Cünüp gezenin bastığı yerde ot bitmez mi?

Tarih: 12.03.2020 - 20:01 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Cünübün olduğu yere melek girmez, bastığı toprakta ot bitmez, yıkanıncaya kadar bastığı toprak, yattığı yatak ona lanet eder, anlamında hadis veya hadisler var mı?
- Varsa sıhhat durumu nedir, nasıl anlaşılmalıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evvela, cünübün olduğu yere meleklerin girip girmediği meselesini ele alalım. Hadis kitaplarımızda bu konuda rivayetler vardır.

Sahabi Ammar b. Yasir’den (r.a) rivayet edildiğine göre Resulullah (asm) şöyle buyurmuştur:

“Üç kişi vardır ki, melekler onlara yaklaşmazlar; bunlar; kâfirlerin ölüsü, halûk sürünen erkek ve abdest alması hali müstesna cünüp olan kimselerdir.” (Ebu Dâvûd, Tereccül, 8)

Yine Ammar b. Yasir’den gelen diğer bir rivayette bu konuda biraz daha fazla ayrıntı vardır. Bu rivayete göre; Ammar b. Yasir (r.a) şöyle demiştir:

“Bir gece ellerim yarık bir halde aileme geldim. (Ellerime) zaferan sürdüler. Ertesi gün Resûlullah’a (asm) gelip selam verdim. Selamıma karşılık vermedi, "merhaba" demedi. "Git şunu yıka" buyurdu. Gittim, onu yıkadım sonra geri geldim. Elimde zaferândan az bir leke kalmıştı. Selam verdim, selamıma yine karşılık vermedi. “Merhaba" demedi. (Tekrar) "Git şunu yıka" buyurdu. Gittim ve onu yıkadım. Sonra Hz. Peygamber’e (asm) gelip selam verdim. Bu sefer selamımı aldı, "Merhaba" dedi ve şöyle buyurdu:

"Şüphesiz melekler kafirin cenazesinde, zaferân sürünenin ve cünübün yanında hayırla bulunmazlar." (Ebu Davud, Tereccül, 8)

Bu iki rivayet Ebu Davud’un Sünen’inde geçmekte olup rivayetler hakkında zayıf ve hasen değerlendirmeleri yapılmıştır. Yani bu isnadlarla yukarıdaki hadisler sahih olmasalar da şiddetli zayıf rivayetler de değildir.     

Hz. Ali’den de Hz. Peygamber (asm)’in şöyle söylediği rivayet edilmiştir:

“İçerisinde resim, köpek ve cünüp bir kimse bulunan eve melekler girmez.” (Nesai, Tahâret, 168; Ebu Davud, Taharet, 90)

Bu rivayetin Buhari ve Müslim’deki tariklerinde resim ve köpek ifadesi var olup ancak cünüp ifadesi yer almamaktadır. (Buhari, Bedü’l-halk, 88; Müslim, Libas, 81, 82, 83, 84)

Hadislerin yorumu anlamında ilk hadis şerh kitabı yazarı Hattabî şöyle demiştir:

“Buradaki meleklerden maksat, rahmet ve bereket melekleridir. Yoksa amelleri kaydeden hafaza melekleri değildir. Çünkü onlar, hem cünüp hem de cünüp olmayan kimselerden ayrılmaz, onları terk etmezler. (Hattabi, Mealimü’s-Sünen, 1/75)

Hadislerin şerh edildiği eserlerde, bu meleklerin kulları ziyaret etmek ve zikir dinlemek için gelen melekler olduğu ifade edilmiştir. (Tıbi, Şerhu’l-Mişkat, 3/820)

Yine Hattabi, hadiste kastedilen cünüp kimselerin ise namaz vakti gelinceye kadar gusletmeyi tehir edenler değil de cünüp olup gusletmeyen, bunu hafife alan ve bu durumu alışkanlık haline getiren kimseler olduğuna dair bilgiler aktarmıştır. Peşinden müminlerin annesi Hz. Aişe’den, Hz. Peygamber’in cünüp olduğu halde, elini hiç suya dokunmadan yani abdest veya gusül almadan uyuduğunu dair rivayetin sabit olduğunu söylemiştir. Burada cünüp olma halinin artık kesinlikle gusledilmesi gerekli olan farz vaktine yani namaz vaktine kadar tehir edildiğinin caiz olduğu anlaşılmaktadır. (Hattabî, Mealimü’s-sünen, 1/75)

Bir diğer alim Tıbî de buradaki, meleklerin hayırla yaklaşmadığı cünüp kimselerden maksat, gusletme konusunda gevşek davranan, hatta namaz vakti geçinceye kadar gusletmeyen ve bu durumu alışkanlık halinde getirenlerdir. Çünkü bu davranış, şeriatı hafife alma, dini ciddiye almama anlamı taşımaktadır. Yoksa Hz. Peygamber’in cünüp olduğu halde uyuduğu ve sonunda tek gusül almak suretiyle bir iki hanımıyla birlikte olduğu rivayetlerden anlaşılmaktadır. (Tıbî, Şerhu Mişkât, 3/821)

Bazı alimler de hadisteki bu ifadeden, vakitlerinin çoğunda cünüp olarak gezen kişinin kastedilmiş olacağını söylemişlerdir. (Etyübî, Zahîretu’l-ukba, 4/541)

Ammâr b. Yasir (r.a.) şunu rivayet etmiştir:

"Peygamber (asm) Efendimiz cünübe, bir şey yemek veya içmek ya da uyumak istediği zaman abdest almasına ruhsat vermiştir.” (Ebu Davud, Taharet, 87)

Neticede kişi cünüpken bir an önce gusletmesi, şayet gusletmeden yemek, içmek veya uyumak isterse namaz abdesti gibi abdest alması müstehap olup daha uygundur. Hadisteki bu ifadeyi guslü gereksiz yere geciktirmenin uygun olmadığı, bir an önce böyle bir durumdan kurtulmanın gerekli olduğuna dair bir teşvik olarak değerlendirmemiz gerektiği anlaşılmaktadır.   

Bunların dışında soruda geçtiği gibi “cünübün bastığı toprakta ot bitmez, yıkanıncaya kadar bastığı toprak, yattığı yatak ona lanet eder veya melekler onun her adımında lanet okur ya da her tüyünün altında şeytan vardır” manasına gelecek herhangi bir rivayet yoktur. Şeriatta bunların aslı da yoktur. Zaten vakıa ile de uyuşmamaktadır.

Neredeyse insanların ekseriyetinin gusletmeyip cünüp gezdiği hatta müşrik ve kafir gibi necis olarak yaşadığı yerlerin yemyeşil olduğu görülmektedir.  

Müminlerin necis olmayacağına dair Ebu Hüreyre’den gelen şu rivayeti burada kaydetmek yerinde olacaktır:

Ebu Hureyre r.a. dediki: Cünüb iken Medîne sokaklarından birinde Resulullah’a rastlamıştım, yanından savuşup gittim ve gusledip geldim. Resûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem bana:  

“Ey Ebu Hüreyre, nerede idin?" diye sordu.

"Cünüb idim. Taharetsiz olarak seninle birlikte oturmak istemedim." dedim.

Bunun üzerine şöyle buyurdular:

"Sübhanallâh, mümin (hiç) necis olmaz ki." (Buhârî, Gusül, 23; Müslim, Hayz, 371)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun