Bir kimse kızgın bir anında bir olayla ilgili yemin edip sonra pişman olursa, bu yemininden nasıl vazgeçebilir?

Soru Detayı
Bilerek yemin bozmanın hükmü nedir?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu kişinin yemin kefareti vermesi gerekir.

Yemin, lügatte, kuvvet mânasına gelir. Dindeki mânası ise, bir işi yapmak veya yapmamak hususunda iddiayı kuvvetlendirmek için ya Allah'a kasem edilerek veya talâk (boşanma) gibi bir şeye bağlayarak yapılan akid demektir. Meselâ: "Vallahi filân işi yaptım veya yapmadım." şeklinde yapılan yemin, Allah'a kasem suretiyle yemindir. "Şu işi yaparsam karım boş olsun." deme ise, boşamaya bağlı yemin çeşididir.

Yemin edene hâlif denir. Yeminini tutmaya berr, yeminini tutan kimseye de bârr adı verilir. Yemini bozmaya veya yalan yere yemin etmeye ise hins; böyle olan kimseye de hânis denilir.

Allah'a Yemin Hangi Sözlerle Yapılır?

Allah'a yemin, ya vallahi, tallahi, billahi demek suretiyle Allah Teâlâ'nın zât ismine veya Rahmân, Rahîm gibi mübarek isimlerden birine veyahut da izzet-i İlâhiye, kudret-i Rabbaniye gibi zâtî sıfatlarından birine and içilerek yapılır. Peygamberlere, Kâ'be'ye, Kur'an'a veya varlıklardan herhangi birinin başına veya hayatına yemin edilmez. Yalnız bir görüşe göre, Kur'an, kelâm-ı İlâhi olduğu için ona yapılan yemin muteberdir.

"Kasem ederim, yemin ederim, Allah'a hamdolsun, Allah Teâlâ ile misakım olsun" gibi sözler de yemin sayılır. Helâl bir şeyi kendine haram saymak da yemin sayılır. "Şu işi yaparsam, şu şey bana haram olsun." demek gibi...

Allah'a Kasem Şeklinde Yapılan Yeminin Çeşitleri Nelerdir?

Kasem şeklinde yapılan yeminler üçe ayrılır:

1. Yemin-i lâğv. Yanlışlıkla veya doğru zannıyla yalan yere yapılan yemindir. Bir kimsenin borcunu ödemediği halde ödediğini zannederek "vallahi ödedim" diye yemin etmesi gibi. Bu nevi yeminden dolayı yemin sebebine kefaret gerekmez. Allah'ın afvı ve bağışlaması umulur. Ağızdan yemin kastedilmeksizin yanlışlıkla irade dışı çıkan vallahi sözü de bu yemin kısmına girer.

2. Yemin-i gamus. Bile bile yalan yere yapılan yemindir. Borcunu ödemediğini bilen kimsenin, bile bile, ödedim diye yemin etmesi gibi... Bu gibi yalan yeminler çok büyük günahtır. Böyle yalan yere yapılan yeminlerin, yurtları viran ve yalancıları da mahv u perişan edeceği rivayetlerde vardır. Bunun bağışlanması için kefaret yoktur. Çünkü ortada kasdî bir durum vardır. Ancak tevbe istiğfar etmek, hakkı zâyi olan varsa ondan da helâllık almak gerekir. İmam-ı Şâfiî'ye göre kefaret de gerekir.

3. Yemin-i mün'akide. Mümkün olan ve geleceğe âit bulunan bir şey hususunda yapılan yemindir. "Vallahi yarın borcumu ödeyeceğim." demek gibi... Böyle bir yemine riayet vâcibdir. Ancak riayet edildiğinde umumun zararı söz konusu ise, o takdirde yemine riayet edilmez, bozulur, sonradan kefareti verilir ve ayrıca Allah'tan da af dilenir. Meselâ: Bir kimse borcunu vermemeğe yemin etse, bu yemine riayet etmek değil, etmemek vâcibdir. Bu sebeble yemin bozulur. Kefareti verilir.

Birden fazla yemin edilip bozulunca her yemin için ayrı bir kefaret gerekir mi?

Evet, yeminin sayısı artarsa, kefaretin sayısı da ona orantılı olarak artar. Yeminleri ayrı yerde söylemiş olmak bile, bu hükmü değiştirmez. Fakat İmam-ı Muhammed'e göre, yemin keffaretleri çoğalınca bir tek keffaretle hepsinden kurtulunmuş olur. Fakihlerin çoğu bu görüşü tercih ederler.

Kefaret-i Yemin (Yemin kefareti): Ettiği yemini yerine getirmeyip bozmaktan dolayı lâzım gelen kefarettir. Yeminin kefareti olarak on fakiri akşam ve sabah olarak günde iki öğün doyurmak veya giydirmek cihetine gidilir. Buna güç yetirilmezse, üç gün ardarda oruç tutulur. Bu oruçların arasına hiçbir mâni girmemelidir. Girerse kefaret bozulur, yeni baştan tutulması gerekir.

Şâfiîlere göre yemin kefaretini ardarda tutmak mecburiyeti yoktur. Gerek yemin, gerekse oruç kefaretlerinde yapılacak ilk iş bir köle azâd edilmesidir. Ancak günümüzde kölelik kalktığı için, bu maddenin tatbikına imkân kalmadığından zikretmeye lüzum hissetmedik.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun