Ayette geçen belirli bir süre nedir?

Soru Detayı

45 - Bununla beraber Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince gereğini yapar.Şüphe yok ki Allah, kullarını görmektedir.
Bu ayette “ecelimmuseme” yani belirli bir süre diye kasdedilen vakit ölum tarihi mi? Yani Allah bütün insanları, merhametinden dolayı, ölümlerine kadar, günahlarının Cezasını erteler mi demek oluyor bu ayet?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetlerin mealleri şöyledir:

Yeryüzünde gezip bir bakmadılar mı, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Halbuki onlar, bunlardan daha kuvvetliydiler. Ne göklerde ve ne de yerde hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz. Çünkü o her şeyi bilendir, her şeye kâdir olandır.

Bununla beraber Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince gereğini yapar. (Fatır, 35/44-45)

Kuran'ın ilk muhatapları olan Mekke müşrikleri, kendilerinin peygamberleri yalanlamadıklarını söyleyip şayet kendilerine gerçek bir peygamber gönderilmiş olsa onu asla inkâr etmeyeceklerine ve onun getireceği mesaja, geçmiş ümmetlere nazaran çok daha fazla sahip çıkacaklarına yemin ediyorlardı.

Ama Hz. Muhammed peygamber olarak gönderildiğini açıklayınca ondan süratle uzaklaştılar.

Allah’ın Elçisine ve Müslümanlara karşı cephe almalarının sebebi ise -bazı ayetlerde ifade edildiği ve siyer kaynaklarındaki olaylardan anlaşıldığı üzere- açıktı: Resûl-i Ekrem onların beklentilerine göre bir peygamber değildi ve getirdiği mesaj çıkarlarına âlet edebilecekleri bir içerik taşımıyordu.

Ayette geçen “Yeryüzünde dolaşıp da bir bakmadılar da mı?” ifadesi, bundan önce geçen ifadeye (ma kabline) bir delil getirmedir. Yani Şam'a, Yemen'e, Irak'a, ticaret ve herhangi bir sebeple gidiş gelişlerinde hiç bakıp görmediler de mi? Peygamberlerini dinlemeyen geçmiş ümmetler şu yeryüzünde nasıl helak olmuşlar, yurtları nasıl harabelere dönmüş?

Halbuki onlar, o Âd'lar, Semud'lar, kendilerinden çok kuvvetli idiler. Allah'ın emirleri dairesinde hareket etmedikleri için azap kanunlarıyla kökleri kazındı. ne göklerde, ne yerde hiçbir şeyin Allah'ı aciz bırakmak ihtimali yoktur. Çünkü O, âlim, kadir bulunuyor. Her şeye karşı ilmi, kudreti, nihayetsiz olan yüce Zat ise, hiçbir şekilde aciz olmaz.

“Peki öyle de, bu kadar kafirleri, müşrikleri niye yaşatıyor da mahvedivermiyor?” denilirse, buyuruluyor ki: Eğer Allah bütün insanları kazandıkları ile, kazandıkları günahları yüzünden hemen hesaba çekiverecek olsa, yeryüzünde hiçbir deprenen bırakmazdı. İnsan günahlarının uğursuzluğundan bir hayvan bile kalmazdı demişlerse de, deprenir bir insan bırakmazdı manasına olması daha makuldür. Çünkü şu fıkralardaki "onlar" zamirinin, akıllı olan varlıklarda kullanılması daha açıktır.

Fakat, derhal hesaba çekivermez de o insanları belirli bir süreye kadar tehir eder, geri bırakır ki o kıyamet günüdür.

Ecelleri geldiği zaman da şüphe yok ki Allah kullarını görüp duruyor. Hiçbirini kaçırmaz, her ne kazançları varsa, ona göre iyiliğe iyilik, kötülüğe kötülük cezalarını verir.

Bu cümle "onun kulları" nitelemesiyle, kulluğunu bilen kullara bir teselliyi bildirmekle birlikte, herkes için ağır bir azarlamayı hatırlatan korkunç bir uyarıdır.

Ehl-i sünnet âlimlerine göre ecel daha çok “Allah’ın canlıların öleceğini bildiği zaman” diye tarif edilir. Buna göre ecel, hayat süresi ve ölüm için takdir edilen zamanı ifade ettiğinden kaderle ilgili bir konudur.

Bu sebeple canlıların her birinin yaşayacağı ecel tek olup kesinlikle değişmez. Hiçbir canlı kendisi için takdir edilen zamandan önce hayat bulamayacağı gibi hakkında takdir edilen ölüm vakti gelmeden de ölmez.

İlgili âyetteki “ecel-i müsemmâ kıyametin kopmasına dair olup bununla insanın değil kâinatın eceline işaret edilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
139 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun