Bazı hadislere göre, insanların işledikleri günahlar nedeniyle mahşerde maymun veya domuz suretiyle kalkacağı, gerçek anlamda mıdır, yoksa burada mecazi bir mana mı vardır?

Tarih: 25.05.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Sûr'a üfürüleceği gün gruplar halinde gelirsiniz..." (Nebe, 78/18) ayetine göre, kıyamet günü haşir meydanında insanlar bölük bölük diriltileceklerdir. Bu diriliş günü, herkesin kendi niyet, düşünce ve ameline göre bir grupta yer alacağı ve bu düzenleme içinde insanların gruplar halinde hesap alanına sevkedilecekleri bir gündür. Nitekim Resûlüllah aleyhissalatü vesselam Efendimiz bu âyetin ışığında şöyle açıklamada bulunmuştur: “Her kişi öldüğü hal üzere diriltilip kaldırılır.” (Müslim, Cennet 83)

Mahşerde insanların dünyadaki yaptıklarına uygun bir tarzda on sınıf olarak haşrolunacaklarına dair çeşitli rivayetler var. Örneğin Muaz b. Cebel’den rivayet edilen bir hadiste, insanların kısım kısım sınıflar halinde haşrolunacakları bildirilir. Bunlardan bazıları maymun, domuz suretinde, yüz üstü sürünerek, kör olarak… haşrolunanlardır. Hadisin devamında maymun suretinde haşrolunanların nemmâm (söz taşıyan) kimseler olduğu, domuz suretinde haşrolunanların rüşvet ve haram mal yiyenler olduğu… ifade edilir.  (Geniş bilgi için bk. Tezkiretu’l-Kurtubî, Haşir bahsi)

Rivayetlerde yer aldığına göre, bir mümin olarak, kıyamet gününde bu tür hadiselerin gerçekleşeceğine inanırız.

Dünya hayatında da benzer durumlar olmuştur. Kur’ân-ı Kerim’de bildirildiği üzere, bazı kavimler ceza olarak, maymun ve domuz suretine çevrilmiş ve fazla yaşamadan ölüp gitmişlerdir. (Bakara, 2/65-66; bk. Razi İbni Kesir, ilgili ayetlerin tefsiri) Bazı alimler bu durumu mecazî olarak ele alıp, o insanların meshinin hayvan suretine çevrilmelerinin manevî olduğunu, ruhen o hayvanlara benzetildiklerini söylemişlerse de, alimlerin büyük çoğunluğu bu durumun hakikat olduğunu ifade ederler.

Dolayısıyla mahşerde de böyle şeylerin olmasına aklen bir engel yoktur. Nitekim bazı cehennemliklerin bedenlerinin aşırı derecede büyütüleceğine dair rivayetler de vardır.

Burada şunu da belirtmek gerekir ki, rivayetlerde “maymun suretinde, domuz suretinde” ifadeler geçmektedir. Buradan o insanların suret itibariyle o hayvanlara dönüştürüldüklerini veya benzetildiklerini söyleyebiliriz. Ancak ruhları yine aynı…

Dikkat edilmesi gereken önemli bir konu da şudur: Günahkarların işledikleri günahlara göre diriltileceklerinin bildiren rivayetlerdeki şekiller, ister gerçek anlamda isterse mecazi manada olsun, günah işleyip de tövbe etmeden ölenler içindir. Tövbe edenler veya sevabı günahından daha fazla olan kimseler, o şekilde haşrolmazlar.

Konuyla ilgili rivayetlerden bazıları şöyledir:

Muaz b. Cebel, Hz. Peygamber Efendimiz (asv)'e, “Sûr'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.” (Nebe, 78/18) mealindeki ayette geçen bölük bölük haşir meydanına gelmenin tefsirini sormuş ve aldığı cevabı da bize bildirmiştir:

“Ey Allah'ın Rasûlü, dedim. Yüce Allah'ın: "Sûra üfürülecek olan o günde, siz de hemen bölük bölük geleceksiniz." buyruğu hakkında ne dersin?” Peygamber aleyhissalatü vesselam şöyle buyurdu:

"Ey Muaz, sen gerçekten çok büyük bir iş hakkında soru sordun." Sonra gözlerinden yaşlar akıtarak şunları söyledi:

"Ümmetimden yüce Allah'ın Müslüman cemaatlerinden ayrı tutup, suretlerini değiştireceği on sınıf, ayrı gruplar halinde haşredileceklir. Bunların bir bölümü maymun suretinde, bir bolümü domuz suretinde, bir bölümü de ayakları yukarıda ve yüzleri üstünde sürüklenecek şekilde baş sağı dönmüş, bir bölümü nereye gidip geleceğini bilemeyen kör, bir bölümü akledemeyecek şekilde sağır ve dilsiz, bir bölümü dillerini çiğneyecek şekilde ve dilleri göğüslerine kadar sarkmış, ağızlarından akan salya irin olarak akacak, orada toplanmış olan herkes kendilerinden tiksinecek, bir bölümü el ve ayakları kesilmiş olacak, bir bölümü cehennemden kütükler üzerinde haça gerilmiş olacak, bir bölümü leşlerden daha kötü bir şekilde kokmuş olacak, bir bölümü ise derilerine yapışmış ve onlara bütün vücutlarını örtecek şekilde katrandan elbiseler giydirilmiş olacaktır."

"- Maymun suretinde haşredilecek olanlar, insanlar arasında laf alıp götürenler olacaktır.
- Domuz suretinde hasredilecekler ise, haram yiyenler ve haksız vergi toplayanlardır.
- Başları ve ayakları ters yüz edilmiş olanlar, faiz yiyicileridir.
- Körler, verdikleri hükümlerde zalimlik edenlerdir.
- Sağır ve dilsiz olanlar, amellerini beğenen ve onlara bel bağlayanlardır.
- Dillerini çiğneyenler, sözleri davranışlarına uymayan ilim adamları ile kıssa anlatıcılarıdır.
- El ve ayakları kesilmiş olanlar, komşularına eziyet verenlerdir.
- Ateşten kütükler üzerinde haça gerilmiş olacaklar, iyi insanları zalim yöneticilere ihbar edenlerdir.
- Leşlerden daha kötü kokacak olanlar, şehvet ve lezzetlerinin sefasını sürenler ve mallarındaki Allah'ın hakkını engelleyenlerdir.
- (Katrandan) elbiseler giyinecek olanlar, kibirliler, övünenler ve büyüklenenler olacaktır."
(bk. Suyuti, ed-Dürrü'l-Mensur, 7/393; Kurtubi, el-Cami li ahkam, ilgili ayetin tefsiri)

Diğer bir rivayet de şöyledir:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki, "Kıyamet günü insanlar üç sınıf olarak haşrolunurlar:

* Yayalar sınıfı,
* Binekliler sınıfı,
* Yüzü üstü sürünenler sınıfı."

Aleyhissalâtu vesselâm'a soruldu: "Ey Allah'ın Resulü! Bunlar yüzleri üzerine nasıl yürürler?" Şu cevabı verdiler:

"Onları ayakları üzerine yürüten Allah, yüzleri üzerine yürütmeye de kadirdir. Ancak bilesiniz, bu yüzleri üstü yürüyenler, önlerine çıkan her engele, her dikene karşı kendilerini yüzleriyle korumaya çalışırlar."
[Tirmizî, Tefsir Benî İsrail (İsra), 3141)

Kıyamet günü, ebedî menzillerine gitmek üzere, herkes amel ve imanlarının derecesine göre farklı süratte yol alacaklardır. Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm bunları üç grupta ifade buyurmuştur: Yayalar, binekliler, yüzü üzeri sürünenler. İlk iki sınıf ehl-i imandır, üçüncüsü ise kâfirlerdir. Ehl-i iman da iki grupta ele alınmıştır: Yayalar. Bunlar gidişte meşakkat çekecekler, ama sürünenlerinkinden çok hafif.

Bazı alimler, önce yayaların zikredilmiş olmasını, ehl-i imandan yayan yürüyecek olanların çoğunluğu teşkil etmeleriyle izah etmiştir. En şerefli sınıf, binekli olanlardır. Bunların da, dünyada bile bineklerin sürat ve konforca çeşitlilikleri göz önüne alınınca, kendi aralarında farklılıklar olacağı anlaşılır.

Yüz üstü sürünecek olanlarla ilgili şu ayeti de hatırlatabiliriz:

"Biz onları kıyamet günü körler, dilsizler, sağırlar olarak yüzü koyun haşredeceğiz. Onların varacağı yer cehennemdir ki, ateşi yavaşladıkça biz onun alevini artırırız."
(İsra 3/97).

Kâdı Iyaz, der ki: "Yüzleriyle korunurlar" ifadesi, onların ne kadar alçaltılıp hakir kılınacaklarını beyan eder. Allah eza veren şeylere karşı, onları, ellerine ve ayaklarına bedel yüzleriyle korunmaya mecbur kılacaktır. Hedefe gidişi ayağa bedel yüzleriyle yaptırması da, onların dünyada iken yüzlerini yaratıp şekillendiren Zat için secdeye koymamalarından dolayıdır."  (bk. İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları, 5060. hadisin açıklaması)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun

BENZER SORULAR