Buğyetü’l-bâhis ‘an zevâidi Müsnedi’l-Hâris isimli eser hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Buğyetü’l-bâhis ‘an zevâidi Müsnedi’l-Hâris

Heysemî, Buğyetü’l-bâhis ‘an zevâidi Müsnedi’l-Hâris ismini verdiği Hâris b. Ebî Üsâme’nin (ö. 282/895) el-Müsnedi’nin Kütüb-i Sitte’ye zevâidi olan bu eserinin mukaddimesinde, Hâris b. Ebî Üsâme’nin 37 cüzden meydana gelen müsnedinin bir nüshasını ele geçirdiğini ve bu nüshanın yaklaşık 10 varaktan meydana gelen 13. cüz’ünün tamamının, 11. ve son cüz’ünün (37. cüz’) başlarından birer varakının kayıp olduğunu söylemektedir. Yani Heysemî bu çalışmasında çok az da olsa Haris’in el-Müsned’inin bir bölümünü değerlendirmeye alamamıştır.

Eser, Hüseyin Ahmed Sâlih el-Bakirî tarafından tahkîki yapılarak iki cilt halinde neşredilmiştir (Medine 1413/1992). Muhakkık çalışmasına Kahire’deki Dâru’l-kütübi’l-Mısrıyye’de bulunan (Hadis böl. nr. 705) bir nüshayı esas almıştır. Kitabu’lBa‘s’ın son tarafı, Kitâbu Sıfati’l-cenne ve Kitâbü Sıfati’n-nâr’ın tamamı nüshada yeralmamaktadır. Bu bölümde kaç bâb ve ne kadar hadis bulunduğu bilinmemektedir. Muhakkık bu eksik bölümleri Hâris b. Ebî Üsâme’nin başka kitaplardaki rivâyetlerinden konuyla alakalı olanlarını esere ilave etmek suretiyle telafi etmeye çalışmıştır.

Bu yüzden eserin zikredilen bölümleri orijinal değildir. Bu eklerle birlikte eser 42 kitâb ve 1136 hadisten meydana gelmektedir. Müellif çok nadir de olsa ricâl hakkında bazı değerlendirmelerde
bulunmuştur.

Hâris b. Ebî Üsâme’nin müsnedinin günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmemektedir. Kütüb-i Sitte’de bulunmayan birçok hadisi içinde barındıran bu değerli eser, Heysemî sayesinde yok olmaktan kurtulmuştur.

(bk. Dr. Abdullah Karahan, Hadis Edebiyatında Zevaidler, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Cilt: 13, Sayı: 1, 2004 s. 91-138)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
114 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun