Bir sene sonra 2.500 lira istemek üzere şimdiden 2.000 lira vermek faize girer mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz,

“Her menfaat sağlayan borç faizdir.”(1)

buyururlar. Bu da alacaklının borç verirken, bir müddet sonra ne kadar fazla isteyeceğini şart koşmasıyla gerçekleşir.

Yukarıda meâlini verdiğimiz hadis-i şeriften anlaşıldığı üzere, borç verirken bir menfaat sağlamayı şart koşmamak lâzımdır. Şayet böyle bir şart koşulmazsa, borçlunun borcunu öderken fazla vermesinde veya en iyisini vermesinde bir mahzur yoktur. Çünkü bu kimse borcunu en iyi şekilde ödemiş ve iyiliğe karşı iyilik yapmıştır.

“İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?”(2)

meâlindeki âyet-i kerimede belirtildiği gibi, meselenin bu yönü bilhassa borçluyu ilgilendirir. Borçlu bunu düşünecek, alacaklının zararını telâfi edecektir.

Paranın tedavülden kalkması veya değer kaybetmesi hâlinde, nasıl hareket edileceği hususunda da Hanefi imamları arasında farklı görüşler vardır. İmam-ı Âzam,

“Alınan borcun sayı olarak aynı miktarı verilmelidir. Paranın değeri ister yükselsin, isterse düşsün, borçlu aldığı paranın mislini verir. Yüz lira borç aldıysa yüz lira ödeyecektir.”(3) der.

İmam Muhammed ile İmam Ebu Yusuf ise,

“Borçlu aldığı borcun mislini vermez, ödeme esnasındaki kıymetini, değerini verir.”

demektedirler. Fetvanın da bu şekilde verildiği bildirilmektedir.

Buna göre, birisine bir seneliğine 2.000 lira borç veren kimse, aradan bir sene de geçmiş olsa, yine bu miktar alacağının olduğunu bilmelidir. Fakat ödeme esnasında borçlu, paranın yıllık değer kaybını nazara alarak ona göre bir fazlalık verirse, aldığı borcun kıymetini vermiş olacağından İmameynin (İmam Muhammed ile İmam Ebu Yusuf) kavline göre amel etmiş hem de alacaklının hakkını üzerinde bırakmamış olur. Bu meselede fazlalık baştan şart olarak koşulmamış, sadece borçlu alacaklıyı düşünerek zararını telâfi etmeye çalışmış olur.

Bu meselede şöyle bir yol da tercih edilebilir ki, bu en sâlimi ve en sıhhatlisidir. Borç verme, döviz yoluyla olabileceği gibi, altın üzerinden de yapılabilir. Böylece faiz şüphesi de ortadan kalkmış olur.

Buna göre, borç alıp verirken ya döviz alınıp verilir veya altın alınıp verilir yahut sâbit değeri olan ticarî mallar nazara alınır, onlar alınıp verilir. Bunların haricinde bir sene sonra fazlalık belirtilerek verilen borç doğrudan faize girer, dolayısıyla caiz olmaz.

Dipnotlar:

(1) Feyzü'l-Kadir, 5:27. Hadis No:6336
(2) Rahman Suresi, 60
(3) İbni Abidin, Reddü'l-Muhtar,4:174. Kasani, Bedayiü's-Sanayi,7:394.

(bk. Mehmed PAKSU, Çağın Getirdiği Sorular)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun