:

- Herkese açık olmayan davete çağırılmadan gelen bir kimseyi ev sahibi kabul etmeyebilir. Kabul ederse, nezaket göstermiş olur.

- Önemli bir zata yemek verileceği zaman, onu ahbaplarıyla birlikte davet etmelidir.

- Yemeğe davet edilen kimse, önemli bir mazereti yoksa daveti kabul etmelidir.

- Bir topluluğu yemeğe davet edecek olan kimse, onlara yetecek kadar yemek hazırlamalıdır. “Bir kişiye hazırlanan yemek ikiye de yeter” hadisiyle istidlal ederek işi kısadan tutmamalıdır. Zaten misafir hakkında cömert davranmak gerekir. Çünkü çağrılmayan bir kimse de gelebilir.

- Bir yere gitmekte olan topluluğun arkasına takılarak onlarla beraber gitmekte sakınca yoktur. Zira yasak olsaydı Hz. Peygamber (asm) o kimsenin gelmesine izin vermezdi. Yasak olan davet, sahibinin izni olmaksızın içeri girmesidir.

- Çağrılmadan gelen misafiri davet edilenler geri çevirmemelidirler. Çünkü ev sahibinin onu da kabul etme ihtimali vardır. Böylesi için davetliler, ev sahibinden izin istemelidirler.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
1 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun