Hz. Muaviye devrinde hadis rivayet etmek neden engellenmiştir?

Tarih: 28.07.2018 - 20:36 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hz. Muaviye (r.a) devrinde hadis rivayet etmek neden engellenmiştir? (Ahmed, Müsned, H. No:6952)

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadisin manası şöyledir:

Abdullah b. Amr (b. As), Nevf el-Bikali adında bir şahsın yanına gittiğinde onun hadis rivayet ettiğini gördü. Bunun üzerine ona: “Sen hadis rivayetlerine devam et; çünkü biz hadis rivayet etmekten mendedildik.” dedi... (İbn Hanbel, Müsned, h.no: 6952; Ebu Davud et-Tayalisi, Sünen, h.no:2407)

Bu hadisle ilgili birkaç noktaya işaret edeceğiz:

a) Müsned’in muhakkiki Şuayb el-Arnavut vs.,  Rivayetin senedinde yer alan Şehr (b. Havşeb) zayıf olduğu için, rivayetin zayıf olduğuna hükmetmiştir. (Müned, talik, a.g.y)

Bununla beraber, genel olarak bu hadisin sahih olduğu kabul edilmiştir.

b) Bu rivayette yer alan bilgi şu merkezdedir: Hz. Abdullah “Biz hadisi rivayet etmekten menedildik.” derken, yalnız kendini kastediyor. Abdullah’ın muhatabı olan Nevf el-Bikali’in “Ben Resulullah’ın ashabından olan bir adamın yanında nasıl hadis rivayet edebilirim.” demesi de “men edilme” konusunun sadece Abdullah ile ilgili olduğunu göstermektedir.

c) Bu hadisten anlaşılıyor ki, bazı Emeviler, özellikle Ehl-i beyti övenlerin, onlardan hadis rivayet edenlerin bu çalışmalarına engel olmak istemişlerdir. Nitekim, Hz. Ali’nin büyük talebelerinden biri olan Hasan-ı Basri Hazretleri, mürsel hadis (Hz. Peygamberle arasındaki sahabi raviyi zikretmeksizin yaptığı) rivayetleriyle meşhur olmuştur. Daha sonraları bunu niçin yaptığı sorulunca da “Ne yapayım, O dönemde Hz. Ali’den söz  etmek çok riskliydi. Benim rivayet ettiğim bu tür mürsel hadislerin hemen hemen tamamı Hz. Ali’den duyduğum hadislerdir; onun ismini gizlemek için böyle yaptım.” şeklinde cevap vermesi, o dönemdeki işin vehametini göstermektedir. Ancak bu husus, o devirde bütün hadislerin yasaklandığı anlamına gelmez.

d) Abudullah b. Amr, babası Amr b. As’ın hatırı için Sıffinde Hz. Muaviye’nin yanında yer almış, fakat yeri geldiğinde bunların haksız olduklarını söylemiştir.

Bu cümleden olarak, bir olayı Abdullah b. el-Haris şöyle anlatıyor:

“Ben Sıffin dönüşü Muaviye’nin yanında, onunla Amr b. As’ın arasında idim. Amr’ın oğlu Abdullah babasına: ‘Babacığım! Sen Resulullah (asm)’ın, Ammar’a hitaben "Senin için hayıflanıyorum, ey Sümeyye’nin oğlu! Çünkü seni bağî bir grup öldürür." dediğini duymadın mı?' dedi. Amr da Muaviye’ye 'Bunun dediklerini duyuyor musun?' dedi. Bunun üzerine Muaviye Abdullah’a dönerek: 'Zaten sen istemeye istemeye yanımıza geliyordun. Ammar’ı biz mi öldürdük; onu getirenler onu öldürdüler.' dedi." (İbn Hanbel, h no: 6499)

- Diğer bir rivayete göre, Hz. Muaviye’nin yanına gelen iki kişiden her biri, Hz. Ammar’ı öldürdüğünü söylemiş, bunun üzerine orada bulunan Abdullah b. Amr: Hz. Peygamber (asm)’den “Hz. Ammar’ı baği bir taife öldüreceğini.” işittim dedi. Bundan hoşlanmayan Muaviye: “O zaman neden bizimle berabersin?” dedi. Abdullah: “Babam beni  Hz. Peygamber (asm)’e şikayet etmişti. O da bana: ‘Babana hayatta olduğu sürece itaat et, ona isyan etme.’ dediği için sizinle beraberim, ancak ben savaşmam.” dedi. (İbn Hanbel, h.no: 6538)

- Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, Abdullah b. Amr b. As, babasının hatırı için Sıffinde Hz. Muaviye’nin yanında yer almış, fakat fiilen savaşa katılmamıştır.

Bununla beraber, Hz. Ali’nin haklı olduğuna dair duyduğu bazı hadisleri rivayet etmekten geri durmamıştır. Bunun üzerine yaşadığı Muaviye ve oğlu Yezid döneminde hadis rivayet etmesine engel olmaya çalışmışlardır. Sorudaki hadis de bunu gösteriyor. Yoksa o dönemde bütün hadislerin engellenmesi söz konusu değildir. Öyle olsaydı, binlerce hadis rivayeti bize ulaşmamış olurdu.

İlave bilgi için tıklayınız:

Hadislerin birçok raviden geçtiğini dikkate alırsak, hadislere neden güvenelim?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun