Bir Müslüman başka bir Müslümanı öldürdüğünde, ya ölen kafirdir ya öldüren kafirdir, diye bir hadis var mıdır? Müslüman bir kimse, adam öldürmekle nasıl kafir olur? Öldüren kafir olsa bile, ölenin ne suçu var?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

Kaynaklarda, sorudaki ifadelere rastlayamadık. Fakat bu konuya ışık tutacak şu hadisi zikredebiliriz:

Buharî ve Müslim’in Ebu Bekre’den yaptığı rivayete göre Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

“İki Müslüman birbirine kılıç çekerse, öldüren de öldürülen de cehenneme gider." (Ebu Bekre der ki:) ‘Ey Allah’ın Resulü! Kâtili anladık da, ya maktul niçin cehenneme gider?’ dedim.  “Çünkü, o da -bütün gücüyle- arkadaşını öldürmek için çaba gösteriyordu.” diye buyurdu.” (Buharî, İman, 22; Rikak, 31; Fiten, 10; Müslim; Fiten, 14).

Hadisin açıklaması:

Bu hadiste geçen açıklamaya öre, biri adam öldürmekten dolayı cehennemlik bir işi yapmıştır, diğeri ise, taammüden / kasden, cehenneme girmeyi gerektirecek adam öldürme işine, bilerek ve isteyerek teşebbüs ve azmetmiştir. İslam’a göre bu ikisi de suçtur, fakat bu iki suç eşit değildir. Buna göre, adam öldüren kimse / kâtilin cehennemde kalmasının süresi ile, taammüden -katle teşebbüs ve azmetmek suçundan- cehenneme girenin kalacağı süre çok farklıdır. Biri -söz gelimi- yirmi yıl yatarsa, öbürü altı ay veya bir yıl yatar.

Kuşkusuz bu suçlardan hiçbiri -diğer günahlarda olduğu gibi- küfre götürmez. Nitekim, Kur’an’da yer alan “Eğer müminlerden iki topluluk birbirleriyle vuruşursa, onların aralarını bulun.”(Hucurat, 49/9) mealindeki ayette birbirlerini öldürmeye çalışanların, yine de mümin olarak yad edilmesi, en büyük bir günah olan katlin dahi küfrün sayılmadığını göstermektedir.

Yine, söz konusu ettiğimiz “İki Müslüman birbirine kılıç çekerse, öldüren de öldürülen de cehenneme gider.” mealindeki hadiste, katil ve maktulden “iki Müslüman” diye söz edilmesi, onların kâfir olmadıklarının belgesidir. Cehenneme girmeleri, kâfir olduklarından ötürü değil, işledikleri suçtan dolayıdır.

Bununla beraber, “öldüren de öldürülen de cehenneme gider” manası, onların adalet kanununa göre cehennemi hak ettikleri anlamındadır. Allah dilerse, onları cehenneme koyar, her biri kendi suçuna göre bir süre kaldıktan sonra onları çıkarır ve cennete koyar; dilerse başta affeder, hiç cehenneme koymaz. Ehl-i sünnetin görüşü budur.(bk. İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi)

Hadiste geçen “Çünkü, o da -bütün gücüyle- arkadaşını öldürmek için çaba gösteriyordu.” ifadesi, öldürmeye teşebbüs etmeyenlerin, canını ve malını korumak için çaba gösterirken ölenlerin, sorumlu olmadığını göstermektedir.

Katil ve maktulun cehennemlik olmalarını gerektiren çarpışma, dünya ile ilgili bir istekten ve nefsi arzu ve hevese dayalı olunca huküm budur, denmiştir. (İbn Hace, Fethu’l-Bari, ilgili hadisin şerhi)

“Ölen de öldüreni öldürmeye teşebbüs etmişti.” mealindeki ifadeyi delil gösteren bazı ilim adamları: Bir günahı işlemeye kesin karar veren, azmeden bir kimse o günahı işlemese bile niyet ve azminden dolayı sorumlu olur ve hesaba çekilir, demişlerdir. "Bu niyetini fiiliyata dökmedikçe azim ve kararlılıktan dolayı sorumluluk ve ceza yoktur." diyenler ise bu görüşe şöyle cevap vermişlerdir: Bu ve benzeri hadislerde sözü edilen olayda fiili hareket vardır, öldürülen taraf da silah kullanmış ve arkadaşını öldürmek için bilfiil çalışmıştır. Ancak şu var ki ikisinin de cehennemlik olmasını cezalarının da aynı olmasını gerektirmez. Katil taraf, hem çarpışma suçundan hem de öldürme suçundan cezalandırılır. Maktul ise çarpışma suçundan cezalandırılır. Bu itibarla cezalandırma işi azim ve niyetten dolayı değil, çarpışmaya katılma suçundan dolayıdır. (bk. Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 10/181-182)

Cevap 2:

“Kâfir” kelimesi, bilinen küfür anlamında kullanıldığı gibi, Kur’an ve hadislerde, nankörlük manasında da kullanılmıştır. Bu nedenle bazı rivayetlerde Müslümanlar için kullanılarn "kafir" kelimesini, dinden çıkmak anlamında değerlendirmemek gerekir. "Nankörlük" anlamında bu kelimenin tercih edilmesi, işin çirkinliğini göstermeye yönelik bir üslubu gösterir. Ayrıca, yapılan bazı teşbihlerde / benzetmelerde de bir kötülüğün azamî derecede çirkinliğinin -bir irşat üslubu içerisinde- gösterilmesi hedeflenmiştir. Aşağıdaki hadisleri de bu açıdan değerlendirmek gerekir.

Buharî ve Müslim’in İbn Ömer’de yaptığı rivayet göre, Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

“Bir kimse (mümin) kardeşine kâfir dese, bu küfür ikisinden birine döner; eğer bunu diyen doğru demişse -zaten öyledir-, eğer dediği doğru değilse, bu küfür ona / söyleyene döner -son ifadeler Müslim’e aittir-(Buharî, Edeb, 73; Müslim, İman, 111)

Taberanî ve Bezzar’ın İbn Mesud’dan yaptıkları rivayete göre, Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

“Bir Müslüman -Müslüman- kardeşine ‘ey kâfir’ derse, artık ikisinden biri kâfirdir.”(bk. Mecmau’z-zevaid, 8/73).

Bezzar’ın İmran b. Husayn’den yaptığı rivayete göre Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

“Kişinin kendi (Müslüman) kardeşine kâfir demesi, onu öldürmek gibidir.”(bk. a.g.e).

Cevap 3:

"Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir," ayetinin açıklaması.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR