Cehennemden en son çıkacak kişiyle ilgili hadisler arasındaki farklılığın sebebi nedir?

Tarih: 25.06.2013 - 11:45 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bir cevabınızda şu hadis geçiyor:

"...Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) Cehennemden çıkıp da Cennet’e gireceklerin en sonuncusunun ahvâlini beyan eder. Bu adam emekleyerek Cehennem’den çıkar. Azîz ve Celîl olan Allah, bu kimseye: 'Git Cennet’e gir!' buyurur. Adam Cennet’i dolu olarak görür. ... Cenâb-ı Hak: 'Cennet’e gir! Sana dünyanın on mislisi kadar Cennet vardır!' der. O kul şaşırır, hayretinden: 'Yâ Rabbi! Sen âlemlerin Melik’i olduğun halde bana gülüyor musun? Benimle alay mı ediyorsun?' der.”

Başka bir hadiste (sahih hadisler.com dan aldım) şu ifadeler var:  ...Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:

“Cennete en son giren kişi cehennemden çıkarken bazen yürür bazen düşer. Cehennemden kurtulduğu vakit döner ve: ‘Beni senden kurtaran Allah’ın şanı ne yücedir. Allah bana öncekilere ve sonrakilere yapmadığı ihsanı yapmıştır.', der. Ona bir ağaç gösterilir. ‘Rabbim! Beni cennetine al.’ der. Allah Teâlâ: ‘Ey Âdemoğlu! Senin isteklerini ne durdurur. Sana dünya ve bir benzerini vermem seni hoşnut eder mi?’ buyurur. Kul: ‘Rabbim! Sen âlemlerin sahibi olduğun halde benimle alay mı ediyorsun?’ der.”

- İki hadiste de cehennemden çıkan son kul anlamı var; fakat diyalog farklı cereyan ediyor. Bu farklılığın sebebi nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Söz konusu iki hadiste, en son cehennemden çıkan kimse ile Allah arasında geçtiği / geçeceği ifade edilen diyalogun hem ortak hem de farklı noktaları vardır.

Şayet iki hadisten biri daha sahih ise, onun ifadeleri esas alınır. Ancak bu hadislerden ilki Buhari’de (Rikak, 51), diğeri ise Müslim’de (İman, 310) geçtiğine göre ikisi de aynı derecede sahihtir. 

Bu durumda: Peygamberimiz (asm)'in farklı zamanlarda konuşmanın akışına uygun olarak diyalogun bir kısmına dikkat çekmiş olduğunu düşünebiliriz. Veya raviler bu kıssayı anlatırken, farklı yönlerine vurgu yapmışlardır.

Aslında anlam bakımından iki rivayet arasında doğrudan çelişen bir tasvir de söz konusu değildir.

Şunu da ilave bir bilgi olarak aktaralım ki, Kadı Iyaz gibi bazı alimlere göre, burada farklı iki şahıstan da sözedilmiş olabilir. Hatta bu şahıslar gerçek iki şahıs da olabilir, iki grup da olabilir, iki cins de (cinler-insanlar) da olabilir. (bk. İbn Hacer, 11/443)

Buna göre “...en son...” ifadesi nisbi olarak kabul edilir. Bu tevile göre, farklı kişilerin durumunu seslendirdiği için, rivayetler arasındaki farklılık daha da anlaşılır hale gelir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun