Bidat ehlinin tövbesi kabul olur mu?

Soru Detayı

​Ehl-i bidat'la mücadele ederken kullanılan bazı hadislerde ise bidat ehlinin ne orucu, ne namazı, ne sadakası, ne haccı, ne umresi, ne cihadı, ne tövbesi ve ne de fidyesi Allah tarafından kabul edilir denilmektedir. Onların dini paramparça ettikleri, bid'at, hevâ ve dalâlet ehli oldukları, herkesin tövbesi kabul edilecekken bunların tövbesinin reddedileceği ve Resûlullahın bunlardan beri olduğu nakledilmektedir. Rivâyete göre bir merfû haberde "Allah bidat ehlinden tövbe hakkını kaldırmıştır" ifadesi yer almaktadır. Bu gibi rivayetlerde bidat ehlinin tövbesinin kabul olmayacağı söyleniyor. Bidat ehlinin (rafizi, batini vb.) tövbe etse ehli sünnete yönelse tövbesi kabul olur mu?
Yani, bidat ehlinin tövbesi kabul olur mu, olursa ilgili hadis rivayetleri nasıl anlaşılmalıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu konuda bazı rivayetler vardır, fakat çoğu ya zayıf ya da uydurmadır. Sahih olanlarında geçen bidat, inanç açısından bidata girmiş ve dinden çıkmış olanlardır. Dinden çıkanın ibadetleri zaten kabul olmaz.

Konuyla ilgili rivayetlerin bir kısmı şöyledir:

a) Hz. Huzeyfe anlatıyor: Resulullah (asm) şöyle buyurdu:

“Allah bidat sahibi kimsenin ne orucunu, ne namazını, ne sadakasını, ne haccını ve umresini, ne cihadını, ne de herhangi bir amelini kabul etmez. Hamurdan kılın çıktığı gibi dinden çıkar.” (İbn Mace, Mukaddime, 7/49)

İbn Mace’yi şerh eden Sindi, bu hadisin şerhinde şöyle diyor:

Bu hadisteki bidattan maksad bozuk itikad ve inanç olsa gerek. Çünkü ilim ehli fasit inanç sahibine bidatçı der. Bu hadiste, inancı ve itikadı sağlam olup amel yönünden bidatı olanlar kastedilmemiştir. Zaten alimler inancı sağlam olup da ibadetleri eksik olanlara fasık derler, bidatçı demez­ler. Hadisten anlaşıldığına göre, bozuk inanç ve itikat sahibi olanlar, bu yanlış inancından dönüp tövbe ederse, Allah, onun ibadetleri elbette kabul eder. (bk. Sindi, Kifayetü'l-hace, ilgili hadisin şerhi)

Demek ki, inanç bakımından bidat sahibi olanlar, tövbe etmezlerse amelleri kabul olmuyor, ancak tövbe ederlerse hem tövbeleri hem de ibadetleri kabul olur.

b. Hz. Enes anlatıyor: Resulullah (asm) şöyle buyurdu:

“Muhakkak ki Allah bütün bidat sahiplerinden tövbeyi men etmiştir.” (bk. Taberani, el-Evsat, hno: 4202)

Bu hadis rivayeti sahih kabul edilmiştir. (bk. Mecmauz’Z-evaid, 10/189)

Ancak bu hadiste, “Bidat sahiplerinin tövbelerinin kabul olmayacağı" ifade edilmemiştir. Burada: “bidat sahiplerinden tövbeyi men etmiştir” denilmiş.

Bunun anlamı şudur: Bidat ehli olanlar kolay kolay tövbe etmezler. Tövbe onların uzağındadır.

Demek ki bunlar da tövbe etseler tövbeleri kabul edilir.

Bununla beraber, Zehebi; İbnu’l-Cevzi ve daha başkaları, bu rivayetin senedindeki bir ravinin zayıf olduğunu ve hadisin sahih olmayıp münker olduğunu bildirmiştir. (bk. Zehebi, Mizanu’l-İtidal, 9175; İbnu’l-Cevzi, el-İlelu’l-Mütenahiye, 1/145)

En azgın kafirlerin, müşriklerin tövbeleri kabul edildiği halde, onlardan daha kötü olmayan bidatçıların tövbelerinin kabul edilmemesi, bir çelişkidir, İslam’ın ruhuna aykırıdır.

Kuran’da şirkin af kapsamı dışında olduğuna vurgu yapılması (Nisa, 4/48), hayattayken tövbe etmeden ve müşrik olarak vefat edenler içindir.

Yoksa tövbe edilmesi durumunda şirk de dahil olmak üzere her türlü inkar ve küfür affedilir.

O halde itikat ve inanç açısından bidat ehli olanlar tövbe edince, onların tövbeleri daha öncelikle kabul edilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
141 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun