Cehennemin odunları olup, en evvel açık bacaklar yanacaklar, anlamında bir hadis var mıdır?

Cehennemin odunları olup, en evvel açık bacaklar yanacaklar, anlamında bir hadis var mıdır?
Tarih: 22.09.2014 - 09:22 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Risale-i Nur'da "Birkaç sene namahrem hevesatına göstermenin tam cezası olarak; o bıçaklı bacaklar cehennemin odunları olup, en evvel o bacaklar yanacaklar." hadisin rivayetinden anlaşılıyor." ile bitiyor.
- Burada tefsiri yapılan hadisi yazabilir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bediüzzaman Hazretlerinin ilgili ifadesinin tamamı şöyledir:

“Birkaç sene namahrem hevesatına göstermenin tam cezası olarak; o bıçaklı bacaklar cehennemin odunları olup, en evvel o bacaklar yanacaklarını ve dünyada emniyet ve sadakatı kaybettiği için, hilkaten çok istediği ve fıtraten çok muhtaç olduğu münasib kocayı daha bulamaz. Bulsa da başına bela bulur. Hattâ bu hâlin neticesi olarak o âhir zamanda, bazı yerlerde nikâha rağbetsizlik ve riayetsizlik yüzünden, kırk kadına bir erkek nezaret edecek derecede ehemmiyetsiz, sahibsiz, kıymetsiz bir surete gireceği, hadîsin rivayetinden anlaşılıyor.” (bk. Gençlik Rehberi, s. 26)

a) Bu  ifadeden “cehenneme gidecek kadınların ilk yanan yerlerinin -dünyada açtıkları- bacakları olacağına” dair bir hadis rivayetinin olduğunu anlamak doğru değildir.

- Bizim anladığımız kadarıyla Üstad Bediüzzaman’ın bu ifadesi İslam’da yer alan “el-Cezâü min cinsi’l-amel” (cezalar amellerin cinsine göredir) şeklindeki genel kuralın bir açıklamasıdır.

Buna göre insanların mükâfatı gibi cezaları da hem ruhani hem cismani olur. Demek ki cennette elin, ayağın, gözün, kulağın mükâfatı olduğu gibi cehennemde de onların hususi cezaları vardır.

Üstad'ın şu ifadesinden de bunu anlamak mümkündür:

“...Ve o Sâni'-i Hakîm ve o Âdil-i Rahîm; elbette cismanî âletlerin vezaifine ücret olarak ve hidematına mükâfat olarak ve ibadat-ı mahsusalarına sevab olarak, onlara lâyık lezaizi verecektir. Yoksa hikmet ve adalet ve rahmetine zıd bir halet olur ki, hiçbir cihetle onun cemal-i rahmetine ve kemal-i adaletine uygun değildir, kabil-i tevfik olamaz.” (bk. Sözler, s. 498)

b) Yine bizim anladığımız kadarıyla, Üstad'ın ifadesinde yer alan “hadisin rivayetinden anlaşılan” şey, konunun son kısmında yer alan “Hattâ bu hâlin neticesi olarak o âhir zamanda, bazı yerlerde nikâha rağbetsizlik ve riayetsizlik yüzünden, kırk kadına bir erkek nezaret edecek derecede ehemmiyetsiz, sahibsiz, kıymetsiz bir surete gireceği, hadîsin rivayetinden anlaşılıyor.” İfadesiyle ilgilidir.

“Ahir zaman fitnesi sırasında bir erkeğin elli kadına nezaret edeceği”ne dair hadis rivayeti vardır. (bk. İbn Mace, Fiten, 25)

Bilgi için tıklayınız:

Hadislerde kıyamete yakın bir erkeğin elli kadını himaye edeceği...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun